Genişleme yorgunu mu? | AVRUPA | DW | 03.05.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Genişleme yorgunu mu?

AB'nin 2004'teki genişlemeyi kutladığı bugünlerde Birliğin gelecekte yeni üyeler alamayacak duruma gelmesinden endişe edenler de var. Peki, bu, üye ülkeler ve Türkiye için ne anlama geliyor?

Çek politikacı Stefan Füle, bugün AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi. Ülkesi 10 yıl önceki genişleme sürecinde AB üyesi olan ülkelerden biri. 2004 yılında Çek Cumhuriyeti'nin İngiltere'deki büyükelçisi olan Füle, Brüksel'de yaptığı konuşmada o dönemi anlatırken “muhteşem bir andı“ ifadelerini kullandı.

Füle, "Bu çok özel bir an. Bir düşünün. 10 yıl önce gerçekleşen şey bugün burada olmamı sağladı" dedi.

Füle, eskiden Doğu Avrupa‘da komünist rejimle yönetilen ülkelerin ve iki Akdeniz ülkesi Malta ile Kıbrıs'ın AB'ye girişinin hem ekonomik hem de siyasi açıdan tam bir başarı olduğunu da sözlerine ekledi.

AB Komisyonu'nun eski genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, 10 ülkenin Birliğe üye olması sürecinde büyük rol oynamış bir isim. Eski Birlik üyelerini genişleme konusunda ikna etmenin kolay olmadığını ifade eden Verheugen, özellikle Fransa'nın endişeleri olduğunu, çünkü Paris'in AB içindeki güç dengesinin Almanya lehinde değişmesinden endişe ettiğini belirtti.

Ancak Verheugen, şu anki durumuna bakınca AB'nin ileride yeni üyeler kabul edecek durumda olamayabileceğini düşünüyor: "Projenin geleceği konusunda endişeliyim. Bu yolculuğun daha nereye kadar devam etmesi gerektiği konusunda bir görüş yok. Çok kötü bir kriz yönetimimiz var. Ayrıca liderlik ve ikna gücü de eksik. Ne yazık ki AB siyasi ve ekonomik açıdan bölünüyor. Şu ana dek birbirine bağlı olsa da nasıl sızladığını duyuyor ve hissediyorsunuz."

Polonya'nın kazanımları

Romanya ve Bulgaristan ise hukuki reformlar ve yolsuzlukla mücadeledeki sorunları nedeniyle ancak 2007 yılında tam üye olabildi. Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi'nden Yanis Emmanulidis, üyelikten hem eskilerin hem de yenilerin kârlı çıktığına inanıyor. Emmanulidis, "Ancak özellikle bir ülke hem ekonomik hem de AB içindeki siyasi pozisyonu nedeniyle çok daha fazla kazançlı çıktı. Bu da Polonya. Polonya, AB içinde giderek artan ağırlığı nedeniyle bölgede lider konumunda" şeklinde konuşuyor.

AB üyesi olmak için bekleyen başka ülkeler de var ve üyelik yolu oldukça zorlu ve uzun. Batı Balkan ülkeleri günün birinde Birlik üyesi olacağına inanıyor, ancak bunun ne zaman gerçekleşebileceği belirsiz. Stefan Füle, yaz aylarında üyelik statüsü kazanabileceğini belirterek Arnavutluk'a umut verdi. Sırbistan ile müzakereler sürüyor. Türkiye de katılım müzakerelerine 2005 yılında başlamıştı. Ancak Türkiye ile müzakerelerde yıllardır ilerleme sağlanamıyor. İzlanda ise üyeliğini geri çekti. Ukrayna, Gürcistan ve Moldova da AB ile daha sıkı işbirliği için mücadele veriyor. Fakat bu ülkelerin günün birinde üye olup olamayacakları tartışmalı bir konu.

© Deutsche Welle Türkçe

Bernd Riegert / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Hülya Schenk