1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Bir numaralı zanlı ETA

Madrid’de düzenlenen saldırıların ardında ETA örgütünün olduğundan şüphe ediliyor. Ancak henüz bu yönde kesin kanıt bulunmuş değil. İspanyol hükümetinin bir numaralı zanlıs ise ETA. ETA’nın doğuşunu, tarihini ve bugünkü hedeflerini DW‘den Ramon Garcia-Ziemsen derledi...

ETA'nın açılımı Euskadi Ta Askatasuna...

ETA'nın açılımı Euskadi Ta Askatasuna...

ETA’nın açık yazılımı, ”Euskadi Ta Askatasuna”. Bu, ”Bask ülkesi ve Özgürlük” anlamına geliyor. 1939’da İspanyol iç savaşının sona ermesiyle birlikte Basklar’ın özgürlüğü ellerinden alındı. İç savaşın galibi General Franco, özellikle Bask ülkesini sert yönetti. Çünkü Basklar, kendisine karşı savaşmıştı. Franco bölgeyi polis devletine çevirdi, Bask dili yasaklandı.

Bilbao’daki Cizvit Üniversitesi’nin bazı öğrencileri tarafından 1959 yılında bu ortamda kurulan ETA, başlangıçta hedefsiz cinayetler işleyen bir terör örgütü olarak değil, bir direniş grubu olarak algılanıyordu. ETA sadece Basklar‘ın değil, birçok İspanyol‘un da sempatisini buluyordu.

ETA’nın en önemli hedeflerinden biri, Bask dilinin canlı tutulmasıydı. Bask tarihi ve bu halkın eski özel hakları örgüt üyelerinin ilgi alanındaydı. Birçok köylü, balıkçı ve küçük işletme sahibi ETA’ya katıldı.

Fakat kısa süre sonra sadece tartışmak, bildiri dağıtmak ve gösteriler düzenlemekle yetinmemeye başladı örgüt. Bask ülkesindeki İspanyol polisleri ve askerlerine karşı ilk saldırılar başladı. 1968 yılında ETA ilk cinayetini işledi: Bir ETA timi, Franco rejiminin korkulan gizli polis şefini vurdu. Beş yıl sonra ise en çok ses getiren eylem gerçekleşti: ETA, Franco’nun ardından onun yerine geçmesi planlanan Carrero Blanco’yu öldürdü.

1975’te Franco öldü, İspanya demokratikleşti. Bask ülkesi özerk statüsüne yeniden kavuştu. Bugün Avrupa’da Bask ülkesi kadar özerk başka bir bölge yok. Bask dili teşvik ediliyor, İspayolca ile denk kabul ediliyor ve bölgenin resmi dili. Bask hükümeti, eğitim, kültür, ekonomi ve toplumsal ve siyasi yaşamın diğer alanlarında karar sahibi.

Ama Franco’nun ölümüyle can düşmanını yitiren ETA bombalamaya devam etti. Hatta demokratik İspanya’da saldırılarını daha da arttırdı. Artık ETA bağımsızlık talep ediyordu.

Fakat bu gelişmeyle halk desteğini de yitirdi. Politikacı ve gazetecileri, ”İspanyol işbirlikçisi” suçlamasıyla öldüren ETA’ya terör örgütü gözüyle bakılmaya başlandı. 1980, örgüt tarihinin en kanlı yılı oldu. ETA 118 kişiyi öldürdü, Bask ülkesindeki iş sahiplerinden ”Devrim vergisi” adı altında haraç toplanmaya başlandı. Saldırılar da artık giderek daha fazla sivil hedeflere yönelikti.

Grup kendi içinde de bölünmeler yaşadı. Birçok eski ETA’cı terörün mantığını anlayamadı. Bir grup, ETA’nın siyasi kanadı olan ”Herri Batasuna”yı kurdu, ama bu partinin oyları yüzde 15’i hiç aşmadı. Parti, bir süre önce yasaklandı.

ETA’nın bombalarına devlet yanıt baskıyla yanıt verdi. Felipe Gonzales’in Sosyalist Partisi döneminde devletin kurdurduğu ölüm komandoları, 20’den fazla ETA üyesine yargısız infaz uyguladı. Bu skandal, Gonzales hükümetinin sonunun gelmesinin nedenlerinden biriydi. Jose-Maria Aznar yönetimindeki muhafazakar Halk Partisi de bu çizgiyi sürdürdü.

Polis operasyonlarıyla sorun çözülmeye çalışılıp, 500’den fazla örgüt üyesi tutuklandı, ama her tutuklama, yeni grupların doğmasına neden oldu. Yine de 1997 yılında genç bir Bask politikasını öldüren ETA, halk arasında tüm desteğini yitirdi. Bask ülkesinde binlerce, tüm İspanya’da milyonlarca insan sokaklara dökülerek ETA’ya karşı yürüdü. Pankartlarını ”Basta Ya” cümlesi süslüyordu, yani ”artık yetti!”