1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Dünya tetikte

Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesi dünya genelinde geniş yankı yarattı. Gelişmeler, uluslararası toplum tarafından yakından izleniyor. Olay NATO ve AB gündeminde…

Cuma günü Malatya’dan havalandıktan sonra bağlantının kesildiği F4 savaş uçağının Suriye tarafından vurularak düşürüldüğünün öğrenilmesinin ardından Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiler daha da gerginleşti.


Türkiye, olayla ilgili olarak Suriye’ye diplomatik nota verdi. Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'nin iddialarının aksine uçağın uluslararası hava sahasında vurulduğunu söyledi. Davutoğlu, "Düşürülen uçak silahsız, tek başına uçan, kimliğini gizlememiş açık bir uçaktır. Görev tanımı da Türkiye'nin kendi ulusal radar kapasitesini test etmek üzere eğitim ve testtir. Herhangi bir şekilde Suriye'ye dönük bir misyonu yoktur" diye konuştu.

Türkiye'nin NATO nezdinde daimi temsilciliği de Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 4'üncü maddesi çerçevesinde NATO Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırdı. 4'üncü maddeye göre, toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliği tehdit edilen üye ülkeler, İttifak içinde danışma sürecini başlatabiliyor.

Ankara'da toplantı üstüne toplantı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Meclis'te grubu bulunan muhalefet liderleriyle görüştü. Başbakanlık Resmi Konutu’ndaki görüşmeye Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da katıldı. Görüşmelerde liderlere uçağın izlediği rota ve seyri hakkında teknik bilgi verildi.

Bakanlar Kurulu da, bugün Suriye krizini görüşecek.



Kayıp iki pilotu arama kurtarma faaliyetlerinin sürdüğü, ancak henüz pilotlara ya da uçağın enkazına ulaşılamadığı bildiriliyor.

Olay uluslararası toplum tarafından da yakından takip ediliyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçağın Suriye tarafından düşürülmesi nedeniyle derin bir endişe içerisinde olduğunu söyleyen BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, “Bu endişesinin en önemli nedeninin olayın bölge için olabilecek ciddi etkilerinden kaynaklandığını” belirtti. Ban, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye'nin ve Suriye'nin durumu diplomatik yollarla ele almayı sürdürmelerini istedi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise, Türk askerî uçağının Suriye tarafından düşürülmesiyle ilgili olarak, ''ABD, bu küstah ve kabul edilemez eylemi mümkün olan en güçlü şekilde kınamaktadır'' dedi. Clinton’ın açıklamasında, "Bu, Suriyeli yetkililerin, uluslararası normlar, insan hayatı, barış ve güvenliği duyarsızca hiçe saymasının diğer bir yansıması" ifadesi yer aldı.

Batılı başkentlerden "kınayıcı açıklamalar"

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de, derin endişe içinde olduğunu bildirdi. Bangladeş’te yaptığı temaslar sırasında, Türk askeri uçağının düşürülmesini değerlendiren Westerwelle, Ankara’nın itidalli tavrını ise övdü.

Suriye’nin en sadık müttefiklerinden bir olan İran da itidal çağrısında bulundu. İngiltere Dışişleri Bakanı Willam Hague ise Türk askerî uçağının düşürülmesini kınayarak, olaydan "ciddi biçimde" kaygı duyduklarını bildirdi. Hague, yaptığı açıklamada, "Bu ölçüsüz eylemin, Suriye rejiminin ne kadar ileri gittiğini gösterdiğini" belirtti.

İspanya Dışişleri Bakanlığı da, Türk askerî uçağının düşürülmesiyle ilgili, ''Bu kabul edilmez bir kazadır ve Suriye'deki krizin barışçıl çözümüne yardımcı olmamaktadır'' açıklamasını yaptı. Açıklamada, ''İspanyol hükümeti, Suriye'nin bu tolerans gösterilemez tavrının sonuçlarını üstlenmesi için uluslararası toplumun sunduğu tüm hukuki yolların işlemesine çalışacaktır'' denildi. İtalya Dışişleri Bakanı Giulio Terzi de, ''Bu, Esad rejiminin bir başka çok ciddi ve kabul edilemez eylemi'' şeklinde konuştu.

Öte yandan, bugün Lüksemburg'da toplanacak olan AB dışişleri bakanlarının da konuyu ele alacağı bildiriliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel

Editör: Murat Çelikkafa

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN