1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Euro Bölgesi'nde kapsamlı reform tasarısı

AB Komisyonu, Para Birliği'nin devreye girdiği 1999 yılından buyana en kapsamlı reform tasarısını sundu. Tasarı, bütçe açığını kapatamayan ve aşırı borçlanmış üye ülkeleri cezalandırmayı kapsıyor.

default

Euro Bölgesi'ne üye ülkeler, İstikrar Paktı kriterlerine uymakla yükümlü. Bu pakt, borçlanma ve bütçe açığı gibi konularda belirli kıstaslar öngörüyor. "Maastricht Kriterleri" olarak anılan mevcut kurallar uyarınca, üye ülklerin bütçe açıklarının, GSYİH'nın yüzde 3'ünü aşmaması gerekiyor.

AB Komisyonu'nun Ekonomi ve Parasal İşlerden Sorumlu Yetkilisi Olli Rehn

AB Komisyonu'nun Ekonomi ve Parasal İşlerden Sorumlu Yetkilisi Olli Rehn

Ancak bazı ülkelerin dönem dönem çeşitli gerekçeler ileri sürüp kriterlere bağlı kalmaması ve Yunanistan’da patlak veren büyük kriz, AB Komisyonu'nu daha sert tedbirler almaya yöneltti.

Brüksel'deki maliye bakanları toplantısının ardından, İstikrar Paktı’nın ağırlaştırılmış kriterlerine dair ilk taslak, AB Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso ve Komisyon'un Ekonomi ve Parasal İşlerden Sorumlu Yetkilisi Olli Rehn tarafından açıklandı.

AB Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso

AB Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso

Brüksel sokaklarında protestolar

Komisyon Başkanı Barroso, konuşmasına Brüksel sokaklarındaki protestolara değinerek başladı. Avrupa'nın dörtbir yanından onbinlerce insan, sosyal hizmetlerde yapılan ya da planlanan kesintileri protesto etmek için sokaklara dökülmüştü. Barroso, "Herşeyin bir bedeli vardır. Devlet bütçelerindeki açıkların da öyle. Bir açığın telafi edilmesi gerekmektedir. " diyerek, paranın açıkları kapatmak için kullanıldığını ve eğitim, sağlık ya da emeklilik gibi diğer kalemlere ayrılamadığını ifade etti. Barroso, olası krizler karşısında insanların sosyal hizmetlerden mahrum kalmaması adına bu önlemleri aldıklarını kaydetti.

NO FLASH Brüssel Proteste EU Sparmaßnahmen

Komisyon, bütçe açığı olan devletlerin, otomatik olarak disiplin altına alınmasından yana. Devletlerin gerektiğinde cezalandırılması öngörülüyor. Bu kapsamda, yaptırımların devreye girme şekliyle ilgili çok önemli bir yenilik düşünülüyor. Buna göre yaptırımlar, AB Konseyi’nin onayına gerek kalmaksızın otomatikman yürürlüğe girebilecek. AB Konseyi, ancak bunu engellemek istediğinde devreye girecek. Bunun için de nitelikli oy çoğunluğuna ulaşılması gerekecek. AB Komisyonu, bu sayede bütçe disipliniyle ilgili olumsuzlukları erken bir şekilde teşhis ve tedavi edebilmeyi umuyor.

Puanlama sistemi önerisi

Komisyon, bütçe açığı ve borçlanmanın yanı sıra, son mali krizin de tetikleyici unsurlarını da yakın takibe almak istiyor. AB Komisyonu’un Ekonomi ve Parasal İşlerden Sorumlu Yetkilisi Rehn, Akdeniz ülkelerinin rekabet gücü eksikliği ya da İspanya ve İrlanda'daki emlak piyasası balonunun patlması gibi örneklere dikkat çekti. Rehn, işgücü maliyetleri, hizmetler ve emlak piyasasında ekonomik ve mali göstergelere dayalı bir puanlama sistemi önerdiklerini kaydetti.

İlk tepki Fransa'dan

AB Komisyonu Başkanı Barroso, Euro Bölgesi İstikrar Paktı’nın yeni kriterlerinin, bazı üye ülkelerin politikalarıyla da ters düşeceğinin ve karşı durulacağının da farkında. İstikrar Paktı’nın ağırlaştırılmış ve cezai yaptırımı öngören kriterlerine karşı ilk tepkilerden biri Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde’den geldi. Bakan, “Bir ülkenin kaderi, uzmanların inisiyatifine bırakılamaz” dedi. Ancak Barroso, Komisyon olarak gerektiğinde hükümetlere karşı, o ülke vatandaşlarının avukatlığını üstlenmye hazır olduklarını söyledi. AB Komisyonu Başkanı, "Bu öneriler, tabii ki her ülkede olumlu karşılanmayacak" diyerek, görevlerinin vatandaşın gelecekte karşılığını görmeyeceği bir vergiyi bugünden ödenmesini engellemek olduğunu ifade etti.

Öte yandan AB Komisyonu’nun İstikrar Paktı’nda tasarladığı yeni kriterlerin hayata geçirilebilmesi için, üye ülkelerin de onayı gerekiyor. Aslında üyelerin hemen hepsi bütçe açığından muzdarip. Henüz cezalandırılmasalar da Brüksel’den bugüne kadar mavi renkli uyarı mektubunu almayı sürdürüyorlar.

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Hasselbach/ Çeviri:Gezal Acer

Editör: Murat Çelikafa

Önerdiğimiz linkler