1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Filistinli aydınların cesur adımı

Liderleri Şeyh Ahmed Yasin’in İsrail ordusu tarafından öldürülmesi üzerine ilan edilen üç günlük yas biter bitmez, Hamas örgütünün Kudüs’e yönelik tehdit söylemleri artıyor. Buna karşın, daha fazla kan dökülmesini istemeyen ılımlı Filistin gruplarının da seslerini giderek yükselttiği dikkat çekiyor. Son olarak El Eyyam adlı gazeteye yarım sayfalık bir ilan veren 60 kadar Filistinli aydın, özerk bölgede tırmanan şiddet sarmalının, Filistinliler‘in bağımsızlık çabalarını geciktireceği kaygısını dile getiriyorlar. Bu girişimi destekleyenler arasında eski milletvekillerinden Hanan Aşravi ve eski El Fetih önde gelenlerinden Abbas Saki de yer alıyor. DW’den Rainer Sollich , bu gibi şiddet karşıtı bu adımların batılı ülkelerden destek görmesi halinde daha etkili olabileceği kanısında...

"İsrail’in, son dönemlerde Filistinliler‘e reva gördüğü birçok şeyin kabul edilir nitelikte olmadığı aşikar. Filistin topraklarında mantar gibi biten Yahudi yerleşim merkezleri, daha üzerinde tartışılıp görüşülmeden tel örgüler ve duvarlarla oluşturulan keyfi sınırlar. Hamas’ın lideri Şeyh Ahmed Yasin’in neredeyse hükümet kararnamesiyle katlettirilmesi. Sıralanan bu türden oluşumlara karşı sessiz kalınmasını kimsenin beklemeye hakkı olamaz.

Peki, ya Şeyh Ahmed Yasin ”sütten çıkmış ak kaşık” mıydı ki? Tam tersine. İsrail’in öldürdüğü Hamas lideri, bıraksanız bu ülkenin adını duymaktansa, haritadan silmeyi tercih edecek bir yapıdaydı. Oysa bu da kimsenin onaylayamayacağı ve aslında olmayacak bir iş değil mi, İsrail gerçeğini kabul etmemek?

Gerek İsrail’in tutumu, gerekse Filistinli aşırı grupların buna tepkisi, daha fazla kan dökülmesinden ve barış ümitlerinin biraz daha azalmasından başka bir sonuca vardırmıyor.

Peki ya her iki tarafta da bu işin böyle süremeyeceğini ve şiddet sarmalının karşılıklı öç alma duygularını kamçılayacağını görüp, anlayan hiç kimse yok mudur? Filistinli altmış aydın kişinin gazete ilanıyla başlattığı girişimden, azınlıkta da kalsalar, aklı selimle düşünenlerin varlığını koruduğu anlaşılıyor. Bu tür adımların, hele terör seçeneği ile kıyaslandığında, daha akılcı olmadığını kim iddia edebilir? Bu arada yalnızca Filistin terörünün değil, İsrail’in izlediği işgal ve bilinçli yok etme politikasının da uluslararası alanda kınanması gerekmez mi?

Filistin tarafının, eğer hedefine varmayı istiyorsa, cesaretini toplayıp şiddetin kısır döngüsünden kendini kurtararak akılcı ve sağduyulu bir politika izlemesi en doğru yol olacaktır.

Sertliğe sertlikle, mukabele yanlısı şahin kesimin aksine, Hanan Aşravi gibi ılımlı Filistinliler‘in, kendi halklarına şiddetten kaçınma telkininde bulunmaları, bu halkı esenliğe kavuşturacak yegane yoldur. Ve ancak bu yolla, uzun zamandır özlemi çekilen bir bağımsız Filistin Devleti’ne kavuşmak mümkün olacaktır.

Şu anda herkesin umudu; Filistin halkının bu şiddet ortamının kimin eseri olduğunu bir an önce anlaması, İsrail tarafındaki onulmaz şahinlerin yanında, uzlaşmadan kaçan ve şiddeti yeğleyen, kendi safından grupları da görebilmesi doğrultusunda..."

  • Tarih 26.03.2004
  • Hazırlayan Rainer Sollich / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aa4l
  • Tarih 26.03.2004
  • Hazırlayan Rainer Sollich / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aa4l

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN