1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Danimarka’da yabancı düşmanlığı artıyor

Artan işsizlik ve ekonomik sıkıntılar, Danimarka’da yabancı düşmanı görüşlerin artışına neden oluyor. Danimarkalı aydınlar, özellikle Müslümanlara yönelen hasmane tutuma tepki gösteriyor.

Danimarkalılar yabancıları kansar hücresi olarak niteliyor

Danimarkalılar yabancıları "kansar hücresi" olarak niteliyor

Özgürlük ve hoşgörü ülkesi olarak bilinen Danimarka'da yabancılara yönelik tavırlar son yıllarda değişti. Ekonomik verilerin geriye doğru gitmesi ve işsizliğin artmasıyla gözler yabancı kökenlilere çevrildi. Özellikle mültecilerin bir sosyal devlet olan ülkede çalışmadan devlet yardımıyla geçinmesi bir çok Danimarkalının gözünde “yabancıları refah devletinin nimetinden faydalanan asalaklar” konumuna getirdi. Yaşlılar ve gelir düzeyi düşük olanlar arasında yabancı karşıtlığı üst seviyeye çıktı. Toplumdaki bu rahatsızlık bir süre sonra siyasi alana da taşındı ve medya organları ve siyasi platformlarda yabancılar için ‘kanser hücresi’, ‘işe yaramaz, asalak’ gibi tanımlar telaffuz edilmeye başlandı. Ülkede etkisi iyiden iyiye artmaya başlayan yabancı düşmanlığı havasına, hem dış ülkelerden hem de ülke içinden tepkiler var...

Aydınların tepkisi

Geçen hafta, Danimarkalı 12 yazar “artık itiraz etmenin sırası geldi” başlığıyla bir araya gelerek, kamuoyunda, ülkede yaşayan azınlıkların aşağılanmasına bir son verilmesini istediler. Yabancılara karşı son dönemde takınılan tavırdan rahatsız olan yazarlardan biri de Kirsten Thorup. Thourup, “Biz mülteci ya da göçmenleri aşağılayan tanımlama tarzlarından ve onlardan bahsederken kullanımı giderek artan aşağılayıcı sözcük seçimlerini kınıyoruz. Örneğin, son dönemde bu kişiler ‘kanser hücresi’ olarak tanımlanıyor ya da meclisteki politikacıların ekranlara yansıyan konuşmalarında İslamiyet; ‘Avrupa’nın Vebası’ olarak nitelendiriliyor. Bunlar Danimarka vatandaşı olarak bizleri de rahatsız eden, süregelen küfürler, ufak tefek şeyler değil!” diye konuşuyor.

Göçmen sayısı hızla geriliyor

Yazarların rahatsızlık duyduğu tek şey, yabancılar için sarf edilen sözcükler değil, bu kişiler hakkında yürütülen politikalar da endişe verici. Danimarka son dört yıldır sağ liberallerden oluşan bir azınlık hükümeti tarafından yönetiliyor. Hükümet ve ülkede yabancı düşmanı parti olarak tanınan Danimarka Halk Partisi işbirliğiyle yürütülen politikalar sonucu son yıllarda Danimarka’ya göç eden yabancıların sayısında büyük bir gerileme tespit ediliyor. Özellikle de aile birleşimiyle ülkeye gelen yabancı ve Danimarka vatandaşlığına kabul edilenlerin sayısında büyük bir düşüş gözleniyor. Öyle ki son dönemde yabancılara karşı çıkartılan sınırlayıcı yasalarla örneğin 24 yaşın altında Danimarka’da yaşayan bir kişinin Avrupa Birliği’ne üye olmayan bir ülke vatandaşıyla Danimarka’da evlenmesi mümkün değil, 24 yaşın üstündekilerin evliliklerinin gerçekleşmemesi için de bin bir dereden binbir su getiriliyor.

Hz. Muhammed karikatürüne tepki

Sonbaharda Danimarka’nın en büyük gazetesi “Jyllands-Posten”de Hz. Muhammed’in, türbanının altında sakladığı bir bombayla, terörist olarak yansıtan bir karikatür yayınlanmıştı. Oysa İslam dininde değil peygamberin terörist olarak yansıtılması, tasvirinin bile yapılması günah. Ancak karikatürü yayınlayan gazeteye ve çizere hem ülke de hem de ülke dışından bir çok Müslüman tarafından tepkiler geldi. Öte yandan Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, Jyllands Posten gazetesinin Hz. Muhammed’e hakaret içeren karikatürlerine destek verdiği ve karikatürler konusuna müdahale etmesinin basın özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini savunduğu gözleniyor.

Danimarka Başbakanı görüşmüyor

Rassmussen, eleştiri ve çağrılara rağmen, karikatürler konusunda randevu talep eden aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 11 Müslüman ülkenin büyükelçisiyle görüşmeyeceğini açıkladı. Başbakan, Jyllandas Posten’de yayınlanan demecine göre de; ülke içinde yabancılara karşı herhangi bir endişe verici tutumun olmadığını, yabancılara yapılan aşağılayıcı tanımlamalar yapıldığı iddialarını da geri çevirdi.