1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Doktor ve mühendis aranıyor

Almanya harıl harıl mühendis ve doktor arıyor. Avrupa’nın borç krizindeki ülkelerinde ise işsiz mühendisler, doktorlar sokaklara dökülüyor. Ancak onları Almanya’ya kazandırmak, hiç de kolay olmuyor.

2011 yılının sonunda Almanya’da yaşayan yabancı ülke vatandaşlarının sayısı 6 milyon 930 bine ulaştı. Bu sayı bir önceki yıla oranla 177 bin 300 kişi daha fazla. Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre yüzde 2,6’lık bu artış, son 15 yılda kaydedilen en yüksek artış.

2011 yılında Almanya’ya göç edenlerin en büyük dilimi, yani yüzde 88’i, AB’ye üye ülkelerden geldi. Almanya’ya en fazla göç veren AB ülkeleri ise daha çok Doğu Avrupa ülkeleri. Merkezi Köln’de bulunan ve iktisadî araştırmalar yapan Alman Ekonomi Enstitüsü’nden Ilona Riesen bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Bunda geçen yıl, AB’ye yeni üye olmuş ülkelerin vatandaşlarına, AB sınırları içerisinde serbest dolaşım hakkının verilmesinin büyük etkisi çok oldu. Zira birçok Doğu Avrupa ülkesinin vatandaşı, eskisi gibi çalışma izni almaya gerek kalmadan Almanya’da da çalışma hakkını elde etti. Bu da göç oranlarını etkiledi.”

Bulgaristan ve Romanya dışındaki AB üyesi diğer Doğu Avrupa ülkeleri geçen yıldan bu yana AB sınırları içerisinde serbest dolaşım ve çalışma hakkına sahip. Geçen yıl Almanya’ya en çok göç veren Doğu Avrupa ülkeleri de Macaristan ve Polonya oldu.

Deutschland Fachkräfte Fachkräftemangel Technik Labor

Almanya'nın mühendise ihtiyacı var.

Göç ve ve iş arasındaki bağlantı

Araştırmacılara göre göç ile istihdam olanakları arasında kuvvetli bir bağ var. Ancak yine de AB’nin borç krizindeki ülkelerinden gelen göç, önceki yıllara oranla fazla olmasına rağmen, uzmanların beklentilerinin çok altında kaldı. Ekonomi uzmanı Ilona Riesen bunu şöyle açılıyor: “Bence ekonomik kriz içindeki ülkelerin vatandaşları, kriz patlak verir vermez bavulunu toplayıp ülkesini terk etmiyor. Bunda başka etkenlerin yanında dil sorunu, önemli bir rol teşkil ediyor. Ve eğer kriz içindeki ülkelere bir göz atacak olursak, İspanya, Protekiz ve Yunanistan gibi ülkelerde öncelikli yabancı dil olarak İngilizce öğreniliyor, Almanca değil.”

Yurtdışı ve Uzman Yerleştirme Merkezi’nden (ZAV) istihdam piyasası uzmanı Marion Rang da bu görüşü onaylıyor. Bu merkez, yurtdışındaki yüksek vasıflı işgücü üzerine uzmanlaşmış durumda. 2011 yılında, Almanya’da çalışmak isteyen yaklaşık 17 bin İspanyol, bu merkeze kayıt yaptırdı. Marion Rang “Biz daha çok Avrupa’nın kriz içindeki ülkelerine odaklanıyoruz. Çünkü tam da o ülkelerde bizim Almanya’da eksikliğini duyduğumuz iş gücü bulunuyor. Örneğin İspanya’da çok fazla sayıda işsiz mühendis mevcut, biz ise Almanya’da mühendis bulamıyoruz” diye konuşuyor.

Beklentiler her zaman örtüşmüyor

Yurtdışı ve Uzman Yerleştirme Merkezi, aynı şekilde Yunanistan’da da Alman işletmelerine nitelikli eleman arıyor. Marion Rang’a göre, vasıflı eleman bulunsa bile aşılması gereken tek sorun, dil problemi değil. Rang “Bir diğer sorun da yabancı işgücünün Almanya’dan beklentisi. Çünkü hemen hepsi Berlin, Hamburg, Münih gibi Almanya’nın ilgi çekici ve büyük şehirlerine gelip çalışmak istiyor. Ama asıl ihtiyaç duyulan istihdam alanının Baden Württemberg eyaletindeki ya da Almanya’nın doğusundaki, kırsal kesimlerde olduğunu duyunca, önce hepsi bir yutkunuyor. Çünkü bunu daha önce hesaba katmamış oluyorlar. Ama gerçekten Almanya’ya gelip çalışmak isteyen için bu da bir süre sonra bir engel olmaktan çıkıyor” diye konuşuyor.

AB dışındaki ülkelerden gelen işgücünün ise bir çalışma iznine ihtiyacı var. Ancak bu sıkıntıya rağmen Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre, AB dışından gelen ve Almanya’da süresiz ikamet ve çalışma izni alanların sayısı da, ciddi oranda artış gösteriyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Michael Gessat / Çeviren: Başak Demir

Editör: Ercan Coşkun