1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Betty Friedan ardında feminizm bıraktı

Geçtiğimiz günlerde kalp yetersizliğinden hayata veda eden ünlü feminist yazar Betty Friedan, “Kadınlığın Gizemi” adlı kitabıyla kolay kolay unutulacağa benzemiyor. Bu kitabıyla ABD’deki kadın hareketine ivme kazandıran Betty Friedan’ın başarısının arkasındaki sır yaşam deneyimi idi. DW'den Ayşe Tekin, Friedan'ı anlatıyor...

Amerikalı ünlü feminist yazar Betty Friedan

Amerikalı ünlü feminist yazar Betty Friedan

“Kadınlığın Gizemi” kitabının Almanca’daki ismi “Kadınlık Çılgınlığı” kitabın içeriğine daha uygun aslında. 1921 doğumlu Betty Frieden, zengin bir Yahudi ailenin çocuğu olarak Illinois Eyaleti’nin Peroia kentinde doğdu. Evet, orası Amerika, özgürlükler ülkesiydi, ama Yahudi kimliği onun sosyal farklılıklar ve ayrımcılıklara karşı duyarlılığını arttırdı.

Psikoloji, sosyoloji ve felsefe eğitimini tamamladıktan sonra Berkeley Üniversitesi’nde başladığı akademik kariyerini bir kenara bırakarak New York’a gitti. 1947 yılında evlendikten sonra, ailesi ile birlikte New York’un zengin semtlerinden birinde yaşamaya başladı. Ama politik çizgisi buluduğu yere uyum sağlamasını zorlaşturuyordu.

Bu arada bir işçi gazetesinde editör olarak çalışmaya başladı. 1949 yılında ikinci çocuğunu doğurduğunda, doğum iznine çıkmak isteyince işsiz kaldı. Böylece cinsiyet farklılığının yüzünü de görmüş oldu. Ev kadını ve annelik rolü birkaç yılını aldı, ama içinde bulunduğu durumu sorgulamayı sürdürdü ve 1957 yılında kadınlara yolladığı bir anket formu ile yalnız olmadığını anladı.

Friedan’ın çağrısı

Cinsiyet farklılığının boyutlarını kavrayışın ardından yazdığı Türkçe’ye “Kadınlığın Gizemi” olarak çevrilen kitabı orta sınıf Amerikan kadınlarının rüyasının aslında bir kabus olduğunu ortaya koydu. Friedan’ın kadınlara çağrısı vardı: 24 saatlik annelik, aşçılık, temizlikçilik işini bırakın, kendiniz olun, bir doktorla evlenmeyi hayal etmek yerine kendiniz doktor olun.

Betty Friedan, kadınların aile ile meslek arasındaki sıkışmışlığını bireysel olarak yaşamış bir kadındı. Kariyerini eşi ve üç çocuğuna feda etmişti. Oysa o başka bir yaşam arzuluyordu. Zaten kadın hakları için yola çıkanların başarısı da genellikle bu kendilerine de dokunan kısıtlamalara baş kaldırmalarından kaynaklanıyordu. Frieden, kadınların kariyer şansına sahip olmalarını ama aynı zamanda çocuk doğurdukları zaman bu şansı yitirmemelerini istiyordu.

ABD’deki kadın hareketi

Ve bu kitap, ABD’de kadın hareketine ivme kazandırdı. Betty Friedan bu kısır döngünün kırılması için kadınlara eski bir sloganın yeni biçimiyle hatırlattı. Friedan, “Tüm dünyanın kadınları birleşin, elektrikli süpürgenizden başka kaybedecek bir şeyiniz yok” diyordu. Bu çağrı ile elektrikli süpürgesi olanlar da olmayanlar da başka ve ulaşabilecekleri bir dünyanın olduğunu fark ettiler.

Aslında Friedan’ın önerisi, Simone de Bauevoir’ın 1949’da yayınladığı “İkinci Cins”te kadınlara önerdiğinden farklı değildi. Ama Betty Friedan kadınlara “bir kimliğiniz olsun” önerisini çok daha popüler biçimde dile getiriyordu. Böylece kadınları, kimliklerini öne çıkardıkları bir hak hareketi etrafında toplaması mümkün oldu.

Çevresindeki kadınlarla birlikte Amerikan Ulusal Kadın Örgütü’nü kurdu ve ilk başkanı oldu. Feminist hareketin kimlik sürecini tamamlayıp, farklı kimlikler sürecine geçmesiyle feministlerin eleştirilerine de maruz kalan Friedan’a göre kadınlar toplumun insanileştirilmesinin motoru olmalıydılar. Ömrü boyunca feminist olarak kalan Betty Friedan, 90’lı yıllarda bir başka şeyin farkına vardı ve yaşlanmak üzerine bir kitap yazdı. Betty Friedan’ın gücü 85 yaşına kadar yetti. Doğum günü olan 4 Şubat’ta kalp yetersizliğinden yaşama veda etti.

  • Tarih 08.02.2006
  • Hazırlayan Ayşe Tekin / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaRV
  • Tarih 08.02.2006
  • Hazırlayan Ayşe Tekin / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaRV