Casusluğa son çağrısı | ALMANYA | DW | 11.07.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Casusluğa son çağrısı

NSA’in dinleme ve iki ajan skandalından sonra, ABD ve Almanya arasındaki diplomatik ilişkiler gerildi. Almanya, ABD’den ülkeye yönelik tüm casusluk faaliyetlerini açıklayıp sona erdirmesini talep etti.

Ajan skandalı sonrası Almanya'nın mesajı açıktı: Alman hükümeti, ABD'nin Berlin Büyükelçiliği'ndeki gizli servislerin en üst düzey temsilcisinden ülkeyi terk etmesini istedi. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, kararın gerekçesinin NSA skandalının yanı sıra dış istihbarattan sorumlu BND ve Savunma Bakanlığı‘nda ortaya çıkan iki ajan skandalı olduğunu duyurdu.

Alman Bild gazetesi ise Başbakanlık'ın tüm Alman gizli servislerine Amerikalı gizli servislerle işbirliklerini bir sonraki emre kadar en sınırlı olanla kısıtlandırması talimatı verdiğini yazdı. Öte yandan Federal Meclis içişlerinden sorumlu komisyonun salı günü özel bir oturumda gelişmeleri ele alacağı bildirildi.

Bir kaç gün içerisinde Almanya'da iki casusluk vakası kamuoyuna yansıdı. Bir BND çalışanı çifte ajanlık suçlamasıyla tutuklanırken, Alman Savunma Bakanlığı'nın bir çalışanı hakkında da soruşturma açıldı. İki zanlının da ABD gizli servislerine bilgi aktardığı belirtiliyor.

Normalde, diplomatların komşu ülkede dokunulmazlıkları vardır. Devlet onları sorguya çekemez. Ancak diplomatik ilişkiler konusundaki Viyana Anlaşması uyarınca casusluk şüphesi bulunan kişilerin, “istenmeyen kişi” ilan edilip ülkeyi terk etmesi istenebilir. Almanya 2012 yılında Suriye, 2011 yılında da Libya Büyükelçisi'ni sınırdışı etmişti.

Ancak Almanya'da Batılı ajanların deşifre olması vakaları çok sık rastlanan bir durum değil. 1991-1998 yılları arasında Alman hükümetinin gizli servisler koordinatörü olan Bernd Schmidbauer, "1990’lı yıllarda böyle durumları tespit ettiğimizde, sınır dışı ettik" dedi.

O dönemler böyle vakalar gizlilik altında yürütülürdü. Söz konusu ajanlar kimse duymadan sınırdışı edilirdi.

Geçmişte bu tür olayların ne sıklıkla yaşandığı belli değil. Almanya ve ABD arasında bilinen son vaka 1997 yılına ait. O dönem ABD'li bir diplomat, Ekonomi Bakanlığı'nda görevli bir memuru angaje etmeye çalışırken tespit edildi. Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın soruşturması sonucu diplomatın ülkeyi terk etmesi istendi. Olay iki ülke arasında tartışmalara yol açsa da diplomat sonunda sınırdışı edildi.

Casusluğa karşı savunma

Almanya'nın bu son tutumunda muhatabı şüphesiz ABD. Ancak ABD henüz suçlamalara bir yanıt vermedi. Olay ABD basınında da geniş bir şekilde ele alınmadı. Alman hükümeti bu tutumuyla aynı zamanda Alman halkı ve olaylara öfkeyle tepki gösteren politikacılara da bir yanıt vermiş olmak istiyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD'yi kaynaklarını tamamen yanlış kullanmakla suçladı. Ortadoğu'daki sorunlar ışığında müttefiklere casusluk yapmanın güç israfı olduğunu savunan Merkel, Irak ve Suriye'ye atıfla “O kadar çok sorunumuz var ki. Önemli olana konsantre olmalıyız“ açıklamasında bulundu. Merkel, ancak son casusluk vakası ele alınınca durumun bu olmadığını kaydetti.

Bernd Schmidbauer, casusluğa karşı bir savunma oluşturmanın en doğru yol olacağı kanısında: "Savunma, savunma ve bir daha savunma. Ancak o zaman güçlü olabilirim. Ancak o zaman herkes benim arka bahçemde dolaşamaz. Burada söz konusu olan dost a da düşman değil, ulusal çıkarlardır.“

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, son açıklamasında, Alman komünikasyonuna saldırılara karşı korumayı ve casusluğa karşı savunmayı güçlendirmeye ve genişletmeye hazır olduklarını belirtti.

© Deutsche Welle Türkçe

Sven Pöhle