1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Dev şirketler rüzgar enerjisine yatırım yapıyor

Tüm dünyada geçen yıl rüzgardan 8 bin megavatlık elektrik enerjisi üretildi. Uzmanlar, rüzgar gücünün toplam enerji üretimi içindeki payını daha da büyüteceğini söylüyorlar.

Dev şirketlerin gözü rüzgar enerjisi piyasasında...

Dev şirketlerin gözü rüzgar enerjisi piyasasında...

Bu konudaki ilk adım, 2002 yılında ABD’nin en sbüyük sanayi holdinglerinden General Electric’ten geldi. 2004 yılında da Almanya’nın sanayi ve ileri teknoloji devi Siemens piyasaya adımını attı. Siemens, bu alanda geliştirdiği teknik çözümlerle dünyanın ilgisini çeken, Danimarka’nın önde gelen rüzgar türbini imalatçılarından Bonus Energy’yi satın aldı.

Stuttgart Üniversitesi’ndeki Almanya’nın tek Rüzgar Enerjisi Fakültesi Dekanı Profesör Martin Kühn bunun son derece isabetli bir hamle olduğunu söylüyor. Rüzgar enerjisinin geleceğinin parlak olduğunu vurgulayan Kühn, “Bir global sanayi tröstünün daha bu piyasaya girmesi, rüzgar enerjisinin son derece ilginç olduğunu, yüksek kâr marjı vadettiğini ve ilerde daha da büyüyeceğini gösterir” tahmininde bulunuyor.

Siemens’in atağı

Siemens şimdiye kadar ekolojik enerjiye yüz vermemişti. Dev sanayi kuruluşu enerji teknolojisi dışında hidrolik ve termik enerji santrallarının türbinlerini inşa ediyor ve komple nükleer enerji santralları kuruyordu. Siemens rüzgar enerjisi branşının sorumlusu Andreas Nauen, ürün yelpazesini genişletmelerinin kendileri için sorun olmadığını savunuyor.

“Rüzgar piyasasını iki yıl inceledik ve bu piyasanın büyüme potansiyelini araştırdık. Siemens büyümek istiyor. Rüzgar enerjisi de büyümeye elverişli bir pazar olduğu için piyasaya girişi kolaylaştıracak şirketlere yatırım yapmaya karar verdik” diyen Siemens Müdürü Nauen, hedeflerinin rüzgarla birlikte büyümek ve 2008, 2009 yılına kadar rüzgar türbini piyasasındaki iş hacmini bir katı arttırmak olduğunu söylüyor.

Alman şirketinin hedeflediği ciro 600 milyon euro civarında ve bu parayı sadece Avrupa’da değil, ABD’ye de rüzgar teknolojisi satarak da kazanmayı planlıyor. Andreas Nauen, Amerikan piyasasındaki dev rakiplerinden çekinmediklerini de sözlerine ekleyerek “Zorlanacağımızı sanmıyorum. Westinghouse’i satın alarak mükemmel bir kapı araladık. Bu şirketin ABD’deki popülaritesi yeni dünyada rüzgar türbinleri pazarlamamızı kolaylaştıracak” diyor.

Açık denizlerdeki türbin parkları

Gözler artık karadaki düşük kapasiteli yel değirmenlerinden açık denizlerdeki dev türbin parklarına çevrili. Danimarka şirketinin Baltık Denizi’ndeki projesinin tuttuğunu anlatan Profesör Martin Kühn, geleceğin “Off Shore” tesislerinde olduğunu söylüyor. Kühn, “Bonus adlı Danimarka şirketinin uluslararası prestiji yerinde. İhracat payı yüksek ve tesisleri dayanıklı. Siemens’in sermayesi ve teknolojinin yenilenmesi, bu ikiliyi yenilmez hale getirebilir” diyor.

Dünyada beş büyük şirketin rüzgar enerjisi piyasasının %80’ine hakim olduğunu anlatan Kühn, globalleşen dünya ekonomisinde projelerin de büyüdüğünü, ancak Almanya piyasasından pay almayı başaran küçük şirketlerin global rekabete dayanamayacaklarını sözlerine ekliyor.