1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Berlin’de 'Yeşil Hafta'

Almanya'nın dünyaca ünlü uluslararası tarım ve gıda fuarı “Yeşil Hafta" Berlin’de başladı. Fuar aynı zamanda dünyanın dört bir yanından tarım yetkililerini biraraya getirmesi açısından önemli bir platform niteliğinde.

Fuarın açılışında süt kadehleri tokuşturuldu

Fuarın açılışında süt kadehleri tokuşturuldu

Berlin'de kulağa tavuk, inek ya da koyun sesleri geliyorsa, Yeşil Hafta başlamış demektir. 1926 yılında Almanya'da yerel bir oluşum olarak başlayan fuar bugün uluslararası nitelikte, üstelik Almanya'nın yurtdışında en çok tanınan organizasyonlarından biri. Bunun bir nedeni de ziyaretçilerin her yıl dünya mutfaklarından örneklerin tadına bakabiliyor olması. Fuarın açılışına katılan Hıristiyan Demokrat Partili Tarım Bakanı İlse Aigner de stantlarda sunulan iştah kabartıcı yiyecekleri tatmadan geçmedi. Kraker ekmeğin üzerine sürülmüş sebzeli lor peyniri, üzerine baharatlı süzme yoğurt sürülmüş ekmekle ikram edilen soğuk turp çorbası, elmalı yoğurtlu bir içecek ya da kabak krakerli sebze salatası gibi…

Uluslararası tatlar ve siyaset

Fuarın çeşitli stantlarında

Hollanda peyniri, fuarda sunulan uluslararası tatlardan

Hollanda peyniri, fuarda sunulan uluslararası tatlardan

Avustralya'dan kanguru gulaşının, Kırgızistan'dan kısrak sütünün ya da Hollanda'dan tatlı çeşitlerinin tadına bakmak mümkün. Ancak Yeşil Hafta’nın uluslararası yönü tatlarla sınırlı değil. Çeşitli ülkelerden otuz tarım bakanı ile bini aşkın beslenme ve tarım uzmanını Berlin'de bir araya getiren fuar, son dönemlerde dünyanın önde gelen ekonomilerinin üst düzey temsilcilerini biraraya getiren Davos Ekonomik Forumu ile karşılaştırılmaya başlandı. Yeşil Hafta’nın yöneticilerinden Christian Göke, fuarın siyasi anlamına dikkat çekerek, uluslararası tarım sektöründen temsil seviyesinin geçen yıllara göre çok daha yüksek olduğunu belirtiyor ve bu yıl, tarımın küresel bağlamdaki önemini yeniden vurgulamayı hedeflediklerini söylüyor.

‘Alman tarım sektörü açlıkla mücadeleye katkıda bulunabilir’

Bu yıl fuarın ana konusu, dünyadaki beslenme sorunu. Gıda arzının, kaynak kıtlığı nedeniyle sıkıntıya girdiği bir dönemde insanların gelecek yıllarda beslenmesi nasıl güvence altına alınabilir? Alman Gıda Sanayii Federal Birliği'nin Başkanı Jürgen Abraham dünya üzerinde bir milyar insanın hala açlık çektiğini hatırlatarak, “Alman tarım sektörü ve gıda sanayii, bu açlığın azaltılmasına büyük bir katkı sağlayabilecek durumda. Desteklenmemiz gerekiyor. Bizim kullandığımız tarım teknolojileri ile Alman ve Avrupa tarımında yapacağımız her değişiklik buna katkı sağlayabilir. Bu forumun amacı da bizim bu alanda harekete geçmemiz ve aktif olmamızı sağlamak" diyor.

Alman tarımcılar siyasilerden destek bekliyor

Alman gıda sanayii günümüzde, dünyaya teknolojik bilgiden ziyade tarım ve gıda ürünleri ihraç ediyor. Almanya'da geçtiğimiz yıl tarım ürünleri ihracatı yüzde 15 oranında büyüme kaydetti. Her beş eurodan biri dış ticaretten kazanılıyor. Alman Çiftçiler Birliği Başkanı Gerd Sonnleiter, küresel ekonomik ve mali krize rağmen iyimserliğini koruduğunu söylüyor:

"Genel itibariyle krizin yarattığı kimi fırsatlar olduğunu görüyoruz. Bu fırsatlar yeniden başlamamıza ve bankacılık ya da otomotiv sanayiinin yaşadığı gibi bir fiyasko yaşamamıza engel olabilir. Yüzde 20-25 düzeyinde fiyat ve ciro dalgalanmaları bize yabancı değil, buna karşı biz her zaman bir risk yönetimi uyguladık."

Sonnleiter ayrıca Alman hükümeti tarafından küresel ekonomik krize karşı hazırlanan ikinci konjonktürü teşvik paketinde tarımın gözardı edildiğini belirterek siyasilerden daha fazla destek beklediklerini söylüyor.