1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Deniz suyuna elektrik

26-31 Ağustos tarihleri arasında Stockholm’de düzenlenecek olan Dünya Su Haftası'nda, içme suyunun güvenliği ele alınacak. Aslında dünyada yeteri kadar su var, tek gereken tuzlu suyu içilebilir hale getirmek.



Deniz suyunu içmek mümkün değil, zira içerdiği tuz oranı çok yüksek. Bu yüzden hem tadı kötü, hem de sağlığa zararlı. Ama deniz suyu tuzdan arıtıldığında içme suyuna dönüşüyor. Almanya’nın Bochum kentindeki Ruhr Üniversitesi’nden Fabio La Mantia, suyu tuzdan arıtmak için, akü prensibi ile işleyen yeni bir metot üzerinde çalışıyor.

Elektrikle deniz suyu tuzdan arındırılıyor

La Mantia, suya elektrik verdiklerini ve elektriğin tuzu sudan ayırdığını anlatıyor. Zira deniz suyundaki tuz sodyum ve klorür iyonlarından oluşuyor. Bu parçacıklar artı ve eksi yüklü. Suya elektrik verince de ayrılıyorlar ve böylece deniz suyundan çıkarılmaları kolaylaşıyor. Ancak La Mantia henüz küçük ebatlarda çalışıyor. Önündeki plastik cam küpün yüksekliği dört santim, üzerinde bir kertik var. Küpün içindeki deniz suyuna elektrik vermek için karbon kumaştan oluşan iki küçük şerit kullanıyor. "Birinci şeridin üzerine baruta benzeyen bir madde koyuyoruz, tozu koyulaştırıcı ile karıştırıp daha sonra da boya benzeri bir sıvıda çözüyoruz." diyen La Mantia, böylece simsiyah, katran benzeri bir maddenin ortaya çıktığını belirtiyor. Birinci şeridin üzerindeki bu manganez ve oksijen karışımı, sudaki sodyum iyonlarını çekmek için. İkinci şerit ise çok küçük gümüş parçacıklarıyla kaplı. Klorür iyonları da bu şeridin üzerine gidiyor.

Fabio La Mantia

Fabio La Mantia


40 dakikada dörtte bir daha az tuz

Küpün içine yerleştirilen şeritlere elektrik veriliyor. Biri eksi kutup, diğeri ise artı kutup işlevini görüyor. Elektrik akımı 40 dakikada suyun içindeki tuz miktarının dörtte birini bertaraf ediyor. Ancak bu içme suyu kalitesinden çok uzak. Araştırmacılar bugüne kadar suyun tuzunu en fazla yüzde 50 azaltmayı başarabildi. Daha fazlası bugüne kadar mümkün değildi, zira elektrotları oluşturan malzemeler parçacık akışını yavaşlattığı için yetersiz kalıyor. La Mantia, bu malzemeleri geliştirerek, tuzdan arıtma oranını yüzde 25’ten, gerekli olan yüzde 98’e çıkarmaya çalıştıklarını söylüyor.

Ruhr Üniversitesi uzmanları deniz suyunu tuzdan arındırmada yeni yöntemler üzerinde çalışıyor

Ruhr Üniversitesi uzmanları deniz suyunu tuzdan arındırmada yeni yöntemler üzerinde çalışıyor



İdeali iki farklı metodun birleşimi

Tuzun yüzde 98'i alınabildiğinde, su içilebilir kaliteye erişiyor. Günümüzde deniz suyundan içme suyu elde edebilmek için, 'ters karışma' düzeneği kullanılıyor. Bu yöntemde dev pompalar deniz suyunu yüksek basınçla filtreden geçiriyor. Böylelikle, tuzu tutan filtrenin yüksek basınç tarafındaki tuzlu su, diğer tarafında tuzsuz suya dönüştürülüyor. Bu yöntem iyi işlese de çok fazla enerji gerektiriyor. Ayrıca filtreler kısa sürede tıkanıyor. Ruhr Üniversitesi’nden araştırmacı Fabio La Mantia, ters karışma düzeneği ile kendi geliştirdiği yeni tuzdan arındırma metodunun birleştirilmesinin ideal olacağı kanısında. La Mantia, "Benim metodum yüksek tuz yoğunluğunda, ters karışma ise düşük yoğunlukta iyi işliyor. Önce benim arındırma aküm ile yüzde 90’lık bir arındırma sağlarız, sonra da ters karışma ile geri kalan yüzde 8’i süzer ve içme suyuna kavuşuruz.” şeklinde konuşuyor.

Yeni yöntemde kullanılan elektrotların, elektron mikroskobuyla çekilmiş bir görüntüsü

Yeni yöntemde kullanılan elektrotların, elektron mikroskobuyla çekilmiş bir görüntüsü



Yol daha uzun


Bu yöntemin, deniz suyunu tuzdan arındırma tesislerinin ömrünü de uzatacağına inanan La Mantia’nın bu planları gerçekleştirebilmesi için henüz kat etmesi gereken epey yol var, zira önce, büyük miktarlarda suyu işleyebilecek elektrot malzemelerinin geliştirilmesi gerekiyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Brigitte Osterath / Çeviri: Aydın Üstünel

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız