1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Bush'un konuşması yeterli olmayabilir!

ABD Başkanı George Bush ’un Ulusa Sesleniş konuşması muhalefetteki Demokratlar tarafından da hemen seçim malzemesi olarak kullanılmaya başlandı. Demokratlar, Bush döneminde izlenen dış politikanın, uluslararası alanda ABD’yi giderek yalnızlığa ittiğini, yaptığı konuşmayla da bu politikanın sürdürüleceğinin bir kez daha görüldüğünü savundular. DW’nin Washington temsilcisi Daniel Scheschkewitz de yorumunda, Başkan Bush’un konuşmasının, seçmenleri ikna için yeterli olmayabileceğini vurguluyor:

"ABD Başkanı George Bush, mütevazı ya da kendini eleştiren bir insan olarak tanınmıyor. Son konuşmasında bu bir kez daha açıkça görüldü. İçte ve dışta dile getirilen tüm eleştirilere rağmen, Başkan Irak Savaşı'nı ısrarla savunmaya sürdürdü. Ancak bugüne kadar elde edilen başarılara bakıldığında, Bush’un sadece belirli noktalarda kısmen haklı olduğu görülüyor.

Irak’ta var olduğu iddia edilen kitle imha silahlarının bugüne kadar hala ortaya çıkarılamaması, ABD’nin inandırıcılığına ciddi ölçüde zarar vermeye devam ediyor. Bu durumu, Bush’un son konuşması da değiştirmeyecek.

Irak’a oranla Afganistan’da ara bilanço biraz daha olumlu. Ancak orada da daha katedilmesi gereken çok büyük bir mesafe var. İran, Irak ve Kuzey Kore iki yıl önceki Ulusa Sesleniş konuşmasında Başkan tarafından ”şer ekseni” olarak tanımlanmıştı.

Irak’ta Saddam rejimi devrildi, ama İran ve Kuzey Kore’de hala aynı yönetimler işbaşında. Bu ülkelerle var olan sorunların çözülmesi, büyük bir diplomatik beceri ve hassasiyet gerektiriyor.

Bush’un AIDS ile mücadele programına destek vaadi de lafta kaldı. Kongre, bunun için 400 milyon doları yeterli gördü. Beyaz Saray’ın patronu, görev süresi içinde Amerikan tarihinin en büyük bütçe açığına da imza atan kişi olmayı başardı!

Buna rağmen vergi indirimlerinde ısrar eden Bush’un bu tavrından, özellikle zenginler oldukça fazla yararlandılar. Ancak bunun bedelini gelecek kuşaklar acı bir şekilde ödemek zorunda kalacak. Amerikan Başkanı’nın yeni istihdam alanları oluşturulması konusunda da fazla başarılı olduğu söylenemez.

Ülkedeki işsizler ordusuna son dönemde katıların sayısı oldukça arttı. Pahalı ve kalifiye elemanların işlerini Latin Amerika ülkelerinden gelecek ucuz iş gücüne yaptırmayı tasarlayan Bush’un bu planı, milyonlarca Amerikalı için en az Mars projesi kadar anlamsız.

Bush, Amerikan halkına yönelik terör tehlikelerine karşı yılmadan mücadele eden bir ”önder” profili çizmeye çalışıyor. Ancak bu tutumun, Amerikan ulusu içinde, sosyopolitik açıdan, Reagan döneminden bile daha fazla kutuplaşmalara neden olduğu da gözlerden kaçmıyor. Seçmenler tarafından bunun ne kadar tasvip edildiğini ise Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde göreceğiz.