1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Enerjide Norveç mucizesinin sırrı

Norveç, modern sanayi ülkeleri arasına girmesini öncelikle barajlardan elde ettiği ucuz hidrolik elektrik enerjisine borçlu. İskandinav ülkesi, geliştirdiği yeni projelerle diğer Avrupa ülkelerine örnek oluyor.

default

Dağlar ve fiyortlar ülkesi ilkbaharda eriyen kar sularıyla sonbaharda aralıksız yağan yağmurunu yüzlerce baraj gölünde topluyor. Norveç elektrik ihtiyacının yüzde 98’ini hidroelektrik santrallerinden karşılıyor. Almanya’nın ihtiyaç fazlası rüzgâr enerjisini Norveç’e taşıyıp ihtiyaç halinde Norveç barajlarından elde edilen elektriği Almanya’ya getirecek olan deniz dibi kablosunun döşenmesiyle bu oran yüzde 100’ün de üzerine çıkacak.

Nomeland Turbine

Nomeland'da türbinler uzaktan kumanda ile kısa sürede devreye sokuluyor yada kapatılabiliyor.

Kuzey denizi açıklarında dikilmekte olan yüzlerce rüzgâr türbininin randıman vermesi, rüzgârın esmesine bağlı. Elektrik şebekesinde de dalgalanma olmaması ve hatlardan hep aynı miktarda elektrik geçmesi gerektiği için, ihtiyacın üzerinde elektrik üretilmesi problem doğurabiliyor. Bu nedenle Norveçli elektrik şirketleri ek barajlar inşa ediyor, mevcut barajları yüksek randımanlı türbin ve jeneratörlerle donatıyor. Çevre dostu elektrik ticareti, Norveç'teki çevre örgütleri tarafından da destekleniyor.


245 kilometrede 8 baraj

Roald Tjorteland Otra Nehri üzerindeki barajın duvarından vadiyi süzüyor. Nomeland hidroelektrik santralı, daire şeklindeki pencereleri, gotik tarzındaki cephesi ve dik duvarlarıyla bir katedrali andırıyor.

“Eskiden estetik güzellik için paraya kıyılırdı. Norveç ucuz elektrik sayesinde sanayileşti. Elektriğimizin yüzde 98’ini barajlardan kazanıyoruz. Su biz Norveçliler için çok önemlidir.”

Dağlardaki kaynağından Kuzey Denizi’ne döküldüğü Kristiansand’a kadar, 245 kilometre uzunluğundaki nehrin üzerinde sekiz baraj inşa edilmiş. Tjorteland ve teknisyen arkadaşları jeneratörleri çeviren su türbinlerini uzaktan kumanda ile ihtiyaca göre birkaç dakikada devreye sokabiliyor ya da kapatabiliyor.

Nomeland Techniker Roald Tjorteland und Sprecher Eirik Vigsnes von Agder Energ

Nomeland hidroelektrik santrali teknik sorumlusu Roald Tjorteland (solda) ve Agder Energie'den Eirik Vigsnes.

Tjorteland 1920 yılında inşa edilen Nomeland santralının Norveç’in en eski ve en dayanıklı barajlarından biri olduğunu anlatıyor.

“Bu, 1920 yılından beri arızasız çalışan Francis türbinlerinin kumanda kürsüsü. Düşüş yüksekliği 20 metre ve saniyede 180 metreküp su veriyor. Yılda 170 gigavat saat, yani 15 bin hanenin ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik üretiyor.”

Enerji piyasasının liberalleştirilmesinden sonra bir zamanlar elektrik tekelini elinde bulunduran şirketler elektrik ticaretine başladı. Agder Energi adlı elektrik şirketinin analiz uzmanı Siw Skogestad önündeki ekranları kaplayan tüketim, üretim, rüzgâr elektriği, dalga yüksekliği, büyük müşterilerin sipariş miktarı ve teknik arızalarla ilgili rakamları dikkatle inceliyor.

“Fiyat çeşitli faktörler tarafından belirleniyor. Danimarka’daki rüzgâr parklarının kapasitesi, barajların su seviyesi ve hava tahminleri gibi. Üretimi son derece esnek yönlendirme lüksümüz var. Rüzgâr sert estiğinde, hidrolik elektriği düşürüyoruz.”


Nomeland Steuerungsinstrumente im Kraftwerk

Nomeland santrali 1920'de inşa edildi.

Almanya’da durum

Almanya ise çevre dostu enerjiye geçişin henüz başlarında. Almanya toplam enerji ihtiyacının yüzde 15’ini rüzgâr, güneş ve biyo kütleyle karşılıyor. 2020 yılında bu oranın yüzde 50’ye çıkarılması hedefleniyor. Öncelikle rüzgâr enerjisine ağırlık veren Alman şirketleri açık denizlerde dev rüzgâr türbinlerinden oluşan enerji parkları kuruyor. Ama rüzgâr enerjisinin fazlası problem olabiliyor. Rüzgârın artmasıyla yel değirmenleri birkaç dakika içinde yüzlerce megavatlık ihtiyaç fazlası elektrik üretiyor. Elektrik şebekesinin zarar görmemesi için rüzgâr türbinlerini kısmen kapatmak gerekiyor. Nor-Ger adlı uluslararası enerji konsorsiyumu, Norveç’in güneyini 600 kilometre uzunluğundaki deniz dibi kablolarıyla Almanya’nın Wilhelmshaven limanına bağlayacak. Bu projenin fikir babalarından Edvard Lauen bir milyar Euro’luk enerji hattının ne işe yarayacağını şöyle anlatıyor:

“Rüzgâr enerjisi hava durumuna bağımlı. Ama elektrik akımının da aynı kalması gerekiyor. Almanya’da rüzgâr sert esince ihtiyaç fazlası yeşil elektriği Norveç’e nakledeceğiz.”

Böyle durumlarda Norveç’in barajları üretime ara verecek ve bu ülkeye Almanya’dan elektrik verilecek. Almanya’da rüzgâr dindiğinde de, elektrik ihtiyacı Norveç’teki hidro elektrik santrallarından karşılanacak.


© Deutsche Welle Türkçe

Alexander Budde / Çeviri: Ahmet Günaltay

Editör: Baha Güngör







Önerdiğimiz linkler