1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Filistin yönetimi artan şiddetten endişeli

Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki anarşinin artması Filistin Özerk Yönetimi‘ni de rahatsız etmeye başladı. Ramallah’taki yetkililer, anarşik olaylardan Filistinliler’i de sorumlu tutuyor ve bütün suçun İsrail’li işgal kuvvetlerine atılamayacağını söylüyorlar.

Bölgedeki gazeteciler de can güvenliklerinin sağlanmasını istiyor

Bölgedeki gazeteciler de can güvenliklerinin sağlanmasını istiyor

Filistin Başbakanı Ahmed Kurey son derece açık konuşuyor ve üzücü gelişmelerin sorumluluğunu sadece İsrail’e atamayacaklarını ve kendilerinin de suçlu olduklarını söylüyor. Filistin kabinesinin ağır toplarından Saib Erekat, bağımsız Filistin devleti kurma uğruna başlattıkları mücadeleye zarar verdiği için Gazze’deki kaosa daha fazla göz yumulamayacağını belirtiyor.

Filistin yönetiminin salı günkü kriz toplantısında da anarşinin önüne nasıl geçilebileceği görüşüldü. Filistin Özerk Yönetim Konseyi Başkanı Yaser Arafat, en yakın danışmanlarından gazeteci Halil Sebben’in Gazze’de öldürülmesi üzerine kabineyi olağanüstü toplantıya çağırmıştı.

Öldürülen gazetecinin çıkardığı haftalık dergide insan haklarıyla ilgili konulara geniş yer verilmekte ve bir Filistinli politikacının yaralanmasından profesyonel katillerin sorumlu oldukları öne sürülmekteydi. Halil Sebben’in Yaser Arafat’a militan örgütlerin faaliyetleri hakkında bilgi verdiği de derginin haberinde yer alıyordu.

Gazeteciler can güvenliği istiyorlar

Liberal ve radikal kanatların Filistin topraklarındaki mücadelesi gün geçtikçe acımasızlaşıyor. Filistin’deki bozuklukları dile getirmeye kalkanlar ölümle tehdit ediliyor. El Arabia ve El Dar adlı Filistin gazetelerinden sonra Ramallah’tan yayın yapan Kudüs televizyonu da silahlı şahıslar tarafından basılıp tahrip edilmiş ve görevliler tartaklanmıştı.

Basın hürriyetine yönelik saldırılar 200 dolayında Filistinli medya görevlisinin katıldığı Gazze’deki gösteriyle protesto edilmişti. Gazeteciler özerk yönetimden can güvenliklerinin sağlanmasını talep etmişlerdi. Diğer Arap devletlerindeki meslektaşlarına kıyasla çok daha hür çalışabilen Filistinli basın mensupları, hür haberciliğin çıkarlarını tehlikeye attığı çevrelerin saldırılarına maruz kalıyorlar.

Otorite boşluğu

Otorite boşluğu Filistin halkını da zor durumda bırakıyor. Radikal grupların barış arayışını sabote etmek için İsrail’de düzenledikleri intihar saldırıları sonunda sivillere zarar veriyor. Özerk yönetimin kaos ve anarşiye seyirci kaldığını söyleyen belediye başkanları görevden ayrılıyorlar.

Hamas ve İslami Cihad’ın söz sahibi oldukları Gazze Şeridi’nde özerk yönetimin otoritesi yok denecek kadar zayıf. Özerk yönetimde çalışanlar ceplerini doldururken, halkın giderek daha fakir düşmesi Filistinliler’in öfkesini körüklüyor. Özerk yönetimin ilgilenmediği fakirler kendilerine yardım eden Hamas örgütüne sempati besliyorlar. İsrail yönetimi de askeri birliklerin çekilmesinden sonra Gazze Şeridi’nin tamamen Hamas’ın eline geçmesinden ve bu bölgenin tam anlamıyla bir "Hamasistana" dönmesinden endişe ediyor.