1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Ekonomiyi teşvik için çocuk başına 100 euro

Almanya, ekonomiyi canlandırmak amacıyla yeni bir paket hazırladı. Ailelere, bir defaya mahsus olmak üzere, çocuk başına 100 euro ödenecek. Çevre dostu otomobil alana 2 bin 200 euroluk destek verilecek.

default

Küresel mali ve ekonomik krizin boyutlarını şimdiden kestirmek mümkün değil, ama bütün hükümetler gibi Almanya hükümeti de zararı asgariye indirebilmek için ülke ekonomisini takviye ediyor. Büyük koalisyon ortakları dün akşam bir araya gelerek İkinci Dünya Savaşı sonrasının en büyük konjonktür teşvik paketini karara

Alman hükümeti son paketiyle dijital altyapısını güçlendirme kararı aldı

Alman hükümeti son paketiyle dijital altyapısını güçlendirme kararı aldı

bağladılar. 50 milyar Euro hacmindeki ikinci konjonktür paketiyle, altyapı yatırımlarının arttırılması kadar tüketiciye daha fazla satın alma gücü kazandırılması da öngörülüyor.

Konjonktür paketindeki en büyük yatırım diliminde kara yollarının onarımı, geniş bant internet sisteminin yaygınlaştırılması, okullarla üniversitelerin eksiklerinin giderilmesi ve ülkenin geleceği için eğitime daha fazla kaynak ayrılması yer alıyor.


Vergi mükellefine sağlanan kolaylıklar

Konjonktür paketinde vergi mükellefi de düşünülmüş. Devletin vergi gelirleri 9 milyar Euro azalacak, düşük gelirliler daha az vergi ödeyecek, sağlık sigortası primlerindeki devlet katkısı arttırılarak işverenin kesinti payı da düşürülmüş olacak.

Bir defaya mahsus olmak üzere her aileye çocuk başına 100 Euro ödenmesi de konjonktür programında yer alıyor. Tüketimi teşvik edici tedbirler arasında eski aracını hurdaya çıkarıp çevre dostu yeni otomobil alanlara 2 500 Euro ödenmesi de var. Bu uygulamayla krizdeki otomotivciliğin desteklenmesi ve istihdamın korunması amaçlanıyor. Koalisyon partileri arasındaki pazarlık maratonuna katılan Hristiyan Demokrat Birlik Meclis Grup Başkanı Volker Kauder sonuçtan memnun olduklarını açıkladı:

Eski aracını hurdaya çıkarıp yeni otomobil edinenleri 2 bin 500 Euro bekliyor

Eski aracını hurdaya çıkarıp yeni otomobil edinenleri 2 bin 500 Euro bekliyor

“Bu programla ülkenin ekonomik istikrarını ve istihdamı korumayı amaçlıyoruz. Harcanacak paranın geri ödenmesi gerektiğinin de bilincindeyiz. İstihdam ve istikrar paketi çerçevesinde kamu borçlanmasını azaltma çarelerini de düşüneceğiz.”

Büyük koalisyon ortaklarının Başbakanlıktaki dört saatlik toplantısında, mali ve ekonomik krizden etkilenen şirketler için 100 milyar Euro’luk kredi ve kefalet yardımı da karara bağlandı. Böylece, kriz yüzünden iflasın eşiğine gelen şirketlere devletin ortak olmasıyla ilgili tartışmalar da sona erdi.

Alman Sosyal Demokrat Partisi Meclis Grup Başkanı Peter Struck, çocuklu ailelere yapılacak ek yardımın, en çok çocuklu işsiz aileleri rahatlatacağını söyledi.

Ekonomi uzmanı Hüther, hükümetin bu kez doğru yolu bulduğu görüşünde

Ekonomi uzmanı Hüther, hükümetin bu kez doğru yolu bulduğu görüşünde


“Geleceğe yatırım yapılıyor”

2009 aynı zamanda seçim yılı da olduğundan koalisyon partilerinin popülist uygulamalardan sakınmalarını tavsiye eden uzmanlar, Berlin’de kararlaştırılan ikinci konjonktürü teşvik paketinin isabetli önlemleri kapsadığı görüşünde birleşiyorlar. Alman özel sektörü tarafından finanse edilen Köln’deki Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nün Direktörü Michael Hüther, DW Televizyonu’na verdiği demeçte, teşvik hacminin milli gelir içindeki payının küçümsenemeyeceğini söyledi: “Aralık ayındaki ilk teşvik paketinde fazla cesur görünmeyen hükümetin bu kez doğru yolu bulduğu görüşündeyim. Mikro bazdaki tedbirlerden sonra makro ekonomik gerekliliklere el atılması kaçınılmazdı. Vergi indirimi, sosyal sigorta kesintilerinin düşürülmesi ve kamu yatırımlarının arttırılması gibi. Teşvikler bu yıl gayrı safi yurtiçi hasılanın yüzde 1,5’unu bulacak. Bu oranın etkili olması beklenebilir.”

Ekonomi uzmanı Hüther, ek borçlanmanın artmasına yol açacak olan teşvik paketinin gelecek nesillerin sırtına daha ağır borç yükleyeceğini hatırlatan DW editörünün, hükümetin sorumlu davranıp davranmadığı sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Borçlanma üst sınırını belirleyen Maastricht kriterini, ekonominin daralmayıp sadece durağanlaştığı bundan sekiz yıl öncesine kadar sürekli ihlal ettiğimizi düşünecek olursak, şimdi mali politikalar açısından doğru hareket ettiğimiz söylenebilir. Çünkü sipariş girdilerinin ve üretimin bu kadar kısa zamanda böylesine yüksek oranlarda gerilediği başka bir dönem hatırlamıyorum. Resesyonun uzun sürmesi durumunda kamu bütçeleri çok daha büyük açıklar vereceğinden, şimdi alınan önlemler geleceğe yapılmış yatırım yerine de geçer.”