1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Dünya nüfusunun yarısını açlık bekliyor

İklim değişikliklerinin dünya genelinde gıda sıkıntısını beraberinde getirmesi bekleniyor. Amerikalı bilim adamları, gelecekte dünya nüfusunun yarısının aç kalacağı uyarısında bulunuyor.

Açlık ilk aşamada bebek ve çocukları olumsuz etkiliyor

Açlık ilk aşamada bebek ve çocukları olumsuz etkiliyor

Günümüzde dünya nüfusunun dörtte biri açlık çekiyor. Birleşmiş Milletler bu nedenle yüzyılın sonuna kadar bütün insanlığın doyurulmasını milenyum hedefleri arasına almıştı. Ancak gelişmeler açlık çekenlerin daha da artacağına işaret ediyor. Seattle eyaletindeki Washington Üniversitesi iklim araştırma kürsüsünden David Battisti, iklim değişikliğinin önümüzdeki yıllarda gıda maddesi ihtiyacının karşılanmasını daha da zorlaştıracağı görüşünde. Battisti, "İklim değişikliğine karşı önlem alınmazsa tarımdaki kayıp yüzde 20, 30 hatta 40'ları bulabilir. 1960'lı yıllardan beri Asya, Afrika ve Güney Amerika'da sağlanan ilerleme heba olup gider. Verim kaybı öncelikle gıda maddesi üretimiyle meşgul olanları, onların beslenmesini ve gelirlerini etkiler ki bu gruba dahil olanlar bugün bile büyük sıkıntı çekiyor” diye konuşuyor.

Araştırmanın kapsamı

Washington Üniversitesi öğretim üyesi David Battisti ve meslektaşları iklim değişikliğinin gıda maddesi ikmali üzerindeki etkilerini araştırmış. Battisti araştırma sonuçlarını şöyle özetliyor:

“Nobel ödülünü kazanan Dünya İlklim Konseyi'nin raporundaki verilerin ışığında hazırlanan farklı senaryoları baz aldık. Rekolte yaz mevsiminin ortalama sıcaklığından önemli ölçüde etkilendiği için, iklim değişikliğine paralel olarak ısının yüzyılımızın sonuna kadar nasıl bir gelişme göstereceğini inceledik.”

Sıcaklık artacak

Bütün senaryolar, ısı farkının aşırı boyutlara vardığı yaz mevsimlerinin artacağını gösteriyor. Aşırı sıcaklık farkı öncelikle ABD'nin güneyi ile Arjantin'in kuzeyi arasında kalan bölgeyi, güney Avrupa'dan Afrika'nın güneyine kadar uzanan toprakları, Ortadoğu'yu, Hindistan'ı ve Çin'in güneyini etkileyecek. Daha şimdiden bazı buğday cinslerinin sıcaktan kuruduğu bu topraklarda her santigratlık ortalama ısı artışı, verimi düşürecek. Rekolte kaybını tahmin edebilmek için hazırlanan senaryolara yazın aşırı sıcak geçtiği yıllardaki rekolte kaybı da dahil edilmiş. Amerikalı bilim adamı Battisti, "Genel olarak, sıcak aylardaki ortalama ısının büyümeye elverişli ısıyı aştığı her bir derecenin buğday rekoltesinde yüzde onluk kayba yol açacağı söylenebilir” diye konuşuyor.

Kuzeydeki ülkeler karlı çıkacak

David Battisti, Avrupa ve Asya'nın kuzeyi ile Kuzey Amerika'daki çiftçinin iklim değişikliğinden kazançlı çıkacağını ancak bu bölgelerdeki verim artışının toripal ve yarı tropikal bölgelerdeki kaybı kapatmaya yetmeyeceğini söyleyerek, "Isı ortalamasındaki artış ve kuraklık stresinin buğdayda yol açacağı kayıp yüzde 30'la yüzde 40 olacak. Bu kayıplar, nüfusun üçte birinin açlık çektiği ve nüfusun bir kat artacağı ülkelerde ortaya çıkacak. Bu hiç de sevinilecek bir senaryo olmasa gerek” diye konuşuyor.

Su sıkıntısı

Bilim adamlarının hesaplarına alınmayan iklim değişikliğine bağlı diğer faktörler arasında, yağış miktarındaki düşüş, parazit ve zararlılardaki artış ve bitkisel hastalıklar bulunuyor. Nüfusun 9 milyar sınırını aşacağı dünyamızda tarımcılık için yeterli su bulunacağı da oldukça şüpheli.

İklim uzmanı David Battisti genel perspektifin cesaret kırıcı olduğunu ve 21. yüzyılın gıda maddesi sıkıntısı açısından 1900'leri gölgede bırakacağını söylüyor.

1972 yılındaki aşırı sıcaklar Ukrayna buğdayını tamamen kavurduğunda Sovyetler Birliği bu kaybı ithalat yoluyla telafi edebilmişti. Sera etkisi altındaki dokuz milyar nüfuslu yerkürenin hiçbir yerinde üretim fazlası olmayacağını vurgulayan Amerikan bilim adamı, "Hasadı günümüz düzeyinde tutmak istiyorsak, tarımcılığı kökten değiştirmeliyiz” uyarısında bulunuyor.