1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Dink cinayeti Ankara'yı harekete geçirdi

Hrant Dink suikastinden sonra Ankara, ABD Kongresi'nde kabul edilmesi beklenen Ermeni soykırımı kararına karşı hukuksal mücadele için kolları sıvadı. Konunun Lahey Adalet Divanı yerine Uluslararası Hakemlik Mahkemesi'ne taşınması planlanıyor. Cinayet, İtalya Başbakanı Prodi'nin ziyaretine de gölge düşürdü.

Ankara hukuk savaşında Ermenileri değil soykırım iddialarını kabul eden ülkeleri muhatap almak istiyor.

Ankara hukuk savaşında Ermenileri değil soykırım iddialarını kabul eden ülkeleri muhatap almak istiyor.

Ermeni asıllı Türk vatandaşı gazeteci Hrant Dink’in suikast sonucu öldürülmesi, dünya Ermenileri ile Türkiye arasındaki soykırım probleminde tüm dengeleri değiştirdi. Ermeni soykırımı iddialarının art arda tüm dünya ülkeleri tarafından kabul edilmesi, hatta Fransa Meclisi’nin bir adım daha ileri giderek, ‘soykırımı inkar etmenin suç sayılması’ yasasını onaylamasından sonra bile adım atmayan Ankara, Hrant Dink suikastinin ardından hareketlendi.

Türk Dışişleri’nde bugünlerde hummalı bir çalışma var. Çalışmanın amacı, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nin bu kez onaylayacağına kesin gözüyle bakılan soykırım kararına karşı ‘hukuksal bir meydan savaşı’ açmak.

Ankara, bu çerçevede konuyu Lahey’e götürmek üzere çalışmalara başladı. Ancak beklenenin aksine, Türkiye soykırım sorununu, taraf olmadığı Lahey Adalet Divanı’na götürmeyecek. Bunun yerine, yine Lahey’de yer alan Uluslararası Hakemlik Mahkemesi’nde ‘dava açılması’ üzerinde çalışılıyor.

Uluslararası Hakemlik Mahkemesi gündemde

Ankara’nın Adalet Divanı yerine, Hakemlik Mahkemesi’ne başvurma eğiliminin ardında ise, iki uluslararası kuruluşun çalışma şekillerindeki farklılık yatıyor. Türkiye’nin taraf olmadığı Adalet Divanı'nda davaya hali hazırda mahkemede görevli yargıçlar bakıyor.

Hakemlik Mahkemesi’nde ise sistem, her iki tarafın da karşılıklı olarak kendi hakemlerini atamaları ile işliyor. Davaya her iki tarafın atadığı hakemler, birlikte dünya çapında tanınmış bir hukukçuyu da gruba dahil ediyorlar. Ardından da yargılama, kapalı kapılar ardında gerçekleşiyor.

Yine Ankara’nın Hakemlik Mahkemesi’ni tercih etmesinin ardında yatan bir başka unsur ise muhatap olarak Ermeniler değil de, soykırımı tanıyan Fransa ya da Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin kabul edilmesine olanak tanıması.

Eğer Paris ya da Washington yönetimlerine karşı bu hukuksal savaş planı işlerse, Ankara, soykırım kararını tanıyan tüm ülkeleri aynı uluslararası kuruluşa davet etmeyi de düşünüyor.

Ermenistan ile Ermeni diasporası farkına vurgu

Ankara'nın soykırım baskısından kurtulmak için, üzerinde çalıştığı başka önlemler de var. Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan ile Ermeni diasporasını birbirinden ayırmak için Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasından, Ermeni iddialarına karşı bir Hollwood filmi yapılmasına kadar geniş bir yelpaze üzerinde çalışmalarını yürütüyor.

Hrant Dink suikastinin, değiştirdiği bir başka denge ise, Türkiye’nin Ermeni diasporası ile ilişkileri konusunda oldu. Ankara, birkaç yıl once ABD'deki etkin Emeni kuruluşlarının temsilcileri ile doğrudan görüşme yapmayı denemiş, ancak bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Dink’in öldürülmesinin ardından, Türk yetkililer bir kez daha ABD ve Avrupa’daki Ermeni diasporası ile temasa geçti. Bizzat Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün talimatıyla, Türkiye’deki Ermeni Patriği Mutafyan ile bağlantı kurulup “yurt dışından Dink’in cenaze törenine davet edilmesi istenen kimse olup olmadığı” soruldu. Alınan yanıtlar doğrultusunda da, Türk diplomatlar Amerika ve Avrupa’daki üst düzey Ermeni din adamları ve diaspora temsilcilerini cenazeye davet etti.

Daveti kabul ettiğini bildiren ilk kişi ise ABD'deki Ermeni kilisesinin en etkin isimlerinden, Başpiskopos Barsamyan oldu.

Cinayet Prodi'nin ziyaretine gölge düşürdü

Hrant Dink’e yönelik suikast, Türkiye’yi sürekli azınlık hakları konusunda uyaran Avrupa Birliği ile ilişkileri de etkileyecek boyutta. Cinayeti takiben yapılan taziye ve kınama mesajlarından sonra, Ankara ile Avrupa arasındaki ilk üst düzey temas, İtalya Başbakanı Romano Prodi'nin Türkiye ile gerçekleşiyor.

Ancak ne yazık ki Prodi’nin, “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine destek mesajlarıyla dolu olması” beklenen ziyareti, Dink cinayetinin gölgesinde kalacak. Cenaze töreninin olduğu gün boyunca Türk meslektaşı Recep Tayyip Erdoğan’la çeşitli programlara katılacak olan Prodi’nin, en azından kapalı kapılar ardında, Türkiye’deki azınlık haklarından da bahsedeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Benzer bir mesajın, yine resmi ziyaret için Ankara’ya gelecek Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynsky tarafından da, muhatabı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e iletilmesi bekleniyor.

  • Tarih 22.01.2007
  • Hazırlayan Zeynep Ğürcanlı/Ankara
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZXE
  • Tarih 22.01.2007
  • Hazırlayan Zeynep Ğürcanlı/Ankara
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZXE