1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Doğa affetmiyor

Küresel ısınma ormanların yapısını da değiştiriyor. Zira meşe gibi bir takım ağaç türlerinin önümüzdeki 50 yıl içerisinde Kuzey Avrupa'da yerini palmiyelere bırakması ve kelebeklerin yok olması söz konusu.

default

İklim değişikliği söz konusu olunca, genelde uzun bir zaman diliminden ve tüm dünyayı ilgilendiren bir konudan söz ediliyor. İklim araştırmacılarınca küresel ısınma nedeniyle önümüzdeki yıllarda deniz sularının yükselmesi, bir takım şehir ve adaların sular altında kalması, dünyanın bir yerlerinde çeşitli kasırga ve kuraklık felaketlerinin yaşanması bekleniyor.

Halle kentindeki Helmholtz Çevre Araştırmaları Merkezi’ndeki (UFZ) bilim insanları iklim değişikliğinin ormanlar, bitki ve hayvanları nasıl etkilediğini araştırıyor. Araştırmacı Stefan Klotz, özellikle ağaçların yeşerip geliştiği ilkbahar aylarının daha sıcak ve kuraklaşıyor olmasının ağaçları bir nevi strese soktuğunu belirtiyor. Klotz, stres altındaki ağaçların da her türlü zararlı etken ve hastalığa daha yatkın olduğunu ifade ediyor. Bilim adamı Klotz’a göre bir yerlerde çam, meşe ya da kayın ağaçlarının ölmesi söz konusu ise bunun nedeni genelde ağaçların daha önceden kuraklık veya aşırı sıcak nedeniyle zarar görmüş olması.

Küresel ısınmanın buzullara verdiği zararın en önemli sembol fotoğraflarından biri

Küresel ısınmanın buzullara verdiği zararın en önemli sembol fotoğraflarından biri

Ancak neden aynı koşullar altında bazı ağaçlar hastalıklara yenik düşerken bazıları direnç gösterebiliyor? Bilim insanları bunun nedenini bulabilmek için uzun soluklu ve birbirinden farklı deneyler yürütüyor.

Geleceğin ağaçları

Araştırmacı Dr. Sylvie Herrmann’ın laboratuvarında yan yana dizili birçok buzdolabı bulunuyor. Aslında bu cihazlar birer buzdolabı görünümünde ancak bir ‘kapalı ısı deney odası’ işlevi görmekteler. İçlerindeki raflarda dizili birçok kavanoz bulunuyor. Bu kavonozların içinde ise boyları birkaç santimetre uzunluğuna erişmiş meşe fideleri mevcut.

Mikrobiyolog Herrmann laboratuvar ortamında yetiştirilmesi çok güç meşe fidelerinin yemyeşil görünmesinden çok memnun. Zira birçok araştırma grubu, bunu başaramadığından kavak gibi laboratuvar ortamında yetiştirilmesi daha kolay ağaç türlerini tercih ediyor. Meşe fideleri kök vermeye başladığında deneylere başlanacak. Buzdolabı görünümündeki ısı deney odalarında örneğin meşelerin serin yaz aylarında hayatta kalıp kalmadıkları incelenecek. Yani yaz aydınlatması kullanılacak ancak ısı 17 dereceye düşürülecek.

Herrmann, ilk incelemelere göre bu koşullar altında ağaç yapraklarındaki sonbahar renklenmelerinin çok erken başladığını tespit etmiş. Sylvie Herrmann “Ağaç yapraklarının sararması, gün uzunluğu ile ilgili değil” diyor. Aşırı sıcaklık ve soğukla, kuraklık veya sel suları ile ağaçların hangi genlerinin mücadele ettiğini bulmak için bilim insanları düzenli olarak DNA analizleri yapıyor. Her yıl ısı deney odalarında yetiştirilen ağaçlardan birkaçı doğal ortama taşınıyor. Böylece yapay ve doğal koşullardaki değişiklikler karşılaştırılabiliyor. Ancak bu araştırmalar henüz çok yeni denilebilir. Zira ağaç ve ormanların araştırılması büyük sabır gerektiren bir iş.

Almanya'da Akdeniz iklimi

Deutschland Sommer 2010 Hitzewelle Sonne Wetter

Bilim insanları ekolojik sistemin iklim değişikliği nedeniyle nasıl değişeceğine dair de araştırmalar yürütüyor. Yapılan tahminlere göre 2080 yıllarında Almanya’nın bazı bölgelerinde Akdeniz iklimi hüküm sürecek. İklim daha sıcak ve kurak olacak. Bu koşullar sadece Almanya’da değil Avrupa’nın daha kuzeyine doğru da yayılacak. Stefan Klotz bu koşulların bitki örtüsü için ne anlam ifade edeceğini araştırıyor. Yani Akdeniz iklimine özgü bitkiler, kuzeye doğru mu yayılacak yoksa tamamen yok mu olacak? Bu bitkinin türüne göre değişiklik gösteriyor. Zira iklim değişikliği, ağaçların yetişme hızı ile karşılaştırıldığında büyük bir hızla ilerliyor. Bir insan ömrü için 100 yıl uzun bir süreyi ifade edebilir ama bu süre bir meşe agacının yaşamından sadece ufak bir kesit. Sadece meşe değil, ömrü daha kısa canlı türlerinin de iklim değişikliğine yenik düşmesi söz konusu.

Araştırmacı Klotz’a göre daha sıcak bir iklim bazı kelebek türlerini kesinlikle tehdit etmezken, tırtılların beslendiği bitki türlerinin yok olması kelebeklerin de yok olabileceği anlamına geliyor. Bu zincirleme reaksiyonlar geleceğe yönelik tahminleri bir hayli güçleştiriyor.

İklim değişikliğinin kaybedenleri

İklim değişikliğinini en büyük kaybedenleri sadece meşe ağaçları olmayacak. Orman işletmeciliğinin temel taşı niteliğindeki çam ağaçları da büyük tehlike altında. Meşeye göre daha çabuk yetişmesi nedeniyle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'da birçok bölgede çam ağacı monokültürel bir ticari üretim halini aldı. Oysa şimdi özellikle yağışın az olduğu bölgelerde sorunlar yaşanmaya başladı. Bu bölgelerde çam ağaçlarının önce yaprakları dökülüyor, ağaçlar daha sonra böceklerin kurbanı oluyor ve en sonunda ölüyor.

İklim değişikliğine hangi ağaç türlerinin yenik düşüp hangilerinin direneceğini birçok değişik faktör etkiliyor. O nedenle uzmanlar ormanların yapısının şimdiden değiştirilmesini tavsiye ediyor. Tıpkı Alplerin güneyinde çoktan meşe yerine palmiye ağaçlarının yetiştirilmeye başlanması gibi.

Araştırmacı Stefan Klotz ve ekibinin yaptığı araştırmalara göre iklim değişikliğinin hızı, sonuçları değişebilir ama en kötü koşulların yaşanması halinde 2080 yılına kadar ağaç türlerinin yüzde 50'sinin değişmesi mümkün. İklim uzamanlarına göre önümüzdeki 50 yıl içerisinde sıcaklıkların 2 ila 4 derece artması bekleniyor. Uzmanlara göre ormanlar ne kadar çok değişik türde ağaç barındırırsa hayatta kalma ihtimali de o kadar yüksek.

© Deutsche Welle Türkçe

Claudia Ruby / Çeviri: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Önerdiğimiz linkler