1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Danimarka terörle mücadele stratejisini değiştiriyor

Karikatürist Kurt Westergaard'a düzenlenen suikast girişimi, Danimarka’da büyük bir tartışma başlattı. Hükümet ve muhalefet, gelecekte bu tip saldırıların önüne nasıl geçilebileceğini tartışıyor.

default

Westergaard'ın Aarhus'deki evine bıçak ve baltayla girmeye çalışan 28 yaşındaki Somalili, sığınağa gizlenerek saldırıdan kurtulan Westergaard ve torununu, öldürmeye teşebbüsle suçlanıyor. Savunma Avukatları Birliği'nden Henrik Stagetorn saldırganın büyük ihtimalle 2002 yılında yürürlüğe giren yeni terörle mücadele yasası kapsamında yargılanacağını belirtti. Stagetorn şöyle konuştu: "Davanın kapsamının genişletilmesi de mümkün... Böyle bir durumda öngörülen ceza da ağırlaşacaktır."

Danimarka’da terörist saldırılar için bir dizi yeni tedbir de yolda. Uyum Bakanı Birthe Ronn, Danimarka hükümetinin, terörist bir grupla ilişkisi bulunduğu tespit edilen göçmeleri ya da mültecileri daha kolay bir şekilde sınır dışı edebilmenin yollarını aradığını kaydetti.

"Ülkemizde istemiyoruz"

Aşırı sağ görüşleriyle tanınan Danimarka Halk Partisi Başkanı Pia Kjaersgaard da konuyla ilgili sert bir çıkış yaptı. Kjaersgaard, "Hepsi defolup evlerine gitsin. Terörle bağlantısı olan kimseyi ülkemizde istemiyoruz." dedi.

Kjaersgaard ayrıca gizli servisin terör şüphelilerinin adlarını açıklaması gerektiğini, bunun Danimarkalıları bir nebze olsun rahatlatacağını vurguladı. Muhafazakâr Partili milletvekili Nasır Kadir ise talebi "büyük bir saçmalık" şeklinde değerlendirdi. Kadir, "Resmi makamlar kimleri mercek altına aldığını neden duyurmak zorunda olsun? Böylesi ciddi bir olay söz konusu olduğunda, popülizm bir kenara bırakılmalı." şeklinde konuştu.

"Basın özgürlüğü tehlike altında"

Diğer yandan saldırının ardından, Alman Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi kültür ve basın politikaları sözcüsü Wolfgang Börnsen, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2009 yılı raporuna değinerek, "Dünya çapındaki öldürülen ya da baskı gören gazetecilerin sayısındaki artış, tüm demokratlar için bir alarm sinyali olmalıdır. Basın özgürlüğü şimdiye dek hiç olmadığı kadar tehlike altındadır." açıklamasını yaptı.

Danimarka Gizli Servisi'nin Başkanı Jacob Scharf, saldırının, "terör bağlantılı" olduğunu kaydederek, zanlının Somali'deki aşırı dinci Eşşaab örgütü ve Afrika'nın doğusundaki El Kaide liderleriyle yakın ilişkileri olduğunu belirtmişti. Olayın Somalili faili, Danimarka vatandaşlığına sahip olmamakla birlikte, yasal oturma iznine sahip. Gizli Servis'in Başkanı Jacob Scharf olayın ardından, ünlü karikatüristin evinde yeterli güvenlik önlemlerinin alınamamış olması nedeniyle ağır eleştirilere maruz kaldı.


Aralarında Kurt Westergaard'ın da bulunduğu Danimarkalı karikatüristlerin Hz. Muhammed'e hakaret içeren 12 karikatürü, ilk kez 2005'te bir Danimarka gazetesinde yayımlanmıştı. Daha sonra karikatürlerin başka ülkelerde de yayımlanması İslam dünyasında protesto gösterilerine yol açmıştı. Karikatürlerden birinde, Hz. Muhammed kavuğunun altında bomba saklayan potansiyel bir saldırgan olarak çizilmişti. Karikatürleri yayımlayan Jyllands-Posten gazetesi uzun süre tehdit edilmiş, bu nedenle polis korumasına alınmıştı. Karikatürleri protesto için birçok ülkede düzenlenen gösterilerde toplam 150 kişi hayatını kaybetmişti.

© Deutsche Welle Türkçe

BE/HT/MÇ, DW/DPA/AA