1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

BM İklim Konferansı başlıyor

BM İklim Konferansı yarın Polonya'nın Poznan kentinde başlıyor. 12 Aralık'a kadar sürecek konferansta 8 bin politikacı, bilim insanı ve sivil toplum örgütü temsilcisi, iklimin korunması için alınacak önlemleri tartışacak

default

Polonya'nın Poznan kentinde yapılacak BM İklim Konferansı çetin tartışmalara sahne olacak. AB 2007 yılı Mart ayında kabul ettiği iklimin korunması paketinde sorumluluğu 27 üyeye dağıtma kararı aldı. Ancak işin çerçevesi, BM'nin iki hafta sürecek konferansının son günlerinde belirlenecek. İklimin korunması için izlenecek politikayla ilgili tartışmalar şimdiye kadar zorlu bir süreçten geçti. En büyük engeli çıkaran ABD, artık iklimin korunmasına önem vereceği vaadinde bulunan yeni bir Başkan'a sahip. Ancak Poznan'daki konferansta ABD'yi Bush yönetimi temsil edecek.

BM İklim Konferansı'na katılacak Alman Heyeti'nin Başkanı Karsten Sach, Obama yönetiminin iklimin korunması konusunda politika değişikliği yapacağını duyurduğunu ancak bunun için öncelikle iç politikada gerekli desteği almayı bekleyeceğini söylüyor. Özellikle küresel mali krizin sürdüğü şu günlerde, iklimin korunmasının daha da önem kazandığını vurgulayan Sach, çünkü bunun mali krizin çözümünün bir parçası olduğunu savunuyor. Sach, Poznan'daki konferansta, önümüzdeki yıl Kopenhag'da yapılacak, Kyoto Protokolü'nün yerini alacak sözleşmenin temelinin atılacağını da sözlerine ekliyor. Alman temsilciye göre Poznan'daki konferansın 4 önemli tartışma alanı var: Bunlar sera etkisine yol açan gazların salınımının azaltılması, gelişmekte olan ülkelere iklimi korumaları için yapılacak yardımlar, iklim dostu teknolojiler konusunda izlenecek yol ve bu üç hedefe ulaşılabilmesi için gerekli mali kaynağın bulunması.

“Pozanan Kopenhag konferansına zemin oluşturacak”

Ancak Almanya Çevre Bakanı Sigmar Gabriel, Poznan'daki konferanstan üzerinde uzlaşma sağlanacak bir metnin çıkmayacağını belirtiyor. Gabriel, konferansta, önümüzdeki yıl Kopenhag'da yapılacak konferans için sadece müzakere zeminin oluşturulacağını, Kopenhag'da da içeriğin belirleneceğini vurguluyor.

İklimin korunması konusunda AB'nin hedefi, uzun vadede sanayi ülkelerinin sera etkisine yolaçan gazların salınımını yüzde 30 oranında azaltması. Birlik gelişmekte olan Çin, Hindistan gibi büyük ülkelerinse sera gazı salınımını yüzde 15'le yüzde 30 arasında tutmasını, bu oranı aşmamasını öngörüyor.

Obama’nın çevre politikaları merakla bekleniyor

İklimin korunması için izlenecek politikada önemli rol oynayan ABD'de yeni Başkan Obama'nın Bush'tan farklı bir çizgi izlemesi bekleniyor. İklim Konferansı'nı "hayati öneme sahip" diye nitelendiren Obama, ülkesinin iklim dostu enerjiler konusunda yapılacak araştırmalara da yılda 12 milyar euro ayıracağı sözünü veriyor. Obama ülkesinin sera etkisine yol açan gazları 2020 yılına kadar 1990 yılındaki orana indirmeyi hedeflediğini, 2050 yılına kadarsa yüzde 80 daha azaltmayı istediğini kaydediyor.

Ancak iklimin korunmasında ABD kadar Çin ve Hindistan gibi ekonomileri hızlı gelişen ülkeler de büyük rol oynuyor. Dünya İklim Konseyi Yönetim Kurulu üyesi Prof. Ottmar Edenhofer, Çin ve Hindistan'ın en geç Kopenhag'daki konferansta, elektrik ya da sanayi alanında iklimin korunması hedeflerini belirlemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Edenhofer, bu ülkelerin, belirlenen hedeflere ulaşamamaları halinde cezalandırılamayacağını, bunun yapıcı olmayacağını fakat ulaşmaları halinde ödüllendirilmesi gerektiğini savunuyor. Alman uzman özellikle Çin'in iklimin korunması için bazı adımlar attığını ancak ekonomisindeki büyümenin duracağı endişesini taşıdığı için bağlayıcı sorumluluklar almayı istemediğini belirtiyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN