1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Fakirlik sınır tanımıyor

Dünyadaki refah makası iyice açıldı. BM Kalkınma Programı'nın son araştırmasına göre, kalkınma halindeki ülkeler gibi sanayileşmiş ülkelerde de zenginle fakir arasındaki uçurum hızla büyüyor.

Son 20 yıldır bütün dünyada gelir dengesizliği büyüyor. Bu olumsuz tablo ülkelere göre farklılık gösterebiliyor. BM Kalkınma Programı'nın raporuna göre, en büyük dengesizlik kalkınma halindeki ülkelerde görülüyor. Kalkınma Programı Başkanı Cecile Molinier bu küresel tahminin realiteleri tam olarak yansıtmadığını belirterek, “Gelir adaletsizliği sıralamasında ABD'nin yeri 171'incilik. Burkina Faso, Malawi, Tanzanya ve Etiyopya gibi ülkelerde ise dengesizlik daha az”, dedi.

Günde 1,25 dolar

Kalkınma halindeki ülkelerde zenginle fakir arasındaki makasın ne kadar açıldığı gözle görülebiliyor. Üçüncü Dünya nüfusunun büyük çoğunluğu mutlak fakirlik çekiyor ve kişi başına günde 1,25 dolarla geçinmeye çalışıyor. Fakir ülkelerin insanı hayatta kalma mücadelesi veriyor ama sanayi ülkelerinde de makas giderek açılıyor.

Eskiden Almanya'da hane başına düşen ortalama gelirle dört kişilik bir aile rahatça geçinebiliyordu. 30 yıldır ise ortalama gelir aile geçindirmeye yetmiyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD, Almanya'daki gelir piramidinin zirvesindeki yüzde onun, tabandaki yüzde ondan sekiz kat fazla para kazandığını hesaplamış. Bunun nedeni alt gelir gruplarındaki ücret artışının asgari düzeyde kalmış olması. Öte yandan tam gün çalışmayanların sayısı da son 25 yılda iki katına çıkmış.

"Masraflar artıyor, ücretler yerinde sayıyor"

Zengin ve fakir ülkelerde yaşayanların büyük bölümü işinden kazandığı parayla geçinemiyor. Bütün dünyada geçim masrafları artarken ücretler yerine sayıyor.

Sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayrılmasının fakirlikle mücadele için gerekli olduğu görüşünde olan Cecile Molinier, “Alınabilecek çeşitli tedbirler var. Örneğin artan gelire göre gelir vergisi oranının da artması gibi. Toplumun en fakir kesimlerini teşvik programları da ihmal edilmemeli. Örneğin Brezilya ve Meksika'da aile bakanlıkları, fakir çocukların okula gitmesini sağlıyor ve fakir annelerin doğum öncesi ve doğum sonrası bakımlarını devlet üstleniyor”, dedi.

"Eğitimde fırsat eşitliği yok"

Sanayi ülkelerinde de eğitimde fırsat eşitliğinden söz edilemez. Almanya'daki üst tabaka çocuğunun liseyi bitirme oranı fakir ve göçmen aile çocuğundan üç kat fazla. Ebeveyni yüksek öğrenim görmemiş ya da fakir olan gençlerin Üniversite öğrencileri arasındaki payı yüzde altıyı geçmiyor.

Temel eğitim ihtiyacının karşılanmasının fakirlikle mücadelenin ön şartı olduğunu söyleyen OECD, eğitim ve sağlık hizmetleri adil bir şekilde paylaştırılmadığı takdirde zenginle fakir arasındaki uçurumun daha da derinleşeceği uyarısında bulunuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Eric Sesueda Wendpanga / Ahmet Günaltay

Editör: Banu Wöltje

Önerdiğimiz linkler