1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

SPOR

Gol mü, değil mi?

Zürih’te toplanan FIFA’ya bağlı Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (IFAB) hakemlere topun kale çizgisini geçip geçmediğini bildirecek teknik sistemlerin uygulanmasına yeşil ışık yaktı.

Futbol karşılaşmalarının en hararetli tartışması: Top kale çizgisini geçti mi geçmedi mi? İnsan gözünün bu konuda yanıldığını ortaya koyan birçok örnek vermek mümkün. Örneğin İngiltere ve Almanya arasında 1966 yılında oynanan Dünya Kupası final maçında, İngiltere'nin attığı gol, top çizgiyi geçmemiş olmasına rağmen gol olarak geçerlilik kazanmıştı. Almanya 44 yıl sonra bunun intikamını 2010 yılındaki Dünya Kupası’nda aldı. Bu kez de iki ülke takımlarının çeyrek final maçında İngiltere'nin Almanya’ya attığı ve çizgiyi geçen top gol olarak sayılmadı.

Bu örneklerin en yenisi ise hafta sonu İspanya’nın şampiyonluğu ile sonuçlanan EURO 2012’deki grup karşılaşmalarında Ukrayna-İngiltere maçında yaşandı. Maçta, İngiltere 1-0 öndeyken Ukraynalı futbolcu Deviç'in vuruşunda topun çizgiyi geçtiği pozisyonda hakemin gol kararı vermemesi, kale çizgisine kamera konulması tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Gerçi ofsayttan atılan bir gol olduğu için hakemlerin bu kararı doğruydu. Ancak Macar hakem Kassai ve ekibi, bu kararı topun kaleye girdiğini görmedikleri için vermişti.

Kritik tartışmalara teknolojik çözüm

İşte bu gibi kritik durumların önüne geçebilmek için futbolla ilgili kuralları belirleyen FIFA’ya bağlı Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (IFAB), FIFA tarafından 9 aydır test edilen 'GoalRef' ve 'Hawk-Eye' adlı iki sistemin kullanılmasına yeşil ışık yaktı. Tüm kurul üyelerinin oybirliği ile aldığı karara göre bu sistemler ilk aşamada aralık ayında Japonya’da düzenlenecek FIFA 20 Yaş Altı Kadınlar Dünya Kupası, 2013 Konfederasyon Kupası ve 2014 yılında Brezilya’da yapılacak Dünya Futbol Şampiyonası’nda uygulanacak.

Deutschland Fußball Bundesliga Dortmund Hannover Schiedsrichter Peter Gagelmann

"Gol mü, değil mi?" tartışmalarına teknoloji ile açıklık getirilecek.

İngiltere Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Alex Horne toplantının ardından şunları kaydetti: "Bence bugün oldukça önemli bir gün. Çünkü bu konu bizim yıllardır gündemimizdeydi. Bence doğru teknolojiler hakemlerin futbol karşılaşmalarındaki kritik durumlarda kararlarını vermesine, gol skorunu belirlemesine yardımcı olacaktır."

Kamera sisteminin eksikleri

Bir İngiliz sistemi olan ‘Hawk-Eye’ tenis veya kriket gibi başka spor dallarında da kullanılıyor. Bu sistemde farklı açılara kameralar yerleştiriliyor, böylece kritik konuma ilişkin saniyede birkaç 100 görüntü alınıyor. Bunlar üç boyutlu olarak oynatıldığında ise milimetresine kadar tüm yanılma payları ortaya çıkarılabiliyor. Oysa günümüz video kameraları saniyede sadece 25 görüntü kaydedebiliyor.

İşte futbolda da bu keskin kameraların kale içerisine yerleştirilmesi isteniyor. Ancak İngiliz matematikçi Dr. Paul Hawkins tarafından geliştirilen bu sistemin şöyle bir eksiği de var. O da çok basit; eğer kamera objektifi bir şekilde topa odaklanamaz veya önü kapatılırsa son teknoloji eseri kameralar bile sorunu çözmeye yetmez.

'GoalRef' sistemi

İşte o nedenle bu sisteme alternatif olarak bir ikinci teknik gündeme geldi. Hentbol sporunda da denenen 'GoalRef' diye adlandırılan bu sistem ise topun içine bir çip yerleştirilmesi ve kaleye de manyetik bir alan kurulmasını içeriyor. Ceza sahasına ve kale arkasına ince elektrik kabloları döşeniyor. Bilgisayarlarla desteklenen bu sistem sayesinde top kale çizgisini geçince hakemin kolundaki saate bir sinyal ulaşıyor. Böylece hakem topun kale çizgisini geçtiğini kendi gözleri ile görmese de yanıldığını anlayabiliyor.

İngiltere Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Alex Horne bu yeni sistemlere ilşkin şunları söyledi: “Biz ileri teknolojilerin kendileri ile doğrudan ilgilenmiyoruz. Bizler sadece bu teknolojilerin futbola vereceği imkanlarla, atılan topun kale çizgisini geçip geçmediğinin doğru bir şekilde belirlenmesi ile ilgileniyoruz.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir ( DW, dpa)

Editör: Nihat Halıcı

Önerdiğimiz linkler