1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Dünya Bankası'nın Latin Amerika raporu

Latin Amerika ve yoksulluk denince akla ilk gelen, Rio de Janneiro, Sao Paulo ya da Lima gibi megakentlerin varoşları ve gecekondu mahalleleri olur.

Dünya Bankası’nın vardığı hazin sonucu şöyle özetlemek mümkün. Güney Amerika yönetimleri dikkatlarini büyük yerleşim merkezlerinde yoğunlaştırıyor, politikalarını şehir insanının ihtiyaçlarına göre yönlendiriyor ama köylüyü ihmal ediyorlar. Raporu hazırlayan ekipten Daniel Lederman şöyle konuşuyor:

“Vardığımız ilk sonuç, Latin Amerika köylüsünün ülke kalkınmasına katkısının sanıldığından çok daha fazla olduğudur. Ancak hükümetler büyük şehirler dışındaki bölgelerin büyüme ve fakirlikle mücadeleye katkılarını arttırıcı politikalar uygulamıyorlar.”

Tarım ve ormancılığın payı düşük

Latin Amerika ve Karaibler’de tarım ve ormancılığın gayrı safi yurtiçi hasılaya katkısı sadece yüzde 12. Oysa tarım ve ormancılık fakirliğin yenilmesine çok daha büyük katkısı olabilir. İhracat rakamları ve tarımcılığın, gıda endüstrisi gibi diğer ekonomik branşlarla içiçe girmiş olması da bunu gösteriyor. Lederman bu potansiyelin değerlendirilmediğini söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“Kırsal bölgelerin büyüme potansiyelinin frenlenmesinde, kamu hizmetleri altyapısının yetersiz kalması önemli rol oynuyor. Kısmen sefalet çekilen fakir bölgelerin halkı özel piyasalara ve kamu hizmetlerine ulaşamıyor.”

Latin Amerika’daki fakirlerin yüzde 37’si köylerde yaşıyor. Bu oran Guatemala, Nikaragua, Peru, Bolivya ve Paraguay’da yüzde 70’e kadar çıkıyor. Dünya Bankası kamu yatırımlarının şehirlere kanalize edilmesini ve köylerdeki yatırımların da boşa gitmesini eleştiriyor. Lederman şöyle konuşuyor:

“Yatırımın nelerden oluştuğu ve ne kadar etkili olabildiği, önemlidir. Latin Amerika ülkelerindeki kalkınma yatırımlarının önemli bölümünü belli başlı üretici gruplarına ödenen sübvansiyonlar oluşturuyor. Aslında bu paranın, eğitim, sağlık, sosyal güvence, kırsal altyapı, araştırma ve geliştirme ile çevre sağlığı ve fakirlikle mücadele programlarına harcanması gerekir.”

Çevrenin korunması

Büyük yerleşim merkezleri dışındaki bölgelerin kalkındırılmasında çevrenin korunması da büyük önem kazanıyor. Amazon vadisindeki binlerce kilometrekarelik tropikal ormanın tarımlık araziye kurban edilmesinin mazur görülemeyeceğini söyleyen Dünya Bankası uzmanı küçük üreticinin himaye edilmesinin de kaçınılmaz olduğu görüşünde:

“Globalleşme döneminde küçük tarım işletmelerinin ucuz ithal ürünlerden korunması şarttır. Teknik ve gelir yardımının yanısıra çiftçinin ucuz kredilerden ve kamusal hizmetlerden yararlandırılması da fakirlikle mücadelede başarının anahtarı olacaktır.”

Dünya Bankası Meksika’nın Chiapas ve Guerrerro eyaletlerinde yaşayanların ekonomik üretim gücünün 60 yıldır, şehirde yaşayan Meksikalılar’ın üçte birine bile ulaşamamış olmasını Latin Amerika’daki gelir dengesizliğine örnek gösteriyor.