1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Berlin'in Afganistan'dan çekilme takvimi yok

Afganistan’daki devlet başkanlığı seçimlerinden sonra, Başbakan Merkel ve SPD'nin başbakan adayı Steinmeier, ülkedeki Alman askerlerinin geleceği hakkında görüş bildirdi. Her ikisinin de görüşleri birbirine benziyor.

default

Almanya'da parlamento seçimlerine yaklaşık beş hafta var ve Alman askerlerinin Afganistan misyonu, seçim kampanyalarına malzeme olacak gibi gözükmüyor. Zira Hristiyan Demokrat Birlik'ten Başbakan Angela Merkel ile koalisyon ortağı ve aynı zamanda rakibi sosyal demokrat Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier'in konu hakkındaki görüşleri birbirine çok yakın. İki politikacı da dört bin Alman askerinin Afganistan'de görev yapmaya devam etmesinden yana. Ancak Steinmeier, Alman ordusunun işgal gücü olmadığını belirtiyor ve hedefin ülkede güvenliğin sağlanması ve Afganların tekrar kendi ayakları üzerinde durabilmesine destek vermek olduğunu söylüyor. Steinmeier, "Düşüncesizce girmedik, düşüncesizce de çıkmayacağız. Ama Afganistan'ın yeni seçilen devlet başkanı ile oturup, Alman askeri varlığının ülkede ne kadar bulunması ve askerlerin ne zaman geri çekilmesi gerektiğini konuşmamız lazım.“ diyor.

Somut bir takvim Taliban'ın işine gelir

Steinmeier, seçimlerden galip çıktığı takdirde geri çekilme planları ile ilgili temaslarda bulunacağını belirtiyor, ancak somut bir takvim vermekten kaçınıyor. Sosyal demokratların başbakan adayı, çekilme konusunda belli bir takvimden bahsetmenin sorumsuzca olacağını ve Taliban'ın işine yarayacağını vurguluyor. Başbakan Merkel da somut bir tarih vermiyor ve askerler geri çekilmeden önce erişilmesi gereken hedefleri tanımlarken, esnek bir terim olan „güvenliği“ kullanıyor:

"Sadece şunu söyleyebilirim: Afganistan'da mümkün olduğu kadar çabuk Afganların kendi güvenliklerini sağlayabileceği bir konuma gelinmesi gerek. Geri çekilme ile ilgili herhangi bir tarih verilmemesi ve sadece belli hedeflere sahip olduğumuz konusunda Dışişleri Bakanı ile aynı görüşteyiz.“

Tüm muhafazakarlar Merkel ile aynı görüşte değil

Fakat Hristiyan Birlik partileri içinde herkes bu stratejiye sıcak bakmıyor. Eski Savunma Bakanı Volker Rühe, Alman askerlerinin iki yıl daha var güçleriyle çalışıp, daha sonra çekilmelerinden yana. Rühe, NATO birliklerinin ülkedeki misyonu 10 yıl daha uzatması halinde, Afganların yeteri kadar çaba sarfetmeyecekleri kanısında. Şu anki Savunma Bakanı Franz Josef Jung ise farklı görüşte. Jung, Alman askerlerinin 5 ila 10 yıl daha Afganistan'da görev yapmak zorunda kalacağını düşünüyor. Öte yandan sosyal demokrat Steinmeier, misyonun aynı biçimde 10 yıl daha sürdürülmesinin bir seçenek olmadığını savunuyor ve Hristiyan Birlik partilerini seçim kampanyalarına yakışır bir şekilde iğneliyor. Steinmeier, "Hristiyan Birlik içinde bu konu hakkında hakim olan kakofoni beni rahatsız ediyor.“ ifadesini kullanıyor.

Muhalefet sivil çabaların arttırılmasını talep ediyor

Federal Hükümet'in Afganistan'da sonuçta hangi devlet başkanı ile masaya oturup Alman askerlerinin misyonunu ele alacağı şimdilik belirsiz. Taliban'ın tüm tehditlerine rağmen, çok sayıda Afgan seçmenin sandık başına gitmesi, Berlin'deki tüm siyasi partiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Ancak seçimlere gölge düşüren saldırılar, ülkenin uluslararası toplumun dilediğinden çok daha istikrarsız ve barıştan uzak olduğunu gözler önüne serdi. Almanya'da muhalefet partileri ise Afgan güvenlik güçlerinin, hukuki ve idari kurumların oluşturulmasında daha fazla çaba harcanmasını talep ediyor. Yeşiller Partisi'nin Eşbaşkanı Claudia Roth,

"Şu ana kadar izlenen strateji ve daha fazla asker ağırlıklı çözüm arayışları, durumu çıkmaza sokuyor. Bu çizgi, güvenliğin artması yerine azalmasına neden oluyor.“ şeklinde konuşuyor.

Derhal çekilmeyi isteyen sadece Sol Parti

Afganistan'daki Alman askerlerinin derhal ülkeden çekilmesini isteyen tek parti ise Sol Parti. Alman kamuoyunun çoğunluğunun misyona karşı olduğunun farkında olan Sol Parti, bu talebini seçim kampanyasında ön plana çıkarıyor.

Nina Werkhäuser / Çeviren: Aydın Üstünel

Editör: Hülya Köylü

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN