1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

SPOR

Dünya Kupası’nın rekortmenleri

En farklı galibiyet, en hızlı gol, en az seyirci. Dünya Futbol Şampiyonası’nın 80 yıllık tarihinde rekorlar listesi böylece uzayıp gidiyor. Unutulmazlardan bir kaçına göz atmaya ne dersiniz?

default

Brezilya son şampiyonluğunu Ronaldo'lu kadrosuyla 2002 yılında kazandı.

Beş kez dünya şampiyonu olma başarısı gösteren Brezilya turnuvanın şampiyonluk rekortmeni. Pele’li kadrosuyla 1958 yılında İsveç’te, dört yıl sonra ise Şili’de mutlu sona ulaşan Güney Amerika futbolunun devleri 1970 Meksika ve 1994 ABD şampiyonalarında yine zafer sevinci yaşadı. Brezilya son şampiyonluğunu 2002 yılında Japonya ile Güney Kore’nin ortaklaşa düzenlediği turnuvada kazandı. Japonya’nın Yokohama şehrindeki final maçında Almanya’yı 2:0 yendi. Brezilya aynı zamanda bugüne kadar yapılan tüm dünya kupası organizasyonlarına katılan tek ülke olma özelliğini de koruyor. 19’ncu kez katılacakları final turunda yine kupa peşinde koşacaklar.

Son şampiyon İtalya dört kez bu kupayı kazanmayı başarırken Almanya 1954, 1974 ve 1990 yıllarında üç kez şampiyonluk yaşadı.

1 Lothar Matthäus.jpg

Lothar Matthäus (sağda) 25 dünya kupası maçında forma giydi.

Rekortmen futbolcular

1982 ilâ 1998 yılları arasında tam 5 dünya kupası final turnuvasında yer alan Almanların unutulmaz defans oyuncularından Lothar Matthäus toplam 25 karşılaşmada forma giyerek dünya kupalarında en çok maçta oynayan futbolcu rekorunu kırdı. Listenin ikinci sırasında 23 maçla İtalyan yıldız Paolo Maldini yer alıyor. 1982 ve 1986 yıllarında iki kez ardı ardına dünya ikincisi olan kadroda yer alan Matthäus 1990 yılında kaptanı olduğu Alman Milli Takımı ile dünya şampiyonluğu sevinci yaşadı. Almanya o yıl Roma‘daki finalde Arjantin‘i 1:0 yenmiş ve kupa kaptanın ellerinde yükselmişti. 1998 yılında Fransa’da düzenlenen dünya kupasında Almanya çeyrek finalde elendiğinde Matthäus 37 yaşındaydı.

Faal futbolcular arasında İtalyan Fabio Cannavaro bugüne kadar 15 dünya kupası karşılaşmasında forma giydi. Ancak Lothar Matthäus’a ait olan 25 maçlık rekorunu kırması zor görünüyor. Zira Güney Afrika’daki şampiyonada İtalya finale kadar gelse bile Cannavaro’nun bu rakama ulaşması imkânsız.

Miroslav Klose feiert sein geschossenes Tor, Deutschland gegen Kamerun 2:0

Klose rekoru bu kupada kırmaya çalışacak.

Rekortmen golcüler

Almanya’nın ve Bayern Münih’in başarılı forveti Miroslav Klose 2006 yılında Almanya’da düzenlenen şampiyonada beş gol atmıştı. Dört yıl önce Japonya ve Güney Kore’nin düzenlediği şampiyonada da beş golü bulunan Klose toplam 10 golle geleceği Güney Afrika’da en çok gol atan futbolcu rekorunu eline geçirmeye çalışacak. Rekor Brezilya’lı Ronaldo’nun elinde. Ünlü forvet 1994 ilâ 2006 yıllarındaki dört dünya şampiyonasında attığı toplam 15 golle bugüne kadar turnuva tarihinin en çok gol atan futbolcusu. Klose'nin avantajı Ronaldo’nun bu yılki şampiyonada Brezilya milli takımında olmaması.

Fußball Nationalmannschaft El Salvador WM 1982

El Salvador 1982'deki turnuvada Macaristan'a 10:1 yenildi.

“En kötü takım performansı” rekoru

Bugüne kadar 76 ülkenin boy gösterdiği dünya şampiyonalarında 13 ülke turnuvadan tek bir puan bile alamadan evine dönmek zorunda kaldı. Ancak hiçbir istatistik El Salvador’unki kadar kötü değil! 1970 ve 1982 yıllarında olmak üzere iki kez dünya kupalarına katılan El Salvador oynadığı tüm grup maçlarında yenildi. Altı maçta sadece bir gol atıp kalesinde 22 gol gördü. 1982’deki turnuvada Macaristan karşısında aldığı skor ise bir maçta en çok gol yiyen takım rekorunu bu küçük Orta Amerika ülkesine kazandırdı! El Salvador bu maçta rakibine 10:1 yenildi.

Zidane äußert sich erstmals zum Ausraster im WM-Finale

Zidane'ın kırmızı kart gördüğü pozisyon günlerce konuşuldu.

Kırmızı kart rekortmenleri

Bu nahoş rekoru iki futbolcu paylaşıyor. Biri artık futbol kariyerinin sonuna gelmiş olan Trabzonspor’un Kamerun’lu futbolcusu Rigobert Song, diğeri ise Fransızların dünyaca ünlü yıldızı Zinedine Zidane. Her iki isim de bugüne kadar katıldıkları üçer turnuvada ikişer kırmızı kart gördü. Ancak bunlar arasında kuşkusuz en sansasyonel olanı Zinedine Zidane’ın 2004 yılında Berlin’de Fransa ile İtalya arasında oynanan final maçında gördüğü kırmızı karttı. Zidane maç sırasında, İtalyan futbolcu Marco Materazzi’nin kendisine küfür ettiği gerekçesiyle rakibine kafa atmış ve kırmızı kartla oyun dışı kalarak dünya kupası kariyerini kötü noktalamıştı.

EURO 2008 Griechenland - Russland Gruppe D EM Euro08 Aus für Griechenland Otto Rehhagel

Yunanistan teknik direktörü Otto Rehhagel.

En yaşlı teknik direktör

Ne kadar yaşlı, o kadar tecrübeli. Bu cümleyi futbolcular için kullanmak pek geçerli olmasa da teknik direktörlük için son derece uygun. 72 yaşındaki Otto Rehhagel Yunanistan’ın başında katılacağı Güney Afrika Dünya Şampiyonası’yla bu turnuvalarda yer alan “en yaşlı teknik direktör” rekorunu eline geçirecek. Kariyerinde ilk kez, çalıştırdığı bir takımla dünya kupası finallerine katılan Alman teknik adam 2004 yılında Yunanistan’ı sürpriz bir şekilde Avrupa Şampiyonu yapmıştı. Bundan önceki “en yaşlı teknik direktör” unvanı ise 2006 yılında Almanya’daki şampiyonada Togo’yu çalıştıran bir başka Alman teknik adam Otto Pfister’e aitti.

Rekorların sonu yok

Dünya kupası rekorlar listesinin sonu gelmiyor. Örneğin turnuva tarihinde en erken gol atma rekoru Hakan Şükür’e ait. 2002 yılında ev sahibi Güney Kore ile oynanan üçüncülük maçında Hakan Şükür maçın daha 11’nci saniyesinde gol atarak Türkiye’yi 1:0 öne geçirmişti. Bu gol şampiyonların “en erken atılan golü” olarak tarihe geçti.

Fußball WM 2002 Hakan Sükür

Hakan Şükür, 2002 yılındaki Güney Kore maçının 11'nci saniyesinde gol atarak turnuva tarihinin 'en hızlı gol' rekorunu kırdı.

Bir maçta en çok golün atıldığı karşılaşma ise 1954 yılında Avusturya ile İsviçre arasında oynanmıştı. 7:5 sona eren maçta seyirciler tam 12 gol izleme fırsatı buldu. İki karşılaşmada alınan 9:0’lık skorlar da şampiyona tarihinin en farklı biten maçları arasında. 1954 yılında Macaristan Güney Kore’yi, 20 yıl sonra ise Yugoslavya Zaire'yi aynı skorla mağlup etti.

Bir başka kötü rekor ise 1930 yılında Uruguay’da yapılan ilk dünya kupasında kırıldı. Romanya ile Peru arasında oynanan C grubu karşılaşmasını sadece 300 kişi tribünlerden takip etmişti. Bu rakam bugüne kadar dünya şampiyonalarında bir karşılaşmayı izleyen “en az seyirci” rekoru olarak tarihe geçti. Turnuvaların seyirci rekoru ise 1950 yılında Rio’nun ünlü Maracana stadyumunda ev sahibi Brezilya ile Uruguay arasında oynanan maçta kırıldı. 2:1 Uruguay’ın üstünlüğü ile sona eren final grubu maçını 200 bin seyirci izlemişti.

© Deutsche Welle Türkçe


Uli Petersen / Çeviri: Ufuk Çakır

Editör: Ahmet Günaltay