1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Brüksel'de kritik zirve

Brüksel’de bugün başlayan olan devlet ve hükümet başkanları zirvesinde AB’nin yeni anayasası üzerinde uzlaşma sağlanması umut ediliyor. Ancak uzlaşma zemini sağlamalaları oldukça zor görünüyor, çünkü değişiklik isteyen ülkeler ısrarlı...

Zirvenin uzaması ihtimali var

Zirvenin uzaması ihtimali var

Brüksel’de bugün başlayan zirveyi AB’nin Dönem Başkanı İtalya’nın Başbakanı Silvio Berlusconi yönetecek. Berlusconi, anayasa taslağı üzerinde uzlaşma sağlanması için hazırladığı ve Brüksel’e götüreceği çantasındaki formülü son dakikakada açıklayacağını söyleyerek heyecanı arttırdı.

Berlusconi, Roma’da yapılan bir kitap tanıtımında yaptığı açıklamada, formülün anayasa taslağında yer alan karar mekanizmalarındaki nitelikli oy çoğunluğu konusundaki düzenlemeye karşı çıkan Polonya ve İspanya’yı bile ikna edebileceğini söyledi. Ancak gergin bir havanın hakim olduğu Brüksel’de Berlosconi’nin bu açıklamalarına pek inanan yok.

Bu yüzden Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve İngiltere Başbakanı Tony Blair yarın sabah kahvaltısında biraraya gelecek. Aslında Schröder ve Chirac ortak bir rota belirledi. İki ülke gelecekte Konsey’de alınacak kararlarda iki açıdan da etkin olma haklarını korumayı istiyorlar. Yani AB Bakanlar Konseyi’ndeki nitelikli çoğunluğun birlik üyesi ülkelerin yarısının, üye ülkelerin toplam nüfuslarının ise yüzde 60’ının sağlanmasıyla mümkün olmasında ısrar ediyorlar.

Nice An laşması’na dönülmesi isteniyor

Polonya ve ise İspanya 2000 yılında Nice’te sağlananan, kendilerine daha fazla oy ağırlığı öngören anlaşmanın esas alınmasını istiyor. Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer geleceğin genişleyen Avrupası’nda 19 küçük ülke ile orta büyüklükteki Polonya ve İspanya ve dört büyük ülke İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya arasında sürekli sorun yaşanacağı endişesini dile getiriyor ve Anayasa’nın dengeleyici bir etkisi olması gerektiğini söylüyor.

Avrupa, anayasa sürecinin birliğin küçük ve büyük üye ülkeleri arasında dengeyi gözetecek bir prensibe sahip olması gerektiğinin altını çizen Fischer, üç aşamalı bir sistemin arkasına gizlenen ülke nüfusunun çoğunlunun sağlanmasıyla kararları engellemeyi öngören Nice Anlaşması isteniyorsa o zaman dürüst olunması gerektiğini ve Nice’te karar kılınması gerektiğini belirtiyor.

Polonya ’nın itirazları

Avrupa Anayasası’nda nitelikli oy çoğunluğu konusunda itirazları olan Polonya’nın Başbabakanı Leszek Miller geçirdiği bir kaza yüzünden Brüksel’deki zirveye katılamayacak. Ancak Başbakan Polonya’nın Avrupa Anayasası ile ilgili konumunu açık bir dille özetledi.

Kendileri için en önemli olan konunun oylama konusundaki ağırlık olduğunu belirten Miller, ”Nice Anlaşması, Avrupa’daki büyük, orta ve küçük ülkeler arasında oylama konusunda iyi bir düzenleme getiriyor. Bunun sürmesi için uğraşacağız. Çünkü Polonya’nın Birliğe girmesiyle ilgili referandum öncesinde bu konuda bir çözüm bulanabilmesi üzerine çok konuştuk. Şimdi gelinen noktada bu konuda değişiklik yapılması dürüst olmaz ve bence mümkün de değildir” dedi.

Oylamanın ertelenmesi de tartışılıyor

İngiltere’nin oylamanın 2009 yılına ertelenmesi önerisini Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer reddediyor. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi de Brüksel’de yaptığı açıklamada oylama konusunun ertelenmesini istemediğini ifade etti ve şu anki koşullarda baştansağma bir uzlaşma sağlanması yerine anayasanın önümüzdeki yıla ertelenmesinin daha iyi bir çözüm olacağını ifade etti. Prodi, Brüksel’de anayasa üzerinde uzlaşma şansının üçte iki olduğunu söyledi.

Anayasa taslağı üzerinde nitelikli oy çoğunluğu konusu dışında 25 ya da ileride 27 üyeye çıkacak AB’nde komisyondaki ülke çoğunluğun nasıl olacağı konusu üzerinde de tartışılıyor. Bunun dışında anayasanın gelecekte nasıl değiştirileceği konusu üzerinde de uzlaşma sağlanmış değil. Şu ana kadar uzlaşma sağlanan tek konu birliğin ortak savunması.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN