1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Gümrük vergisi açmazı

Berlin'de düzenlenen Uluslararası Gıda ve Tarım Fuarı tüm dünyadan egzotik lezzetleri bir araya getirecek. Ancak gerçek hayatta kalkınmakta olan ülkelerin gıda ürünlerinin Avrupa yolculuğu o kadar kolay değil.

default

Ganalı bilgisayar uzmanı Issa Ouedraogo'nun en büyük hayali organik tarım yaptığı 600 hektarlık tarlasına ektiği hindistancevizi, tahıl ve meyveleri günün birinde yurt dışına ihraç etmek. Ancak Ouedraogo bunun için hükümetin kendisi gibi küçük çiftçileri uygun kredilerle daha fazla desteklemesi gerektiğini belirtiyor: "Eğer bunu yapsalar, Afrika ve özellikle da Gana, Afrika'nın batısındaki diğer ülkelere gıda maddeleri ve diğer tarım ürünlerini sağlayabilir."


Hatta Ouedrago bir gün Avrupa'ya açılmayı da hayal ediyor. Ancak bu noktada gelişmekte olan ülkelerdeki üreticileri, ödemeleri gereken yüksek ihracat vergileri bekliyor. Bir ürün ne kadar fazla işlemden geçmişse AB, o ürünün ithalatında daha fazla gümrük vergisi uyguluyor. AB bu uygulamayla, kendi topraklarında yetişmeyen ananas, kahve ya da kakao gibi ham gıdanın mümkün olduğunca işlenmemiş şekilde ithalatını güvence altına almayı hedefliyor. Dünya Açlıkla Mücadele Örgütü Almanya bölümü verilerine göre örneğin ham kakaoya neredeyse hiç gümrük vergisi uygulanmazken, çikolata ve kakaolu içecek yüzde 30, bazı kakao spesiyaliteleri ise yüzde 60'ı aşan oranlarda vergilendiriliyor.

"Gelişmekte olan ülkeler sömürülüyor"

Uzmanlar bu şekilde gelişmekte olan ülkelerin sadece ucuz hammadde ithalatçıları olarak sömürüldüğü eleştirisini getiriyor. Ancak bu uygulamanın bazı istisnaları da yok değil. Örneğin eskiden Fransız ve İngiliz sömürgesi olan ülkeler ürettikleri ürünlerin yaklaşık yüzde 90'ını gümrük vergisinden muaf şekilde ihraç edebiliyor. Kısacası şeker ve pirinç dışında ürettikleri hemen her şeyi… Ancak bu konudaki ticaret sözleşmesi İspanya'nın AB'ye girmesinden önce imzalandığından dolayı, eski İspanyol kolonileri bu uygulamaya dahil değil.

Bu durumu değiştirmek için Ekvador ve Kosta Rika'nın yaptığı başvurular Aralık ayının ortalarında sonuç verdi. AB muzun bir tonuna uygulanan 174 euroluk gümrük vergisini yedi yıl içinde aşamalı olarak 114 euro'ya indirme kararı aldı. Protestan Kalkınma Yardımı Teşkilatı Tarımsal Ticaret ve Balıkçılık Bölümü sorumlusu Francisco Mari, bu durumun Afrikalı muz üreticilerinin Avrupa pazarındaki payını tehlikeye attığını, çünkü Afrika'daki üretimin daha zahmetli ve pahalı olduğuna dikkat çekiyor.


Tek engel vergiler değil

Bunun dışında AB'nin az gelişmiş ülkeleri desteklediği "Everything, But Arms" adlı bir girişim de bulunuyor. Buna göre dünyanın en az gelişmiş 49 ülkesi silah, şeker ve pirinç dışındaki tüm ürünlerinin itracatını vergiden muaf şekilde yapabiliyor. Ancak Mari, gıda ihracat sanayisi oluşturma kapasitesi bulunmayan ülkeler için bu tür istisnaî anlaşmaların etki göstermediğini, gümrük vergilerinin tek engel olmadığını belirtiyor. Mari şunları kaydediyor: "Gelişmekte olan ülkelerin ürünlerini pazarlarımızdan uzak tutmak için başka yollar bulduk. Veya daha eleştirel bir şekilde ifade etmek gerekirse kârımızı garanti altına almak için. Bunlardan biri köken uygulaması… Bu şu anlama geliyor: bir ülke bir kutu meyve suyunu vergiden muaf şekilde bize ithal edecekse, o zaman kutusundan içindeki şekere kadar her şeyin o ülkeden gelmesi gerekiyor. Ancak çok fakir ülkelerin böyle bir imkânı yok."


Bir diğer sorunsa AB'de uygulanan gıda standartları… Bu standartlar hijyen ve sağlık standartlarının yanında büyüklük, form ve renk gibi kriterleri de içeriyor. Mari örneğin Fas'ta AB'ye ihraç edilmek için üretilen domateslerin sadece yüzde 60'ının bu standartları karşılayabildiğine dikkat çekiyor.


© Deutsche Welle Türkçe


Monika Hoegen / Çeviri: Banu Ertek


Editör: Beklan Kulaksızoğlu