1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Brüksel'de olağanüstü zirve

Euro bölgesi liderleri borç krizini görüşmek üzere olağanüstü zirvede bir araya geliyor. Bir yanda Yunanistan için hazırlanması gereken yardım paketi var, diğer tarafta da krizin İspanya ve İtalya'ya sıçrama tehlikesi.

default

Aslında Euro bölgesi maliye bakanlarının Yunanistan için ikinci yardım paketini geçen hafta hazırlamış olmaları gerekiyordu. Fakat ülkeler arasındaki ciddi görüş ayrılıkları yüzünden uzlaşma sağlanamadı. Piyasaların da kafası karışık. Borç krizi İspanya ve İtalya’ya sıçramak üzere. Bu nedenle olağanüstü zirveden de sıra dışı bir çözüm çıkması bekleniyor.

"Tarihin hükmü ağır olur."

Zirve öncesinde çözüm arayışı için dün Berlin’de Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile bir araya gelen Almanya Başbakanı Angela Merkel, zirveden Euro Bölgesi ülkelerinin karşı karşıya olduğu mali krizi çözüme kavuşturabilecek sürpriz bir önerinin çıkmayacağını söylerken, AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso, bir kez daha devlet ve hükümet başkanlarına seslendi:

"Kimse kendini kandırmasın, durum çok ciddi ve çözüm gerektiriyor. Aksi takdirde bunun olumsuz sonuçları Avrupa’nın her köşesinde ve daha da geniş bir alanda hissedilecek. Euro bizim en büyük kazanımlarımızdan biri. Getirisi, üye ülkelerin sarf etmesi gereken çabalardan çok daha ağır basıyor. Burada düşüncesizce davranamayız. Aksi takdirde tarihin bu kuşağın siyasetçileri hakkındaki hükmü çok ağır olacaktır.”

AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso

AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso


Yoğun görüş ayrılıkları son ana kadar sürecek

Barroso zirveden bir dizi karar çıkmasını talep ediyor. Yunanistan’ın mali durumunun güvence altına alınması, özel alacaklıların bu pakete olası katkıları, Euro kurtarma fonunun ne dereceye kadar devreye gireceği ve bankacılığın korunması için alınacak önlemler, tüm bu konulardaki yoğun görüş ayrılıkları son ana kadar sürecek. Örneğin özel sektörün katkısı: Yunanistan’ın borçlarını kendi başına ödeyebileceğine artık kimse inanmıyor. Atina’nın borçlarının bir kısmının silinmesi gündeme geldiği takdirde, Almanya, Hollanda ve Finlandiya bu yükün sadece vergi mükelleflerinin sırtına bindirilmesine muhtemelen karşı çıkacak. Bu ülkeler özel bankaların ve sigorta şirketlerinin de yükü paylaşması gerektiği kanısında. Ancak bu talebe Avrupa Merkez Bankası ve bir dizi hükümetten yoğun muhalefet var. Euro Grubu Başkanı Jean-Claude Juncker, bu konuda geçen yılın sonunda Yunanistan, Portekiz ve İrlanda konusunda özel sektörden 2013 ortasına kadar katkı beklenmediğini söylemişti.

Temerrüt tehdidi

Aslında bu tutumda herhangi bir değişiklik yok. Zira özel alacaklılarının operasyona dahil edilmesinin ancak 2013’te sürekli bir kurtarma fonunun oluşturulmasından sonra gündeme gelmesi yönünde uzlaşılmıştı. Hatta bu bile kesin değil. Bankaları da kurtarma fonuna ortak etme planlarını eleştirenler derecelendirme şirketlerinin bunu temerrüt olarak değerlendireceği görüşünde. Kasım ayı başında Avrupa Merkez Bankası Başkanlığını devralacak olan Mario Draghi, temerrüt söz konusu olduğu takdirde, tüm tarafların, bunun temerrüt sonrası döneme de etkisi olacağını bilmesi gerektiğine dikkat çekiyor ve Yunanistan’daki bankaların temerrüt sonrası sermaye yapısının yeniden düzenlenmesinin zorunlu olacağını söylüyor.

Draghi, bu durumda Avrupa’nın her köşesindeki vergi mükelleflerinin bankaları desteklemek zorunda kalmasından ve finans piyasalarında kargaşa çıkmasından endişe ediyor.

Euro'nun tarihe gömülmesinden çekiniliyor

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle


Bazı uzmanlar ve siyasetçiler ise, Yunanistan’ın düzenli bir şekilde iflas etmesinin ve Euro bölgesinden çıkmasının da olası olduğunu artık teslim ediyorlar ve sınırsız yardımların reform iradelerini zayıflatacağı ve istikrarlı ülkelerin sürekli olarak istikrarsız ülkelere destek olmak zorunda kalacağı yönünde uyarıda bulunuyorlar. Borç krizi konusundaki görüş ayrılıklarının para birliğini tarihe gömeceğinden çekinenler de var. Almanya Başbakanı’nın çekingen davranması Brüksel’deki birçok kişi tarafından Avrupa konusundaki angajmanın eksikliği, hatta milliyetçilik olarak algılanıyor. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ise, şu sözlerle izlenimin yanlış olduğunu vurgulamaya çalışıyor:

"Bu hafta Avrupalıların açık bir şekilde Avrupa’ya inandıklarını göstermelerini bekliyorum. Biz de Almanlar olarak Avrupa’ya inanç ve bağlılığımızı göstereceğiz. Bu sadece Avrupa’nın çıkarına değil, bu aynı zaman da bizim de çıkarımıza. Şu anda Euro’yu veya Avrupa’yı ciddiye almayanlar, Alman ekonomisinin Euro ve Avrupa olmadan ne hale geleceğini düşünmeliler. Euro ve Avrupa olmasa halimiz harap olurdu.”

Merkel ve diğer devlet ve hükümet başkanlarının hoşuna gitmese de, zirveden beklentiler devasa boyutta.

© Deutsche Welle Türkçe


Christoph Hasselbach (Brüksel) / Çeviri: Aydın Üstünel

Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız