1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Fransa soykırım yasasında geri adım attı

Fransız hükümeti, tartışma yaratan Ermeni soykırımını inkar yasasının Senato gündemine getirilmesine karşı çıktı. Paris'ten Kayhan Karaca'nın haberi.

2006 yılında Ermeni soykırımının inkarının cezalandırılmasını öngören bir yasa tasarısı mecliste az sayıda milletvekilinin katılımı ve oy çoğunluğuyla kabul görmüştü.

2006 yılında "Ermeni soykırımının inkarının cezalandırılmasını" öngören bir yasa tasarısı mecliste az sayıda milletvekilinin katılımı ve oy çoğunluğuyla kabul görmüştü.

Fransa, parlamentoların tarih yazma ve yorumlamaları konusunda Türkiye'nin yıllardır öne sürdüğü tezleri savunmaya başladı. Fransız Hükümeti, Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören ve 2006 yılında parlamentonun alt kanadı olan ulusal meclis tarafından kabul edilen yasa tasarısının, senato gündemine getirilmesine karşı olduğunu bildirdi. Fransa içişleri ve yerel yönetimlerden sorumlu yardımcı bakan Alain Marleix, Ermeni lobisine yakınlığıyla bilinen Sosyalist Parti Milletvekili Rene Rouguet'nin konu hakkında yönelttiği soruları yanıtladı.

"Türkiye bellek çalışması yapmaya başladı"

İçişleri ve yerel yönetimlerden sorumlu yardımcı bakan Alain Marleix, Fransa’nın zaten 2001 yılında Ermeni soykırımını resmen tanıdığını, Fransız yasalarının kin ve ırkçılığa teşviki cezalandırdığını ve bu nedenle hükümetinin soykırımın inkarını cezalandıracak bir yasaya karşı olduğunu söyledi.

Bakan Marleix, eski Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermeni toplumunun feci katliamların kurbanı olduğunun inkar edilemeyeceğini belirterek "Bu barbarlık, silinemeyecek biçimde tarihe yazılmıştır" ifadelerini kullandı. Marleix, buna karşılık, yaşanan olaylar konusunda Türkiye'nin bir "bellek çalışması" yapmaya başladığını, bunun cesaretlendirilmesi gerektiğini ve Ermenistan'la diyalog konusunda son aylarda yeni bir dinamiğin oluştuğunu hatırlattı. Fransız bakan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Erivan ziyaretini ise "tarihi", "cesaret verici" ve "güçlü bir jest" olarak tanımladı.

"Tarihi yorumlamak tarihçilerin işi"

Fransız bakan, tarih yazma ve yorumlamanın parlamentoların değil, tarihçilerin işi olduğunu da belirtti. Fransız Meclisi'nde geçtiğimiz günlerde kabul edilen bir raporda, parlamentonun bundan böyle tarihi konularda görüş belirtmekten vazgeçmesi önerilmişti. Fransız bakanın yaptığı açıklamayla, Fransa ilk defa resmi olarak "Ermeni soykırımını" inkarın cezalandırılmasını öngören yasa tasarısına karşı olduğunu açıklamış oldu.

Yasa tasarısı senatonun gündeminde değil

Fransa parlamentosu Ocak 2001'de "Fransa Ermeni soykırımını açıkça tanır" şeklinde hukuksal yaptırımı olmayan tek cümlelik bir yasa çıkarmış, ülkedeki Ermeni diasporası kuruluşlarının baskısı ve bu diasporanın oylarına ihtiyacı olan bazı milletvekillerinin girişimiyle 2006 yılında "soykırımın inkarının cezalandırılmasını" öngören bir yasa tasarısı mecliste az sayıda milletvekilinin katılımı ve oy çoğunluğuyla kabul görmüştü. Tasarının yasalaşması için parlamentonun üst kanadı olan Senato'dan da geçmesi gerekiyordu. Fransız hükümetinin konuyu Senato gündemine taşımayacağını açıklamasıyla, yasa tasarısının, en azından su anda görevde olan hükümet döneminde, Senato gündemine gelmesi beklenmiyor.

Ekonomik ilişkiler belirleyici

"Soykırım" iddialarıyla ilgili olarak 90'li yılların sonlarından bu yana Fransız parlamentosunda başlatılan girişimler Türkiye ile Fransa arasındaki politik, diplomatik ve ekonomik ilişkileri özellikle son yıllarda olağanüstü zedelemekte. Ancak Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu gizlemeyen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin son aylarda bu konuda eskiye oranla sessiz kalması, ekonomik ilişkilerin artırılması için Fransa'dan son haftalarda Türkiye'ye yapılan yoğun ziyaretler ve son olarak Fransız hükümetinin "soykırımın inkarının cezalandırılması" yasa tasarısını Senato gündemine taşımaktan vazgeçtiğini açıklaması "Fransa’nın Türkiye'yle ilişkileri düzeltme çabası" olarak yorumlanıyor. Fransız yetkililer son yıllarda Türkiye'deki büyük sivil ve askeri ihalelerden dışlanmış olmalarının kendileri açısından kayıp olduğunu gizlemiyorlar. İki ülke su an yılda 14 milyar dolar olan ticaret hacmini 20 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.