1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Dünya Bankası'nı kim yönetecek?

Robert Zoellick, 30 Haziran’da Dünya Bankası başkanlığını bırakıyor. Hükümetlerin, Dünya Bankası başkanlığı için aday gösterme süresi cuma günü sona eriyor.

default

Robert Zoellick

Zoellick'in yerine kimin geçeceği henüz belirsiz. Ancak Banka’nın başkanlık koltuğuna yine bir Amerikalının oturmasına kesin gözüyle bakılıyor. Peki, özellikle Afrika’da açlık ve yoksullukla mücadele hedefini ön plana alan Zoellick, bu hedeflerine ulaşabildi mi?

Zorlu başlangıç

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, 2011 yılının eylül ayında hızlı adımlarla, kendisini bekleyen gazetecilerin karşısına çıktı. Dirseklerini kürsüye yaslayan Zoellick, mikrofona doğru eğilerek konuşmaya başladı: "Sanayi ülkelerinin krizi, kalkınmakta olan ülkeler için de bir krize dönüşebilir. Avrupa, Japonya ve ABD, müzakerelerde bulunup, ekonomik sorunlarına, dünyanın geri kalanının sorunu haline gelmeden önce çözüm bulmalılar. Bunun aksi sorumsuzluk demektir.“

Zoellick, 2007 yılında Bush yönetiminin talebiyle Dünya Bankası başkanlığı görevini devralınca, tartışmalara yol açmıştı. Çünkü selefi Paul Wolfowitz gibi Zoellick de 2003 Irak Savaşı’nın sorumluları arasında gösteriliyor. Ayrıca, muhafazakâr sağ bir politikacı olarak, kalkınma yardımlarına eleştirel bir yaklaşıma sahipti. Londra’da yayımlanan "African Business Magazine" adlı derginin editörü Kenyalı Enver Versi, yine de başlangıçtaki çekincelere karşın, Zoellick’in pek çok Afrika ülkesindeki bilançosunun oldukça olumlu göründüğünü söylüyor: "Robert Zoellick, Dünya Bankası’nı gerçek bir çok uluslu kuruma dönüştüren kişi olarak akıllarda kalacak. Zoellick, Banka’yı Amerikan politikasının gölgesinden kurtarıp, gerçekten uluslararası bir hale getirdi.“

Versi, Zoellick’in eylemleri arasında kalkınmakta olan ve kalkınmanın eşiğindeki ülkelerden isimleri yönetici pozisyonlara getirmenin de yer aldığını sözlerine ekliyor. Dünya Bankası Denetleme Kurulu’ndaki 24 makamdan üçünde Afrikalı görevliler yer alıyor.

Kalkınmakta olan ülkelere katkı

Zoellick ayrıca küresel finans krizinin ortasında, bankanın sermayesinde bir milyar dolarlık artışa gitti ki bu son 20 yıldır ilk defa yapılıyordu. Donör ülkelerin hazinelerinin çok içi açıcı durumda olmamasına rağmen, Dünya Bankası Başkanı, dünyanın en yoksul ülkelerine kredi veren Uluslararası Kalkınma Birliği’ne de (İDA) 70 milyar euro ayırdı. Zoellick, 2010 yılında Deutsche Welle’ye verdiği bir röportajda şunları söyledi: "Çoğu Afrikalı devlet başkanı, bugün Avrupalıların 50 yıl önce istediğini talep ediyor: Altyapı, enerji, küresel piyasalara bağlantı, sağlıklı bir özel sektör. Biz artık onlara bize bağımlılarmış gibi davranmak istemiyoruz. Aksine, gelecekte büyümenin temeli olarak görmek istiyoruz.”

Zoellick’in kalkınma stratejisi, ülkelerle işbirliği içerisinde ekonomik büyümeyi harekete geçirmeyi, altyapıyı inşa edip yatırımcıları çekmeyi içeriyor. Ancak Alman Kalkınma Politikaları Enstitüsü’nden Julia Leininger, bunun yoksulluğu kesin olarak azaltmaya yetmeyeceğini söylüyor.

Başarı kimin?

Dünya Bankası’nın 1990 yılından 2010 yılına kadar, tüm kalkınmakta olan ülkelerdeki aşırı yoksulların oranının yarı yarıya azaldığını içeren verilerine atıfta bulunan Leininger, bunun BM Milenyum Hedefleri’nin en önemlisine üstelik beş yıl daha erken ulaşıldığı anlamına geleceğini, oysa yoksulluğun sadece Çin’de azaldığını söylüyor: "Afrika’ya baktığınız zaman, sonucun çok da olumlu olmadığını görüyorsunuz. Çünkü orada yoksulların sayısı arttı. Bu öncelikle olumsuz bir bulgu. Ve her halükârda, Dünya Bankası elde edilen başarıları kendi hanesine yazamaz.”

Leininger’e göre, Afrika’da yoksullarını sayısı son 20 yılda 26 milyon arttı. Bu da Robert Zoellick’in halefine büyük bir iş yükü bırakıyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Julia Hahn / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Murat Çelikkafa