1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Danimarka, AB dönem başkanlığını devralıyor

Danimarka, Avrupa Birliği dönem başkanlığını bugün altı aylığına devralıyor. Peki Kopenhag'ın öncelikleri ve hedefleri neler?

Altı ay öncesinde kadar Danimarka’nın Avrupa’daki imajı oldukça kötüydü. Eski muhafazakar – liberal hükümet yaz aylarında, Schengen Bölgesi'nde yer alan Danimarka’da sınır kontrollerini yeniden başlatmıştı. Oysa çoğu Avrupa Birliği ülkesiyle, birlik dışındaki bazı ülkelerin de ortağı oldukları Şengen bölgesinde son derece istisnai durumlarda sınır kontrolleri yapılabiliyor.

Avrupa Birliği Parlamentosu'nda muhafazakar partilerin oluşturduğu Avrupa Halk Partisi grubu başkanı Joseph Daul, Kopenhag yönetiminin kararını şöyle eleştirmişti: "Bu uygulamaya kesinlikle karşıyım. Ama düşüncesizliğe aynen karşılık verilmesi bence doğru olur. Şayet Danimarkalı kardeşlerimizi korumak istiyorsak, o zaman Komisyon diğer Avrupa ülkelerine gitmek isteyen Danimarkalılara vize uygulaması başlatsın."

Sınır kontrolleri tartışması

Sonbaharda iktidara gelen, sosyal demokrat ağırlıklı yeni Danimarka hükümeti ilk iş olarak sınır kontrollerini kaldırarak, dönem başkanlığına gölge düşmesini önlemiş oldu. Başbakan Helle Thorning-Schmidt Danimarka tarihinde ilk kez bir Avrupa Bakanı atayarak, dönem başkanlığını devralacakları Polonya’nın Avrupa politikasını sürdüreceklerinin işaretini verdi.

Polonya yılın ikinci yarısında dönem başkanlığına oldukça hevesli başlamış ama Avrupa politikaları üzerindeki etkisi sınırlı kalmıştı. Çünkü Avrupa’da Euro krizinden başka bir şey konuşulmaz olmuştu. Danimarka Avrupa Bakanı Nicolai Wammen, ülkesinin şimdiye kadarki en zor dönem başkanlığına hazırlandığını söyledi: "Çözüm bekleyen problemlerin üstesinden gelmek için çok daha sıkı işbirliğine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Kriz, hiç kuşkusuz dönem başkanlığımıza damgasını vuracak. İlerleme kaydedilebilmesi için elimizden geleni yapacağız. Danimarka’nın dönem başkanlığındaki ana hedefi Euro Bölgesi ile ortak para bölgesinde yer almayan AB ülkeleri arasında birleştirici olabilmektir."

Euro Bölgesi'ne dâhil değil

Danimarka ortak para bölgesine katılmamıştı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, köprü rolünü oynayabilmesi için Danimarka’nın Euro’yu kullanmamasının belki de daha hayırlı olacağını söylemişti.

Dönüşümlü dönem başkanlığı sisteminin öneminin kalıp kalmadığına gelince... Lizbon Antlaşması, dönem başkanı ülkenin başbakanını pasifliğe mahkûm etti. Artık AB Konseyi’nin Herman Van Rompuy adındaki bir daimi başkanı var. Lizbon’dan bağımsız olarak Avrupa’daki dengeler de oldukça değişti. Euro Bölgesi’ndeki borç krizinde Merkel-Sarkozy ikilisi inisiyatifi ele aldı. Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker bu durumdan pek memnun değil. Juncker, "Fransa ile Almanya’nın aralarında anlaşmaları ne için yeterli olsun? Euro Bölgesi, 17 hükümet, 17 devlet, 17 ülke ve 17 parlamentodan oluşuyor" şeklinde konuşuyor.

Borç krizi

Tabii bu arada bütün AB’nin 27 devletten oluştuğu da unutulmamalı. Borç krizi ortak para bölgesinin 17 üyesi arasında da anlaşmazlıklara yol açtı. Güneyin borçlu ülkeleri öncelikle malî bakımdan yere daha sağlam basan altı ortağından yardım bekliyor. AB Komisyonu’nun, yıl başlarındaki dayanışma çağrılarında ölçüyü kaçırdığını söyleyen Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble sabrını taşıran demeçlere şöyle karşılık veriyordu: "Avrupa dayanışması, altı ülkenin sorumluluğu omuzlaması, diğerlerinin ise dayanışmanın nimetlerinden yararlanması demek değildir. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Kimse bizi yeterli angajman göstermemekle suçlayamaz. Açık söyleyeyim; Avrupa’da bazı şeylerin değişmesi lâzım."

Schäuble’nin öfkesi çoktan geçti. Ama bu öfke krizi AB üyeleri arasındaki gerginliğin ne kadar arttığını göstermeye yetiyordu. AB ülkeleri bu gerginliği ortadan kaldırmak ve krize çözüm bulmak için yılın son zirvesinde mali disiplin ve bütçe kontrolü üzerinde anlaştılar. İngiltere, bütçe hakkını Almanya-Fransa ikilisine devretmek anlamına geleceği gerekçesiyle mali birleşme sürecini reddetti. Danimarka ve İsveç de henüz karar vermedi.

Yeni dönem başkanı Danimarka açısından ilginç bir durum söz konusu. Aslında bütün AB üyeleri ekonomik kriterleri yerine getirmek kaydıyla ortak para bölgesine katılmakla yükümlü. Ama İngiltere gibi Danimarka da egemen bir devlet olarak "Euro’dan imtina etme" hakkını kullanıyor.

© Deutsche Welle Türkçe
CH/AG/EC/NH

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız