1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Gıda fiyatlarındaki artış yoksulları vuruyor

BM'nin dünyadaki fakirlik ve geri kalmışlığı 2015 yılına kadar yarı yarıya azaltma hedefini izlemek için hazırlanan Global Monitoring Program, gıda fiyatlarındaki artışın etkilerini mercek altına aldı.

İlk bakışta görünüm hiç o kadar da kötü değil: Günde 1 dolar 25 sent veya daha azıyla geçinmek zorunda olduğu için mutlak fakirlik sınırının altında kalanların sayısı 1990 yılından bu yana yarıya indi. Kalkınma halindeki ülkelerde okula başlayan çocuk sayısı arttı, 2015 yılına kadar bütün çocuklara temel eğitim imkânı sağlama hedefine hemen hemen ulaşıldı. Bütün insanlığı temiz içme suyuna kavuşturma yolunda önemli mesafe kat edildi. Ana ve çocuk sağlığı açısından ise kalkınma halindeki ülkelerin durumu pek umut verici değil. Anne ve çocuk ölümlerinin azaltılmasında konan hedeflerin epey gerisinde kalındı. Bu vakalar kötü beslenmeyle yakından ilgili. Kötü beslenmenin başlıca nedeni de gıda fiyatlarının artması. 2007 ve 2008 yıllarından sonra geçen yıl da gıda maddesi fiyatlarında önemli bir sıçrama oldu.

Pahalılıktan kimler etkilendi?

Pahalılıktan en çok, beslenecek maddi imkânı olmayan ve bu nedenle hem daha az, hem de daha kalitesiz gıda maddesi alabilen fakirler etkileniyor. Tanzanya’da günde üç öğün yemek yiyebilen hanelerin sayısı 2010 yılında beşte bir oranında azaldı. Son izleme raporunun editörlerinden, Dünya Bankası temsilcisi Jos Verbeek, bunun öncelikle küçük çocuklar üzerinde feci etkisi olduğunu söylüyor. Verbeek, "Doğumu izleyen ilk bin gün, çocuk zekâsının gelişmesindeki en önemli dönemdir. İlk bin gününde bu ihtiyacı karşılanamazsa, çocuk eksik beslenmenin acısını hayatı boyunca çeker” diye konuşuyor.

Yetersiz beslenen çocuklar okula geç başlıyor

Yetersiz beslenen çocuk yaşıtlarından ortalama yedi ay sonra okula başlayabiliyor ve büyüdüğünde de, küçükken iyi gıda alanlardan ortalama yüzde 17 oranında daha az gelir elde edebiliyor. Beş yaş altı çocuk ölümlerinde yetersiz beslenme önemli rol oynuyor. Yetersiz ve yanlış beslenme hamileler ve genç anneler açısından da büyük bir tehdit oluşturuyor.

Gıda pahalılığının gadrine uğrayan fakir kesimlerin başında, ekecek tarla ya da bahçesi olmayan kentliler ve genellikle kentlerde yaşadıkları için de, kadınların evin reisi olduğu haneler geliyor. Dünya Bankası ve Para Fonu’nun ortak raporuna göre, 2007 ve 2008 yıllarındaki gıda krizi yüzünden fakirlikten kurtulamayan 105 milyon kişiye 2010/11 dönemindeki fiyat artışı nedeniyle 50 milyon fakir daha eklendi.

Özel sosyal yardım programları şart

Jos Verbeek, son derece kırılgan bir kesimi oluşturan fakirliği kırmanın eşiğindeki yüz milyonların küresel ekonomideki aşırı dalgalanmalardan korunabilmesi için özel sosyal yardım programları geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Verbeek, "Brezilya ve Meksika gibi ülkeler artık son derece etkili fakirleri esirgeme programları uygulayabiliyor. Fakir ve zayıf insanlara nasıl ulaşılabileceğini biliyorlar. Etiyopya gibi ülkelerde ise işgücü gıda maddesiyle takas edildiği için ilerleme sağlanamıyor. En fakir ülkelerde hiçbir kurumlaşmış yardımlaşma olmaması sürpriz sayılmamalı. Bütün gücümüzü, yardım programları başlatabilmeleri için bu ülkeler üzerinde yoğunlaştırıyoruz” diye konuşuyor.

Yoksullara kim yardım edecek?

Dünya devletlerinin katkısı olmadan en fakir insanlara yardım etmek mümkün değil. 2012 raporunda da eleştirildiği gibi beslenme güvenliğine gereken önem verilmiyor. Küresel kalkınma yardımlarının sadece yüzde onu gıda ve tarımcılıkta, yüzde üçü de temel ihtiyaçların karşılanmasında kullanılıyor. Oxfam International adlı yardım kuruluşunun Avrupa Birliği ofisinin idari müdiresi Natalia Alonso bu durumun değişmesi gerektiğini vurguluyor. Alanso, "Uluslararası topluluğun yardımıyla sürdürülebilir vergi sistemlerinin oturtulması, söz konusu ülkelerin istikrarlı mali gelir kaynağına kavuşturulması için şart. Uluslararası vergi kaçakçılığı da mutlakla önlenmeli” diye konuşuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Monika Hoegen / Çeviren: Ahmet Günaltay

Editör: Ayhan Şimşek

Önerdiğimiz linkler