1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Gökyüzünde lezzet arayışı

Uçaklarda servis edilen yiyecek içeceklerin kalitesi, pek çok yolcunun havayolları şirketi seçiminde rol oynuyor. Uçakta önümüze gelen tepsinin arkasında ise hummalı bir süreç yaşanıyor.

Uçaklarda servis edilen yiyecek içeceklerin 10 bin metre yükseklikte de lezzetini koruması, değişik damak zevkine sahip yolcuları tatmin etmesi gerekiyor. 1931 yılında Swissair bünyesinde kurulan Gate Gourmet şirketi bugün Swiss’in yanında büyük havayolları şirketlerine de catering servisi yapıyor.

Gate Gourmet çalışanlarından Daniel Luchsinger, Swiss havayolları şirketine her gün 37 bin tepsi sevk ettiklerini belirtiyor. Küçük tabletleri yan yana dizince uzunluğu 11 kilometreyi aşıyor.

Die in der hauseigenen Großbäckerei frisch gebackenen Brötchen bekommen hier ihren Aufstrich

Havayolları catering hizmetlerinde dünya üçüncüsü konumundaki şirket yılda 270 havayolları şirketi için 300 milyonu aşkın öğün hazırlıyor. Zürih havaalanındaki şirket merkezindeki altı katlı alan, tek başına bir terminali andırıyor. Burada 50’yi aşkın ülkeden 640 kişi çalışıyor.

'Gökyüzünde tat algısı değişiyor'

Luchsinger, öğünlerin 12 saat önceden hazırlandığını ve uçağa transferde kullanılan soğutulmuş araçlara yüklendiğini belirterek, "Uçağın kalkışından 1 ila 2 saat öncesinde uçağa yüklenmiş olması gerekiyor” diyor.

Ancak yemeklerin uçuşa uygun bir şekilde hazırlanması da gerekiyor. Yerde çalışan aşçılar, yerden 10 bin metre yükseklikte damak tadında meydana gelen değişiklikleri de hesaba katmak zorunda. Bulutların üzerinde uçaktaki basınç ve kuru hava, normalde lezzetli gelebilecek bir yemeği tatsız tuzsuz hale getirebiliyor. Luchsinger şunları söylüyor:

“On bin metre yükseklikteki tat algısı daha zayıf. Örneğin yükseklerdeyken tuzu daha az hissedebiliyoruz. Dolayısıyla tuzunu baharatını daha çok koymamız gerekiyor. Aynısı şarap için de geçerli. Şarapta da farkı daha güçlü hissediyorsunuz.”

'Kitlelere hitap edebilme sanatı '

Flash-Galerie Lufthansa Stewardess

Şirket, diyetten Asya mutfağına, Yahudiler için koşer, Müslümanlar için ‘helal’ ürünlere, geniş bir palet sunuyor. Swiss şirketi menü sorumlusu Sarah Klatt-Walsh, kültür, din ya da kökeninden bağımsız olarak da, herkesin damak tadına hitap edebilecek menüler ortaya çıkarabilmenin bir sanat olduğunu söylüyor:

“Premium class'da en çok sevilen, sığır eti. Ekonomi sınıfında ise kesinlikle tavuk, piliç. Özellikle de ekonomi sınıfında karşınızdaki zorluk, kitlelere hitap edebilecek bir menüyü sunabilmek. ‘Müşterilerin çoğu ne yer’ sorusu karşınıza çıkıyor. Ve piliç gerçekten herkesin yediği bir şey. Bu kadar çok servis edilmesinin nedeni de bu bence.”

Kahve kaşıkları revaçta

Şirket, 2011 yılında yaklaşık 60 milyon İsviçre frangı kârla, 2 milyar 700 milyon franklık ciro elde etti. Gate Gourmet çalışanlarından Daniel Luchsinger, yolcuların menü tepsisinde en çok sevdiği şeylerden birini ise göz kırparak şöyle açıklıyor:

“Kahve kaşıkları! Tam bir koleksiyon objesi. Özellikle de havayolları meraklıları, mümkün olduğunca çok şirketten kaşık toplayıp koleksiyon yapıyor. Yılda 900 bin kahve kaşığı ortadan kayboluyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Michael Marek/Sven Weniger

Çeviri: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay