1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

“Fişlemek, haklı amaçlara hizmet etmez”

Almanya’da Federal Hükümet'ın kurmayı planladığı Vize Uyarı Bilgi Bankası ciddi eleştirilere hedef oluyor. DW Orta ve Güneydoğu Avrupa Yayınlar Sorumlusu Verica Spasovska, bu eleştirierin haklı olduğu görüşünde.

DW Orta ve Güneydoğu Avrupa Yayınlar Sorumlusu Verica Spasovska:

DW Orta ve Güneydoğu Avrupa Yayınlar Sorumlusu Verica Spasovska:

"Vize Davetiyesi Çıkaranlar ve Uyarı Bilgi Bankası ile insan tacirlerinin, teröristlerin ve ülkeye yasadışı giriş yapanların önü kesilmek ve Almanya’nın iç güvenliğinin korunması isteniyor. Bu devletin haklı bir hedefi. Ancak planlanan uyarı bilgi bankasının, bu hedefe hizmet edip etmeyeceği epey şüpheli. Zira sadece, vize başvurusunda bulunan ve belli kriterler çerçevesinde dikkat çeken isimler değil, Almanya’ya gelmesini istediği misafirlerine davetiye çıkaran herkes ve her kurum da fişlenecek.


Şirketlerden spor kulüplerine, öğrenci değişim programlarını organize eden öğretmenlerden, yardım örgütlerine kadar liste uzun. Almanya’da göçmen kökenli 15 milyon kişinin yaşadığı göz önünde bulundurulursa, kurulması planlanan veri bankasında büyük bir ihtimalle milyonlarca kişi fişlenecek.


Hiçbir suçu olmayan vatandaşların kişisel bilgileri, herhangi bir yasadışı eylem şüphesi olmamasına rağmen kaydedileceği için, Federal Hükümet’in kurmayı öngördüğü veri bankası, yoğun eleştiriye hedef oluyor. İki yıl içinde beş veya beşten fazla davetiye çıkaranlar otomatikman şüpheli durumuna düşecek ve özel gözetim altına alınacak ve veri bankasına, Almanya’nın yurtdışı temsilciliklerinin yanı sıra polis, gümrük ve hatta Federal İstihbarat Örgütü'nün de erişim hakkının bulunması öngörülüyor.


Tabii ki zorla fuhuş, kaçak işçilik ve organize suçlarla mücadele etmek gerekiyor. Bu nedenle kişisel verilerin korunması gerektiğini savunanlar da, böyle bir veri bankasının kurulmasına prensipte karşı çıkmıyor. Fakat fişlemenin, sadece vize uygulamasını istismar edecekleri yönünde somut şüphe olanlar ile sınırlanması isteniyor. Zaten Federal Hükümet’in planladığı veri bankası, ne insan tacirlerini, ne de sahte kimliklerle faaliyet gösteren teröristleri engelleyebilir. Aksine uluslararası temas arayan dürüst vatandaşların gözünü korkutur. Uygulamaya geçildiği takdirde, birçok kişi, sonunda fişleneceğini bile bile, bürokrasiyle zaten epey uğraştıran davetiye çıkarma sürecinden cayabilir. Avrupa içinden veya dışından Almanya’ya gelebilmesi için vize alması zorunlu insanlara konulan engeller, böylece biraz daha zorlaştırılıyor. Sınırların olmadığı bir Avrupa denince insanın aklına başka bir tablo geliyordu."








DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN