1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Berlin'de 'zorunlu evlilik' sorunu

Birleşmiş Milletler verilerine göre her yıl milyonlarca genç kız ve kadın zorla evlendiriliyor. Bu kadınlar çoğu zaman şiddete maruz kalıyor.

Zorla evliliklere genellikle muhafazakar ailelerde rastlanıyor

Zorla evliliklere genellikle muhafazakar ailelerde rastlanıyor

Sigrid Dethloff

Almanya’da da kadınlar, hatta reşit olmayan birçok genç kız da zorla evlendiriliyor. Bu konuda kesin istatistikler bulunmuyor. Kesin olan tek sayı başkent Berlin’den geliyor, o da geçtiğimiz yıl 230 kadının danışma bürolarına başvurduğunu belgeliyor. Uluslararası kadın hakları örgütü ”Terre des Femmes” Almanya’da yılda yaklaşık 30.000 kadının evliliğe zorlandığını, bunların çoğunluğunu da Türk ya da Kürt kökenli kadınların oluşturduğunu bildiriyor. Berlin’de uzun yıllardır bu konuyla ilgilenen avukat Seyran Ateş, zorla evlendirmelerin insan hakları ihlali olarak kamuoyunun bilincine girmesine çabalıyor. Berlin’de yaşayan ve çalışan avukat Ateş, başkentin Kreuzberg semtindeki sokaklarda dolaşırken bambaşka duygulara kapıldığını anlatıyor:

"Ben İstanbul’da doğdum, orası bir dünya kenti, açık bir kent. Ancak burada, Berlin Kreuzberg’te bu açıklıktan bahsetmek yanlış olur. Burada özellikle Türk aileler 40 yıl öncesinde, yani buraya geldikleri dönemde kalmışlar. Her ne kadar burada modern görünen, açık kadınlara rastlasak da, aslında bunlar çok geleneksel, hatta insanlık dışı olarak tanımlayabileceğimiz şartlarda yaşıyorlar. İnsan hakları kadınlar için geçerli değil bazı durumlarda.”

Kadınlar tecavüze uğruyor

Seyran Ateş, Kreuzberg’te yaşayan her üç Türk ya da Kürt kadından en az birinin zorla evlendirildiğini öne sürüyor. Buysa bu kadınların evlilik içi tecavüze uğradığı, aile içinde şiddete maruz kaldığı anlamına geliyor. Birçok genç kız başka seçenekleri olmaması nedeniyle zorla evliliklere başkaldıramıyor. Buna bir de babanın hışmı ve anne veya kızkardeşlerle dayanışma ekleniyor. Ağır baskı, cinsel taciz ve şiddet sonunda bedensel ve ruhsal hastalıklara neden oluyor. Avuklat Seyran Ateş’in yazıhanesine gelen kadınlar genellikle son güçleriyle bu adımı atıyor ve ancak uzun görüşmelerden sonra ”zorla evlendirilme” kavramını ağızlarına alıyor. Ateş şöyle konuşuyor:

”Bu kadınlarla uzun süre konuştuğunuz zaman, zorla evlendirildiklerini görebilirsiniz. Ancak bu evliliklerin ortadan kaldırılması, yani bir boşanma için birçok durumda geç kalındığını görüyoruz. Çünkü Alman Medeni Hukuku'na göre zorla evlendirilen kadınlar en geç bir yıl içinde boşanma davası açmak zorundab. Ancak çoğu kadın bu bir yıllık süre içinde boşanma davası açmak için yeterli cesarete sahip değil. Özellikle genç kadınlar, hakları olduğunun farkına varıncaya dek iki, üç hatta beş yıl geçiyor aradan.”

Kadınlar imam ve hocalara güveniyor

Uzmanların görüşüne göre zorla evliliklerin yüzde 90’ı muhafazakar-islami çevrelerde gerçekleşiyor. Kuran-ı Kerim’de bu konuda bir ayet bulunmazken, tam aksine evlenen çiftlerden her birinin özgür iradesiyle karar vermesi gerektiği belirtiliyor. Ancak genç kadınların bilgisizliği ve imam ve hocalara olan güveni, birçok evliliğin yalnızca dini evlikte kalıp, resmiş nikaha dönüşmemesini sağlıyor. Seyran Ateş’e göre Alman devleti camilerde verilen vaazları yeterince denetlemiyor, özellike ataerkil sistemi korumaya çalışıp, kadınların rolünü alt kademelerde gören hocaları hoşgörüyle karşılıyor:

”Camilerde kendini yetiştirmiş, hiçbir resmi sıfatı bulunmayan hocalar, imamlar var. Bunlar devlet denetiminden geçmiyor ki. İslam’da Hristiyanlıkta olduğu gibi bir mekanizma bulunmadığı için, bu kişiler tüm gericiliklerini yayabiliyor. Bunlar erkekler tarafından yönetilen bir dünyada çok muhafazakar bir şekilde yaşayarak, erkekler için olumlu, ancak kadınlar için çok olumsuz olan geleneklere bağlı oluyor. Bunların görüşüne göre de kadınlar erkeklerden daha değersiz."