1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Cinciç suikasti hala karanlıkta

Sırp Başbakan Zoran Cinciç’in öldürülmesinin üzerinden tam bir yıl geçti. Komünist dönemin ardından iktidara gelen ilk reform yanlısı başbakan Cinciç‘e yönelik suikastin hukuki ve siyasi bakımdan aydınlatılması ise ağır aksak devam ediyor. Politikacının siyasi mirası ise ülkede hala tartışmalı. Filip Slavkoviç’in haberi...

Zoran Cinciç 12 Mart 2003'te Belgrad'ta hükümet binası önünde öldürülmüştü

Zoran Cinciç 12 Mart 2003'te Belgrad'ta hükümet binası önünde öldürülmüştü

Başbakan‘ın arabası öğle saatlerinde Belgrad’ın merkezindeki hükümet binasının önüne geldi. Elli yaşındaki politikacı arabadan indi, kapıya doğru birkaç adım attı ve ardından yere yığıldı. Birkaç saniye sonra yan sokaktaki bir binadan elektrikçi kılığında üç kişi çıktı ve bir arabaya binerek oradan ayrıldı. Bunlar keskin nişancı ve yardımcılarıydı. Kalbinden vurulan Cinciç birkaç dakika sonra hastanede yaşamını yitirdi.

Cinayetin bir yıl ardından, olayla ilgili sadece bu kadar bilgi kesinlik taşıyor. 12 Mart 2003 tarihinde tam olarak ne olduğu ve herşeyden önce de neden olduğu, bir davayla aydınlatılacağına Sırp tarihinin sayısız efsaneleri arasındaki yerini alacağa benziyor.

13 sanık yargılanıyor

Daha cinayet akşamı hükümet mafyayı suçladı. Özel timlerin, Legiya adıyla tanınan şefi Milorad Lukoviç ve Duca Şiptar adıyla anılan mafya şefi Dusan Spasoyeviç’in adları suçlular arasında sayılmaya başlandı. Başbakanı, organize suçlara karşı kararlılıkla mücadele ettiği ve Lahey Savaş Suçluları Mahkemesi’ne sanıkların teslim ettirdiği için öldürdükleri öne sürüldü.

Ana zanlı Spasoyeviç polisle girdiği bir çatışmada öldürüldü. Lukoviç ise kaçak. Suikastten altı ay sonra birkaç düzine sanığın yargılanmasına başlandı. Şimdiyse sanık olarak sekizi kaçak sadece 13 kişi kaldı.

”Yüzyılın davası”

Sırp basınının ”Yüzyılın davası” olarak adlandırdığı davaya bu hafta bir kez daha ara verildi, çünkü sahte elektrikçileri ellerinde silahlarıyla gören tanık Belgrad’daki evinde öldürülmüştü. Fakat Cinciç ailesinin avukatı Rayko Danileviç bu cinayet hakkında temkinli konuşuyor ve ”Belki de bu sadece bir tesadüftür. O bir tanıktı ve soruşturma sırasında ifade vermişti. Yani kendisi öldürülmüş olsa bile, ifadesi dosyalara girdi ve okunacak” diyor.

Mahkeme sözcüsü Maya Kovaçeviç de Sırp basınının komplo teorilerini ciddiye almıyor. Kovaçeviç, ”İddia mahkemeye ait değil. Mahkeme sadece kanıtları görecek ve bir karar verecek. Mahkeme, sanıkların ardında birilerinin bulunup bulunmadığının yanıtını arayamaz. Bu polisin ve savcılığın görevi” şeklinde konuşuyor.

Onlar ise suikastın, devletin istikrarını bozmak ve kendilerinin tutuklanmasını engellemek isteyen mafya ve savaş suçlularının işi olduğu tezinde ısrarlı. Cinciç’i üç kez öldürmeyi denedikleri öne sürülüyor. Ama şimdi, bir gazeteyle konuşan İçişleri Bakanı Duşan Mihayloviç, yabancı gizli servisler tezini ortaya attı. Buna göre, özellikle Amerikan gizli servisi CIA, Sırbistan’da çok aktif.

Siyasi mirası tartışmalı

Yaşarken Cinciç sık sık ilkesiz ve iktidar hırsıyla dolu bir politikacı olarak eleştiriliyordu. Bugünlerde ise liberal medya ve gruplar tarafından Sırbistan’ın çağdaşlaştırılmasına yaptığı katkılardan dolayı övülüyor. Övenlerden biri de sosyolog ve insan hakları savunucusu Latinka Petroviç. Petroviç, Cinciç hakkında ”Cinciç, ekonomi ve politikanın birbirinden ayrılmasını, toplumda verimlilik ilkesini ve Sırbistan’ın Avrupa’ya açılmasını savundu. Toplumun yararının nerede olduğunu hissetmekte olağanüstü yetenekliydi” diye konuşuyor.

Resmi makamlar farklı kanıda. Cinciç’in önceleri mücadele arkadaşı, daha sonra da rakibi olan ve yeni göreve başlayan Voyislav Koştuniça’nın muhafazakar hükümeti, resmi bir anma töreni düzenlenmesini istemedi. Öldürülmeden önce, Cinciç’i en ağır eleştiren Koştuniça’ydı. Onu yolsuzluklar ve mafya bağlantılarıyla suçluyor, fakat kanıt gösteremiyordu.

Zoran Cinciç’in Batı’da övülmesine yol açan reformların karşıtları hala savaş suçlusu olduklarından kuşkulanılanların teslim edilmesine ve büyük devlet işletmelerinin özelleştirilmesine karşı. Cinciç’in yakın çalışma arkadaşları da olaydan sonraki hafta ve aylarda verilen hatalı kararlardan dolayı gazete sayfalarında birbirlerini suçluyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN