1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Dokuzlar cinayeti siyaseti karıştırdı

Almanya’nın doğusunda bir annenin, doğumdan hemen sonra dokuz çocuğunu öldürmesinin ardından başlayan tartışmalar siyasete de yansıdı. Brandenburg Eyaleti içişleri bakanı Schönbohm’un, olayın sosyalist rejimin bir mirası olduğunu açıklaması tepkilere neden oldu.

45 yıllık Doğu Alman Cumhuriyeti hala tartışılıyor

45 yıllık Doğu Alman Cumhuriyeti hala tartışılıyor

Almanya’da geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan adli bir olay, deyim yerinde ise geçmişi de içine alan politik bir krize dönüştü. Eski Doğu Almanya topraklarındaki küçük bir kasabada, bir annenin 9 çocuğunu, doğumdan hemen sonra öldürdüğünün saptanması üzerine, Hristiyan Birlik Partisi’nin Brandenburg Eyaleti İçişleri Bakanı Jörg Schönbom olayı, baskıcı Doğu Alman sosyalist rejiminin yarattığı toplumsal hasar olarak niteledi. Bu açıklamadan sonra siyasi arena karıştı. Seçim arifesindeki icraatlarda ve sarfedilen sözlerde daha da dikkatli olunması gereken bir dönemde Schönbohm’un böylesi bir açıklamada bulunması, aralarında kendi partisinin milletvekillerinin de bulunduğu geniş bir çevre tarafından eleştirilmesine yol açtı.

"Doğu Alman rejimi suçlu"

Polonya sınırındaki Brieskow-Finkenheerd kentinde, alkolik bir annenin dokuz çocuğunu öldürdürdüğünün ortaya çıkması üzerine, Brandenburg Eyaleti İçişleri Bakanı Jörg Schönbohm, eski sosyalist Doğu Alman rejimini suçladı. O zamanki sosyalist değerler rejiminin halkın bireysel özgürlüğünü ve toplumsal değerlerini asgariye indirererek hasar yarattığını iddia etti.

Hristiyan Birlik Partili politikacıya tepkiler hızlı geldi. Aynı partiye mensup Saksonya-Anhalt Eyaleti Başbakanı Wolfgang Böhmer, Berliner Zeitung gazetesinin bugünkü baskısına verdiği demeçte, eski Doğu Almanya’daki emlakların kamulaştırılması gibi değişikliklerle, çocuk öldürme eylemleri arasında bağlantı görmediğini duyurdu. Yine aynı kanattan Thüringen Eyaleti Hristiyan Birlik Partisi Genel Başkanı Mike Mohring ise, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, önümüzdeki erken seçimlerin kazanılması halinde Schönbohm’un kabinede yer alamayacağını vurguladı.

“Utanç verici“

Hür Demokrat Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı Cornelia Pieper, Schönbohm’un açıklamalarını utanç verici bulduğunu söyleyerek, istifasını talep etti.

Hristiyan Birlik Partili Schönbohm’a en fazla tepki ise eski Doğu Almanya kökenli politikacılardan geldi. Çoğu eski sosyalist sistemde doğmuş ve yetişmiş politikacı Schönbohm’u kınadı. Kınama mejajlarından biri de, yeni Sol Parti Genel Başkanı Lothar Bisky’den geldi. Bisky, Almanya’nın doğusunda yaşayan vatandaşlara, ya Sibirya’nin izlerini taşıyan eski vahşi rejimlerin bir sonucusunuz, ya da barbar German ulusunun etkilerini taşıyorsunuz denildiğini ifade etti. Bisky „bu kadar düştük işte“ diye konuştu.

İstatistikler doğruluyor

Lothar Bisky, Schönbohm’un açklamasıyla Almanya’nın doğusundaki vatandaşları aşağıladığına dikkat çekerek, „Almanya’nın batısında işlenen cinayetlerde kapitalizm ne kadar suçlu ise, bu olayda da Doğu Alman rejiminin etkisi o kadar“ diye konuştu. Bu arada Schönbohm’a destek veren tek kişi Alman kriminolog Cristian Pfeiffer oldu. Pfeiffer, Schönbohm’un söylediklerinin özünde doğru olduğunu belirterek, yaptığı araştırmaların, çocuk öldürme olayları bakımından Almanya’nın doğusunda batıya oranla üç kat daha fazla kaydedildiğini ifade etti.

Eski Doğu Almanyalı Sosyal Demokrat Partili Brandenburg Eyaleti Başbakanı Mathias Platzek ise, insanların çocuklarını öldürmesinin eski sosyalist rejimlerin baskıcı tutumuyla açıklanamayacağını söyledi. Platzek, „Ben 35 yıl zamanın Doğu Almanya’sında yaşadım. Orada da anneler babalar, çocuklarının iyi bir geleceğe kavuşması için canla başla çabaladılar“ diye konuştu.