1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

En sıcak kışı yaşadık!

İklim değişimine neden olan küresel ısınmaya karşı yeni önlemler aranırken, Amerikalı bilim insanları, geçtiğimiz kışın, dünyada yüzyıldan uzun bir süredir yaşanan en sıcak kış olduğunu tespit etti. Aralık-Şubat dönemindeki ortalama sıcaklık, 20. yüzyıl ortalamasından 0,72 derece daha yüksek…

Avrupa ülkelerinde bahar ayları gelmeden çiçekler açmaya başladı.

Avrupa ülkelerinde bahar ayları gelmeden çiçekler açmaya başladı.

ABD'de yapılan ölçümlere göre, geçtiğimiz kış, dünyada yüzyıldan uzun bir süredir yaşanan en sıcak kıştı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin ölçümlerine göre, kayıtların tutulmaya başlandığı 1880'den bu yana, geçen Aralık-Şubat arasındaki dönem, dünyada yaşanan en sıcak kış oldu. Aralık-Şubat dönemindeki ortalama sıcaklık, 20. yüzyıl ortalamasından 0,72 derece daha yüksekti.

Sıcaklıklar Avrupa, Asya, Afrika'nın batısı, Brezilya'nın güneydoğusu ve ABD'nin kuzeydoğu kesiminde ortalamanın üstünde olurken, ABD'nin orta kesimi ile Suudi Arabistan'ın bazı kesimlerinde ortalamanın altında oldu. Ayrıca kuzey yarımkürede kış aylarında kara parçalarındaki sıcaklık rekor düzeyde yüksek olurken, okyanusların yüzeyindeki sıcaklık da 1997-98 kışından sonra en yüksek ikinci seviyede idi.

Isının artış oranı artıyor

Şimdiye kadar yaşanan ikinci en sıcak kış 2004 kışı, üçüncü en sıcak kış ise 1998 kışı oldu. En sıcak 10 kış ise 1995'ten bu yana yaşandı. 1906 yılından bu yana, ısı her on yılda bir yaklaşık 0,06 derece arttı. Ama sıcaklık artış oranı 1976'dan sonra üç kat daha fazla oldu: Son 30 yılda, her on yıl için 0,32 derece olarak gerçekleşti.

Ancak ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin yetkilileri 2006 kışının son derece sıcak geçmesini doğrudan, sera gazlarının iklimi değiştirmesine bağlamıyor. Fakat bununla birlikte ısınma eğiliminin kısmen sera etkisi gazlarının salınımlarının sonucu olduğunu da belirtiyor.

Bilim insanlarından uyarılar

Alman İklim Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Hans Joachim Schnellhuber ise “Küresel ısınma sanayileşme öncesi ortalama ısının en fazla iki derece üstünde olursa iklim değişiminin olumsuz etkilerinin kısmen önüne geçebiliriz“ diyor. İklim değişiminin iki farklı etkisi olduğunda dikkat çeken Schnellhuber, sıcaklıkların giderek artacağı uyarısında da bulunuyor:

“Bir taraftan dereceli dediğimiz bir değişim söz konusu. Yani havalar ısınıyor. Yağış azalıyor. Tabii bunların tarıma, su revzerlerine, ekonomiye etkisi var. Ancak bu değişiklerin etkilerini, verecekleri zararları hesaplamak mümkün. Sıcaklar artacak, hatta bu sıcak dalgaları bazı insanların ölümüne neden olacak. Fakat dereceli değişimin etkileri öyle trajedi boyutunda değil. Oysa beni asıl kaygılandıran ani değişimler. Yani yerkürenin dengesini sağlayan bazı etkenlerin değişimesi. Amazon ormanlarının yok olması, Hindistanda’ki muson yağmurlarının değişmesi, kutuplarkadi buzulların erimesi… Asıl felaketler bunlar. Ve işler şimdi gittiği gibi devam ederse işte o zaman insanlık, medeniyet ve doğa çok büyük zarar görecek. Bunun kesinlikle önüne geçmeliyiz.“

  • Tarih 16.03.2007
  • Hazırlayan Ajanslar, DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaGC
  • Tarih 16.03.2007
  • Hazırlayan Ajanslar, DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaGC