1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Euro'yu kaybetme korkusu

Yunanlar korkudan paralarını bankalardan çekmeye başladılar. Bankalar hücuma uğrar mı? Siyasi krize bir de, ‘bankalar batarsa’ endişesi eklendi.

Bundan dört yıl önce küresel finans krizinin boyutları belli olmaya başladığında Almanya Başbakanı Angela Merkel tasarrufların devlet garantisi altında olduğunu söyleyerek, bankada parası olanların yüreğine su serpmişti. Yunanistan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'ın ise mevduat sahiplerlinin güvenini kazanma imkânı bulunmuyor. Papulyas kamera karşısına çıkıp en medyatik olanaklardan yararlansa bile, Yunanistan’ın içinde bulunduğu durum karşısında kimseye inandırıcı gelmez.

On gündür, parasını çeken Yunanların sayısı artmaya başladı. Gerçi büyük bankaların önünde izdiham olmadı ama banka hesaplarından günde ortalama bir milyar euro çekildiği tahmin ediliyor. Dortmund Teknik Üniversitesi iktisat profesörlerinden Dirk Schierek, “Yunan bankalarının bütçe toplamına vurulduğunda bu meblağın çok yüksek olduğu görülür. Bankalara güveni kalmayan Yunanlar son iki yılda 45 milyar euro çekerek hesabını boşalttı. Şimdi bankalardan kaçışın hızlanarak sürdüğünü görüyoruz” diyor.

Şeffaflık açığı

Böyle giderse Yunan bankacılığının birkaç gün içinde çökmesi söz konusu olabilir. Çünkü bir banka elinde mevduat hacmi kadar nakit tutmaz. Paranın çalışması için kalan parayı ya yatırımlarda kullanır, ya da kredi müşterisine verir. Dirk Schiereck bu gibi durumlarda devletin de devreye giremeyeceğini belirtiyor: “Hesap sahipleri parasını çekerse, bankalar için finansman açığını kapatma mecburiyeti doğar. Normal durumlarda ticari bankalar bunu devlete borçlanarak yapar. Ama devletin de parası kalmadığı için, bankaların ödeme yapamaz duruma düşüp çökmesi an meselesi olabilir.”

Bankaların müşteriye daha ne kadar para ödeyebileceğini kimse bilmiyor. Gerçek olan, Yunan bankalarının tasarruf mevduat hesaplarındaki paranın bankalar için Euro kurtarma fonunda öngörülen miktarın çok üzerine çıktığı. Fonda bankalara 18 milyar ayrılmışken, tasarruf sahibinin bankalardan alacaklı olduğu para 140 milyar euroyu aşıyor. Hohenheim Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Hans-Peter Burghof bankaların ödeme gücüyle ilgili bilgilerin kasıtlı olarak saklandığını söylüyor: “Drahmi’ye dönüş söylentileri çıktığından beri Euro hesapları boşaltılmaya başladı. Ama bankalara hücumun ne zaman başlayacağını marjinal gelişmeler tayin eder. Sorumlu bir siyasetçinin düşünmeden söyleyeceği sözler panik çıkartmaya yeter.”

Kontrolden çıkabilir

Profesör Burghof bankalara hücum karşısında ne yapılabileceğini ise şöyle anlatıyor: “Tek çare moratoryum ilan etmek ve bankalardan para çekilmesini yasaklamak olabilir. Bankalar hesap sahibine her hafta belli bir miktarda ödeme yapar. Ama moratoryumu gündeme getirmek son derece sakıncalıdır ve Yunanistan’ın kredi itibarını yerle bir eder.”

Adı kötüye çıkan bankalara hücuma kısa süre önce İrlanda ve Avusturya’da tanık olunmuş ve bu bankaların devletleştirilmesiyle hesap sahibinin bütün parasını kaybetmesi önlenebilmişti. Yunanistan’da meydanda gelebilecek senaryonun ise benzeri bulunmuyor. 1929 yılındaki dünya ekonomik kriziyle Arjantin’deki borç krizi sırasında bütün tasarruflar kaybedilmişti.

Peter Burghof, Yunan bankacılık sisteminin çökmesinden Almanya’nın da etkileneceğini hatırlatıyor: “Yunan bankalarının batması Almanya’ya da pahalıya gelir. Ortaklığı ne pahasına olursa olsun sürdürmekte ısrar etmenin bedeli hızla artar.”

Dirk Schiereck de Avrupa Birliği’nin desteği olmadan da büyük üyelerin yardım faturasının iyice kabaracağını söylüyor: “Avrupa bankalarının çoğu Yunan banka tahvilleri almıştı. Öncelikle Yunan bankacılığına bol yatırım yapan Fransız bankalarının dizleri titremeye başladı. Yunan bankacılığının çökmesinin domino etkisi yapması ihtimal dahilindedir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Nicolas Martin/Ahmet Günaltay

Editör: Ercan Coşkun