1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

'Dünya'nın sorunu Obama’yı bekliyor

DW21 Ocak 2009

ABD Başkanı Barack Obama, vaatlerini dış politikada da yerine getirebilecek mi? Obama’yı başta Irak ve Afganistan olmak üzere dünya politikasında bekleyen sayısız sorun var.

https://p.dw.com/p/GdDL
Obama ve müstakbel Dışişleri Bakanı Hillary Clinton
Obama ve müstakbel Dışişleri Bakanı Hillary ClintonFotoğraf: AP

Irak ve Afganistan’da süren savaş, iki nükleer güç Pakistan ve Hindistan arasındaki gerilim, İran’ın nükleer programı, İsrail’in Gazze’deki operasyonuyla Obama’ya yaptığı son dakika sürprizi ve Rusya ile ilişkiler, ABD Başkanı Obama’yı yoğun dış politika gündeminin sadece birkaç maddesi. Kendi ülkesindeki ekonomik krize de acilen el atması gereken Obama, dış politikaya gerekli ağırlığı verebilecek mi?

Washington merkezli Ortadoğu Enstitüsü’nden Allen Keiswetter ise Obama döneminde hem tehditkar hem de yumuşak söylemlerin birlikte kullanılacağını tahmin ediyor. Keiswetter, ilk dış politik önceliğin, Gazze Şeridi’ndeki durumun istikrara kavuşturulması; çatışmalar sona erdirilerek bölgenin gıda ve mallara açılması olduğunu belirtiyor.

Şer ekseni

İran da Obama’nın dış politikasında dikkatle izlenecek ülkeler arasında bulunuyor. Bush döneminde savaş tehdidine varan gerilim, yerini diplomasiye bırakabilecek mi? Obama geçtiğimiz hafta Amerikan ABC televizyonunda İran politikası ile ilgili “İran’ın önümüzdeki en büyük zorluklardan biri olduğunu düşünüyorum. Seçim kampanyaları sırasında söylediğim gibi, İran sadece Hamas ve Hizbullah yardımıyla terör ihraç etmiyor, aynı zamanda nükleer silah sahibi olma çabasında. Stratejimizi değiştirmek zorundayız. Ve diyalog bunun için iyi bir başlangıç olur” demişti.

Obama, Bush yönetiminin şer ekseni dahilindeki Suriye ile de diyalog mesajı veriyor ve Bush yönetiminin tavrını eleştiriyor. Obama’nın bu konuda açıklamaları şöyleydi: “Bazı ülkeleri cezalandırmak için onlarla diyaloğu kesmek gülünç. Bu, Bush yönetiminin diplomatik temel ilkesiydi. Buna karşın eski Başkanlar Reagan ve Kennedy, Sovyetler Birliği ile diyaloğu hiç kesmedi. Reagan’ın Sovyetler Birliği’ni ‘Şer İmparatorluğu’ olarak nitelendirdiği dönemlerde bile. Görevdeki ilk adımlarım arasında, İran ve Suriye ile diyalog istediğimizi açıkça belli etmek de yer alıyor.”

Irak ve Afganistan

Obama Irak konusunda da yeni bir başlangıçla karşı karşıya. Amerikan askerlerinin 2011 yılına kadar ülkeden çekilmesini öngören güvenlik antlaşması yürürlüğe girdi. Ancak ülkedeki siyasi ortamın istikrara kavuşması için daha uzun bir yol katedilmesi gerekiyor.

ABD’nin en eski düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü’nden siyasetbilimci Vanda Felbab-Brown Irak’ta güvenlik durumunun iyileştiğini ancak istikrarlı bir hükümet eksikliği çekildiğini belirtiyor. Felbab – Brown, “Amerikan yönetiminin siyasi düzlemde aktif kalması, yani siyasi uzlaşmaya ulaşabilmek için Şii hükümete, Sünni ve Kürt gruplara baskıyı sürdürmesi önem taşıyor. Bush yönetimi bu konuyu ihmal etmişti” diyor.

Obama, Afganistan’daki savaşa da daha fazla odaklanacağını açıklamıştı. Vanda Felbab-Brown, Afganistan’daki durumun dramatik boyutlarda olduğunu, bu yıl beş milyon insanın gıda yardımına bağımlı olacağını, hükümetin yolsuzluklara karışarak meşruiyetini kaybettiğini belirtiyor.

Diğer kriz odakları

Ortadoğu, İran, Irak ve Afganistan’da çözüm bekleyen anlaşmazlıkların yanında Çin, Kuzey Kore ve Rusya ile ilişkiler de Obama’nın dış politik gündeminin önemli maddeleri. Sydney’deki Lowy Enstitüsü Dış Politika Bölümüm Yöneticisi Michael Fullilove, Obama’nın deneyimli bir dış politika ekibine sahip olduğuna dikkat çekerek “Obama'nın, kriz bölgelerine gönderebileceği çok becerikli bir ekibi var. Çok deneyimli bir Dışişleri Bakanı’na sahip. Bazı çok deneyimli özel temsilciler de işbaşı yapacak gibi görünüyor” diyor.

Fullilove bu özel temsilcilerin doğrudan Dışişleri Bakanı üzerinden Obama’ya raporlar göndermesinin planlandığını belirtiyor. Obama’nın diğer dünya liderleri ile ne tür kişisel ilişkiler kuracağı da merak konusu. Michael Fullilove özellikle Rusya’nın yönetim değişikliğinden memnun olduğunu belirterek Moskova’nın Cumhuriyetçi rakibi John McCain’dense Obama ile muhatap olacağı için rahat bir nefes aldığını kaydediyor.