1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

BM Bonn kentinde masaya yatırılıyor

İkinci Dünya Savaşı sonrasında gerek BM, gerekse devletler hukunun temel ilkeleri, Nasyonal Sosyalizm gibi bir rejimin tekrar canlanmasını önleme zorunluluğunu başlıca hedef olarak belirledi. Özellikle Irak Savaşı'nın ardından, bu ilkeyi korumak için gösterilen çabaların, bugünün tehlikelerine karşı önlem almaya yetip yetmediği sorusu sık sık gündeme gelmeye başladı.

Peter Philipp


Günümüzde dünyayı tehdit eden tehlikelerin başında terörizm, kitle imha silahları ve açlık geliyor. Alman Konrad Adenauer Vakfı ile Bonn Üniversitesi Devletler Hukuku Enstitüsü’nün, 20 ve 21 Kasım’da Petersberg’de düzenleyeceği kongrede bu soruya yanıt aranacak. İki gün sürecek kongrenin 20-21 Kasım tarihlerine rastlaması raslantı değil. Amaç aynı zamanda, 22 Kasım 1949’da Almanya Federal Cumhuriyeti’nin egemen bir devlet olma yönünde ilk adımı atması da anılacak.

Bonn, savaş sonrasında, demokrat Almanya’nın hükümet merkezi olması, şu sıralar ise BM örgütüne evsahipliği yapmaya hazırlanan bir kent olarak özel bir anlam taşıyor. Konrad Adenauer Vakfı Genel Sekreteri Wilhelm Staudacher, sözkonusu kongrenin, bundan böyle düzenlenecek benzeri etkinlikler için başlangıç niteliği taşıdığını belirtiyor:

“Amacımız, bu tür devlet hukuku konferansların düzenli bir biçimde Bonn’da yapılmasını sağlamak. Böylece, Bonn’un BM kenti olarak imajı güçlenecek ve aynı zamanda devletler hukunun geliştirilmesine ilişkin atılım ve görüşmelerin merkezi olmasına fırsat doğacak.

BM'de reform talebi

Devletler hukukuna ilişkin tartışmalarda değinilecek eksikliklerin başında, BM’in bazı temel ilkelerinin İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki koşullara dayanması ve bu nedenle fazlasıyla Avrupa odaklı olması. BM kurulduğunda, bugün varolan birçok devlet henüz bağımsızlığına kavuşmamıştı. Örneğin BM Güvenlik Konseyi’nde güvenliğe ilişkin kararlar ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından
veriliyor. Buna çözüm getirecek akılcı bir tasarı ise henüz yok. BM Güvenlik Konseyi kapsamında veto hakkınının da yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Sözkonusu veto hakkı zamanında, batılı ülkelerin konseyde ağırlık sahibi olmasını önlemek isteyen Sovyetler Birliği’nin isteği ile gündeme gelmişti.

Eski hukuki düzenlemeler yetersiz

Bonn Üniversitesi’nin Devlet hukuku uzmanlarından Rudolf Dolzer, reform ihtiyacının belli sorunları da içerdiğine işaret ediyor ve şöyle konuşuyor:

"Devletler hukuku açısından güç bir dönem içindeyiz. Bir yandan özellikte Irak örneği ışığında, eski hukuki düzenlemelerin günümüzde yeterli olmadığını görüyoruz. Ancak diğer yandan, bu en azından benim teşhisim, uluslararası düzeni kendine hedef edinmiş devlet ya da hükümet adamı olmadığı da ortada.”

20-21 Kasım tarihlerinde Bonn-Petersberg’de biraraya gelecek olan 16 ülkeden üst düzey temsilci, devletler hukuku ve BM’e ilişkin reform önerilerini tartışmaya açacak. Bu alanda hızlı adımlar atılması beklenmese de, en azından ilk adımın atılması önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN