1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Fildişi Sahili iç savaşın eşiğinde

Fildişi Sahili'nde yapılan devlet başkanlığı seçiminde iki adayın zaferini ilan etmesiyle patlak veren gerginlik tırmanıyor. Çıkan şiddet olaylarında yüzlerce kişinin öldüğü ülke, iç savaş tehditiyle karşı karşıya...

default

ABD'nin BM nezdindeki Büyükelçisi Betty E. King, BM İnsan Hakları Konseyi'nde yaptığı açıklamada, 28 Kasım'daki devlet başkanlığı seçimin ardından ülkede yaşanan şiddet olaylarında yaklaşık 200 kişinin öldüğünü kaydetti.

Fildişi Sahili’nde yaşanan şiddet, uluslararası alanda endişe yarattı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon, ülkede ciddi bir iç savaş riskine karşı uyardı. BM’nin yanı sıra AB ve Afrika Birliği de şimdiki Devlet Başkanı Laurent Gbagbo'nun istifasını ve seçimin galibi olarak gördükleri Alassane Ouattara’ya görevi devretmesini istiyor.

Rusya'nın etkisi

Devlet Başkanı Laurent Gbagbo'nun görevinden istifa etmesi isteniyor

Devlet Başkanı Laurent Gbagbo'nun görevinden istifa etmesi isteniyor

Ancak BM Güvenlik Konseyi’den bu konuda ortak bir açıklama yapılması Rusya nedeniyle gecikti. Bu nedenle Rusya'nın Gbagbo’nun ortağı olabileceği yönünde dünya kamuoyunda kuşkular oluştu. Ancak Uluslararası Kriz Grubu’ndan Rinaldo Depagne, Rusya’nın Çin gibi temelde bir ülkenin iç işlerine karışılmasına karşı olduğunu ve Gbagbo'ya herhangi bir sempati duymadığı görüşünde.

Depagne, "Rusya, hem prensip açısından hem de Batı dünyasına duyduğu güvensizlikten dolayı şu ana kadar hep bu şekilde davrandı. Ancak Rusya’nın bu pozisyonunu koruyacağını sanmıyorum. Özellikle ekonomik açıdan. Rusya günde iki milyon varil petrol çıkarılan Nijerya varken, neden 80 bin varil petrolün çıkarıldığı Fildişi Sahili için mücadele etsin?" şeklinde konuşuyor.

Afrika devletlerinin tutumu değişiyor

Uluslararası toplum Alassane Ouattara'nın devlet başkanlığını destekliyor

Uluslararası toplum Alassane Ouattara'nın devlet başkanlığını destekliyor

Afrika devletlerinin de Gbagbo'ya karşı tutumu değişiyor. Seçimden önce bazı devlet başkanları Gbagbo’nun tarafında yer alıyordu. Gana Devlet Başkanı John Atta-Mills, Güney Afrika Devlet Başkanı Jacob Zuma ve Angola Devlet Başkanı Eduardo Dos Santos da bunlar arasında. Ayrıca Lübnan, Güney Afrika ve Angola, destek amacıyla Gbagbo’nun yemin törenine elçilerini göndermişlerdi. Angola, 2002’den 2007’ye dek süren çatışmalarda da Gbagbo'yu siyasi açıdan desteklemişti. Ancak Afrika Birliği, zamanla Gbagbo’dan uzaklaştı. Yalnızca Gambiya Devlet Başkanı, dışardan müdahale yanlısı değil. Ancak Rinaldo Depagne, bunun bir istisna olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Tek tek Afrika ülkelerinin bu konuda çok az açıklama yaptıkları göze çarpıyor. Laurent Gbagbo’ya karşılarsa, bunu bölgesel ya da kıtasal yapılanmalar üzerinden dile getiriyorlar. Eğer Gbagbo’yu destekliyorlarsa da - ki böyle ülkeler var – günümüzde, uluslararası toplum tarafından oybirliğiyle reddedilen bir kişi ve bu kişinin iktidarına sempati göstermek çok zor.“

Özellikle Kenya Başbakanı Raila Odinga gibi çok kati açıklamalar yapan politikacı az. Odinga, “Gbagbo’nun görevi bırakmaya zorlanmasını, gerekirse askerî güç kullanılmasını“ talep ediyor.

İki aday da zafer ilan etti

Ama Gbagbo, siyasi arenada izole edilse bile, milis ve paralı askerlerin desteği söz konusu. Nitekim Fildişi Sahili ordusu bir açıklama yaparak Gbagbo'ya bağlılığını açıkça dile getirdi.

Fildişi Sahili Seçim Komisyonu, devlet başkanlığı seçimini muhalif aday Alassane Ouattara'nın kazandığını ilan etmiş, sonucu tanımayan Gbagbo ise Anayasa Mahkemesinden seçimi kendisinin kazandığı yönünde karar çıkarmıştı. Ülkede seçimin galibinin kim olduğu tartışmaları sürerken, iki taraf da devlet başkanı olarak yemini etmiş ve hükümetlerini kurmuştu. Ve tüm iktidar mücadelesine eşlik eden protesto gösterilerinde çok sayıda kişi öldü…

© Deutsche Welle

Konstanze von Kotze, Ute Schaeffer/ Çeviri: Başak Sezen

Editör: Hülya Köylü

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN