1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Cumhurbaşkanı Wulff üzerinde baskı artıyor

Bir işadamından özel kredi aldığı ortaya çıkan ve bu konuda geçmişte yaptığı açıklamalar tartışılır hale gelen Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff eleştirilerin odağında.

default

Kamuoyu Wulff’un davranışının etik olup olmadığı ve Cumhurbaşkanlığı makamına duyulan güveni tartışıyor.

Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, zengin bir işadamının villasında geçirdiği tatil ve aldığı özel ev kredisi nedeniyle kendisine yöneltilen suçlamalara ve istifa çağrılarına şöyle yanıt verdi:

“İnsan ne yaptığını en iyi kendisi bilir ve bunun sorumluluğunu da üstlenmelidir ve de gerçek olanlarla, olmayanları ayırt edebilmelidir. Bunları birbirinden ayırmak gerekir.”

Wulff’un bu açıklaması birçoklarını tatmin etmedi. Hukukçu Hans Herbert Arnim, Cumhurbaşkanı’nın halkın güvenini yitirdiğini, çünkü yanlış işler yaptığını söylüyor. Arnim, Almanya’da cumhurbaşkanının fazla yetkisi olmadığını, sadece yaptığı konuşmalarla etik açıdan etkili olabileceğini belirtiyor ve ekliyor:

“Bunun için de cumhurbaşkanının halkın güvenine sahip olması, güvenilir bir kişi olduğunu sergilemesi gerekmekte.”

‘Kredi farklı bir anlam kazanıyor’

Wohnhaus der Familie Wulff

Wulff ailesinin satın aldığı ev

Emekli savcı Wolfgang Schaupensteiner de olayın hukuksal yönü olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı makamına leke sürdürebilecek etik boyutu olduğuna da işaret ediyor. Schaupensteiner, kamuoyunun ayağa kalkmasının nedeninin Christian Wulff’un bir işadamından özel kredi almasından çok, Aşağı Saksonya Eyaleti’nde başbakan olduğu dönemde bu konuda Eyalet Meclisi'nde kendisine yöneltilen sorulara eksik yanıt vermiş olmasından kaynaklandığını söylüyor. Emekli savcı, “Bu kredi verme olayının iç yüzünü net olarak açıklamak yerine, konuya taktiksel yaklaşmaya çalışmıştı” şeklinde konuşuyor.

Emekli savcı Schaupensteiner, Christian Wulff’un dostlar arasındaki özel ilişki sonucu böyle bir kredi aldığını açıklamasının konuya tam olarak açıklık getirmediğini belirtiyor. Schaupensteiner, Wulff’a 500 bin euro kredi veren iş adamının o zaman Aşağı Saksonya Başbakanı olan Wulff’un resmi gezilerine katıldığına dikkat çekiyor ve eğer o geziler sırasında krediyi veren kişi birileriyle ticari ilişkiler başlatmışsa, o zaman bu kredi verme işinin tamamıyla farklı bir anlam kazanacağını vurguluyor.

Kredi ne zaman yolsuzluk olur?

Hukukçu Hans Herbert Armin, bir işadamının bir resmi makam sahibine kredi vermesinin neden sorunlu olabileceğini ise şu ifadelerle açıklıyor:

“Eğer resmi makama sahip kişi tarafsız ve durumun gerektirdiği objektif kararları alamıyorsa, etki altında kalıyor ve kendisine para veren kişinin lehine karar veriyorsa, o zaman bunun adı yolsuzluktur.”

FDP Genel Başkanı olan Ekonomi ve Teknoloji Bakanı Philipp Rösler

FDP Genel Başkanı olan Ekonomi ve Teknoloji Bakanı Philipp Rösler

Öte yandan muhalefet partileri de Wulff'un açıklamalarını yeterli bulmuyor. Yeşiller ve Sosyal Demokratlar, devletin zirvesine itibarının ve saygınlığının geri kazandırılması gerektiğini söylüyor.

İktidar partileri ise Wulff'un arkasında. Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Sekreteri Hermann Gröhe, Wulff'un açıklamalarına bütünüyle inandığını dile getirirken, iktidarın diğer ortağı Hür Demokrat Parti (FPD) Genel Başkanı Philipp Rösler de Wulff'un avukatları aracılığı ile tüm sorulara yanıt verdiğini ve duruma şeffaflık kazandırdığını kaydetti.

© Deutsche Welle Türkçe

Matthias Helfeld / Çeviren: Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Önerdiğimiz linkler