1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Dijital savaş çağı

Bir ülkenin başta su ve elektrik şebekesi olmak üzere kritik altyapı sistemini bilgisayar ağları üzerinden vuran sanal saldırıların ciddiyeti artıyor. Hükümetler büyük mali kayba yol açan saldırılara karşı önlem arıyor.

default

Bir ülkenin başta su ve elektrik şebekesi olmak üzere kritik altyapı sistemini bilgisayar ağları üzerinden vuran sanal saldırıların ciddiyeti artıyor. Hükümetler büyük mali kayba yol açan saldırılara karşı önlem arıyor.

Siber savaş, sanal saldırı ve dijital muharebe… Bunlar, İnternet’in hızlı gelişimiyle birlikte son yıllarda giderek daha fazla işittiğimiz kavramlar. Tanımlamak gerekirse; ekonomik, politik veya askeri amaçlar için bir ülkeye yönelik bilgi ve iletişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilen organize saldırıların tamamına siber savaş adı veriliyor. Bu saldırılarda bir ülke açısından son derece kritik altyapı tesisleri hedef alındığından hükümetler de bu konuya artık daha fazla ağırlık veriyor.

Tomo commandante Arms into Art Ausstellung

Güvenlik uzmanı Kevin Coleman, sanal saldırı yöntemlerini tatbik etmeyen ülkenin kalmadığını belirtiyor. Coleman’a göre İnternet ağına bağlı olmayan az sayıdaki ülke dışında hemen bütün dünyada bu yönteme başvuruluyor:

“Sanal dünyada her an milyonlarca saldırı düzenleniyor. Bir ay içinde Çin’den dakikada 128 adet sanal saldırı girişimi kaydedildi. Bu saldırılar, askeri birimlerin dışında, kamu ve özel sektöre ait kuruluşları hedef alıyordu. Mali ve ekonomik alanın dışındaki saldırıları da hesaba katarsanız karşınıza muazzam büyüklükte bir sorun çıkıyor.”


Hükümetler, hackerlar, terör örgütleri

Sanal dünyadaki saldırılar yalnızca hükümetlere bağlı kuruluşların imzasını taşımıyor. Uzman Coleman’a göre kendi hesabına çalışan hackerlar ve terör örgütleri de bu alanda boy gösteriyor:


“Radikal İslamcı Hizbullah örgütü sanal birimler oluşturdu. Hizbullah, İnternet’i görüşlerini yaymak için de kullanıyor. Yani Hizbullah’ın yalnızca sanal saldırılarıyla değil, İnternet üzerinden yürüttüğü kampanyayla da mücadele etmek durumundayız.”

Symbolbild IT-Gipfel/Netzwerk/Internet

Sanal saldırılar büyük ekonomik zarara yol açıyor. Güvenlik uzmanı Kevin Coleman, buna rağmen firmalar tarafından yeterince önlem alınmamasını eleştiriyor:


“Evinize bir hırsız girdiğinde durumu polise bildirir, bir daha olmasın diye alarm sistemi kurar, önlem alırsınız. Ama İnternet söz konusu olunca insanlar işi biraz daha hafife alıyor; ‘aman, sonunda dijital veri’ diyerek farklı yaklaşıyorlar. Oysa dijital deyip geçtiğiniz verinin bir değeri var. Buna göre hareket edip gerçek dünyadaki hırsızlara karşı nasıl davranıyorsak sanal dünyada da öyle davranmazsak kaybeden hep biz oluruz.”

Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı’ndan Austin Branch, Washington’ın sanal güvenliğin öneminin farkında olduğuna dikkat çekiyor. Branch, İnternet çağında sınırların ortadan kalktığına işaret ediyor ve hassas altyapı sistemlerini korumak için işbirliğinin önemini vurguluyor:

“Günümüzde konut ve hastanelere su ve elektrik sağlayan şebekeler, bilgisayarlar tarafından işletiliyor. Kelimenin tam anlamıyla bütün hayatımız bilgi işlem sistemleri tarafından idare edilir hale geldi.”

Gürcistan tecrübesinin öğrettikleri


Güvenlik uzmanı Rafal Rohozinski ise 2008 yılının Ağustos ayında Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan savaşın sanal güvenliğin önemini daha da belirginleştirdiğini belirtiyor. Her iki tarafın karşılıklı olarak birbirlerinin radyo, TV ve internet yayınına saldırdığını hatırlatan Rohozinski, Moskova’nın sanal alemdeki mücadeleden kazançlı çıkan taraf olduğunu kaydediyor.

Symbolbild Cyberwar

“Savaş meydanındaki askeri hareketliliğe paralel olarak sanal alemde de saldırılar kaydedildi. Gürcü İnternet’i susturuldu. Böylece Rusya cephede ilerler, savaşın kaderi açısından önemli gelişmeler yaşanırken Gürcistan hükümetinin halkla iletişim kurma imkânı elinden alındı. Gürcistan’ın aleyhinde oluşan bu enformasyon boşluğu Rusya’ya savaşta avantaj sağladı.”

Uzman Rohozinski, Kafkaslar’da 2008 Ağustos’unda yaşanan savaşta Gürcistan’ı hedef alan saldırıların ardında doğrudan Rus hükümetinin bulunduğunu kanıtlamanın zor olduğuna işaret ediyor. Güvenlik uzmanı, özellikle Çin bilgisayarları üzerinden yapılan sanal saldırıların ardında başka hükümet ya da kuruluşların olabileceği ihtimaline dikkat çekiyor. Rafal Rohozinski, savunma ve saldırı birimleriyle sanal alandaki muharebe yöntemlerinin öneminin giderek artacağına inanıyor.

Rohozinski, “Kuşkusuz bir savaşı yalnızca sanal yollarla kazanmak mümkün değil. Yine de gelecekte meydana gelecek askeri çatışmalarda sanal birimlerin öneminin giderek artacağına inanıyorum” diyor.


Christina Bergmann / Çeviri: Nihat Halıcı
Editör: Ahmet Günaltay