1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Görme yetisinin kaybı mucitliğe engel değil

Almanya’da 30 yaşındaki psikoloji öğrencisi Matthias Fuchs, 18 yıldır görme engelli olmasına rağmen birçok buluşa imza attı. Çok yönlü düşünebilme yetisi, Fuchs'a icatlarını geliştirmesi konusunda çok yardımcı oluyor.

default

12 yaşından beri görme engelli olması, hayatı kolaylaştıracak yenilikler bulmasına engel olamıyor. Bu yenilik ister kitapları otomatik olarak okuyup, onun için dinlenebilir hale getiren bir makine olsun, ister kobay faresi için bir otomatik yemlik veya hayvanlar için acısız bir EKG makinesi; 30 yaşındaki psikoloji öğrencisi Matthias Fuchs, hayatı kendisi ve başkaları için daha güzel bir hale getirmenin yollarını arıyor. Deutsche Welle’den Christian Schlegel’in haberi.


Sıra dışı bir buluş


Matthias Fuchs, Wuppertal Üniversitesi'ndeki bürosunun kapısını açtığında, göze ilk çarpan, görme engelli psikoloji öğrencisinin buluşları ve üzerinde çalıştığı projeler oluyor. Solda kitapları otomatik olarak okuyup seslendiren bir makine, sağda ise hayvanlar için ağrısız bir elektrokardiyografi cihazı... Bunların biraz ilerisinde ise Fuchs'un ekranda yazanları seslere dönüştüren bilgisayarı duruyor. EKG cihazının ilginç bir hikayesi var. Sıra dışı bir çoban köpeğiyle karşılaşması, sıra dışı bir buluşa imza atmasına neden olmuş:

"Psikoloji konusunda araştırmalar yapma güdümün kaynağı, 12 yaşımdayken psikolojik problemleri olan bir köpeğe, psikolog olacağım konusunda söz vermiş olmam. Köpek, bodrumda duran kulübesinden hiç ayrılmıyordu ve kamyonlardan aşırı derecede korkuyordu. Bu yüzden araştırmaya başladım."

Hayatı kolaylaştıran icatlar

Matthias Fuchs, 12 yaşındayken doğuştan sahip olduğu bir rahatsızlık nedeniyle görme yetisini kaybetmiş. Fakat bunun kendisini durdurmasına izin vermemiş. Bugün icat ettiği cihazlar sadece insanların değil, hayvanların da hayatını kolaylaştırıyor. Görme engelinin kendisini sınırlandırdığı bazı anlar olmuyor değil, ancak bu engelin kendisine bazı anlarda avantajlar da sağladığını fark etmiş:

"Görme engelli insanlar çok yönlü bir şekilde düşünebiliyor. Örneğin otobüs tarifelerini okurken... Görebilen insanlar bunları okurken genellikle hata yapıyorlar, bizimse onlara bunu açıklamamız gerekiyor."

Çok yönlü düşünebilme yetisi, Fuchs'a icatlarını geliştirmesi konusunda çok yardımcı oluyor. Aklına gelenleri çizemediği için, tasarımlarını hayali olarak yapıyor. Bu da hayli yorucu bir iş... İcatlarını gerçekleştirmek için havyayı eline alan da yine kendisi oluyor. Zira Fuchs, psikoloji eğitiminden önce, makine mühendisliği alanında eğitim almış. Karmaşık projeler için profesyonel mühendislerden yardım alıyor. En yeni projesi ise, hayvanlar için ağrısız bir EKG cihazı...

Şimdiye kadar hayvanların kalp frekansları ölçülmek istendiğinde iğnelerin ve kıskaçların yardımına başvuruluyordu. Elektrotları insanların vücutlarına yapıştırabilmek mümkünken, hayvanların kürkü yüzünden bu imkansız bir hale geliyor:

"Aklıma elektroansefalografi ile elektrokardiyografi tekniklerini birleştirme fikri geldi. İnsanların da kafa derisi saçlarla kaplı ve EEG sinyallerinde de saçlar elektriği iletmediği için aynı sorun yaşanıyor."


On parmağında on marifet

Fuchs hala bu proje üzerinde çalışıyor. Dileği, bu cihazın da önceki buluşları gibi hayata geçmesi. 30 yaşındaki mucit daha önce, bir tarayıcı ile otomatik bir kağıt çevirme makinesini birleştirmiş. Sonuç, kitapları otomatik olarak tarayabilen ve seslendirebilen bir makine olmuş. Fuchs, "Bilgisayar her şeyi çok hızlı okuyor. Çünkü biz görme engelliler bunları her gün dinliyoruz. Beyin buna alışıyor" diyor.

Fuchs, bu aletin birkaç sene içinde tüm kütüphanelerde yerini almasını umuyor. Elde ettiği başarıyı ise kendi başarısından çok, çevresinden aldığı destekten kaynaklandığına inanıyor: "Bunun özel bir yetenek olduğunu düşünmüyorum. Bunun nedeninin gösterilen destek olduğu gayet açık. Özellikle ailem beni çok destekledi. Ayrıca bir teknik yüksek okulda okuma şansına sahip oldum. Ne yazık ki pek çok görme engelli kişi bu olanaklara sahip değil."

İşindeki başarılarının yanı sıra Fuchs'un on parmağında on marifet var. Bir yandan Wuppertal Üniversitesi'nde görme özürlüler temsilciliği yapıyor, diğer yandan boş zamanlarında haftada üç gün judoya gidiyor. Çok geniş bir arkadaş çevresi var.

Fuchs sokakta da kendinden gayet emin. Yürürken kendi geliştirdiği ve adını "püf noktası" koyduğu bastondan yardım alıyor. Onu, görme engellilerin kullandığı diğer bastonlar gibi yere sürtmeye gerek yok, çünkü tekerlekleri var. Burada da amaç insanların hayatını kolaylaştırmak... Fuchs'un tek hayali, diğerlerinin, onun yaşadığı zorlukları yaşamamaları.