1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Chirac'ın kararı yanlış

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, okullarda ”dikkat çekici dini sembolleri” yasaklayarak, aylardır süren tartışmaların ardından nihai kararını verdi. Okullarda başörtüsü, haç ya da kipa gibi Müslümanlık, Hristiyanlık ya da Yahudilik simgeleri yasaklandı. Ancak bu bu yasak genel olarak ”başörtüsüne karşı yasa” olarak algılanıyor. DW’den Barbara Schulte, Chirac’ın kararını yanlış olarak değerlendiriyor ve y orumunda şu görüşlere yer veriyor...

Okul, ideal koşullar altında demokrasinin uygulandığı bir çeşit laboratuvar olmalı, geleceğin yurttaşlardına özgür bir toplumda birlikte yaşamanın temel ilkelerini, karşılıklı saygı ve hoşgörüyü öğretmeli. Böyle bir ortamda yasakların yeri olmamalı. Okulun amacı yola getirmek değil, eğitmek olmalı. Bu ilkeler özellikle, farklı oldukları için toplum içinde zaten sorun yaşayan yabancı çocuklar için geçerli olmalı. Ancak bu idealin, gerçeklikle bağdaşmadığını, başörtüsüne ilişkin tartışmalar açıkça ortaya koyuyor.

İslam'ın devlet dini olduğu ülkelerdeki aydın kadınlar, başörtüsünü kadınların maruz olduğu baskının araçlarından biri olarak tanımlıyorlar. Başörtüsü, aslında erkekleri kendilerinden korumak amacını taşıyor. Müslüman kadınlar, erkeklerin sözde onurunu korumak için, başörtüsü ve uzun bol giysilerle kimliklerinin anatomik özelliklerini örtüyorlar.

Çünkü kendini üstün varlıklar olarak gören erkekler, aslında kadın güzelliği karşısında açıklanması güç bir zaaf duyuyorlar. Erkeklerin saplantısı, kadını sadece cinsel nesne durumuna indirgemekle kalmıyor, aynı zamanda onları erkeklerin kendilerince üstün ihtiyaçlarına boyun eğmek zorunda bırakıyor.

Ancak Fransa’da boşörtüsünün boyutları farklı. Dini fanatizmin genç erkeklerin zihninde uyandırdığı karmaşa, modaya uygun dar giysileri tercih eden kızları fahişe yerine koymalarına yol açıyor. Yani genç kızlar, tacize uğramaktan korunmak için örtünüyorlar. Fransa’daki okullarda başörtüsü takan kızların çoğalması köktendinci eğilimin artmasından değil, kızlara yönelik cinsel saldırganlığın artmasından kaynaklanıyor.

Bu nedenle, Fransa Cumhurbaşkanı’nın başörtüsü ya da diğer dini sembolleri yasaklaması, yanlış bir adım. Bu yasak kızları açık başla okula gitmeye zorlayacak. Ama erkeklerin kadınlara ve kadın erkek ilişkilerine ilişkin yanlış bakış açısından kaynaklanan temel soruna çözüm getirmeyecek. Sorun ancak aydın ve liberal okullarla çözülebilir.