1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Berlin'de Arap edebiyatı günleri

Almanya’nın başkenti Berlin’de şu günlerde edebiyat rüzgârları esiyor. 9 Eylül’de Berlin’de başlayan ve 20 Eylül’e kadar sürecek Uluslararası Edebiyat Festivali'nde bu yıl Arap edebiyatı konu alınıyor.

default

Berlin'de devam eden Uluslararası Edebiyat Festivali'nin konuklarından Yazar Leyla Sebbar katıldığı okuma gecesinde, “Arapça sır dolu bir şarkı gibi” (L’arabe comme un chante secret) adlı Fransızca kitabından bölümler okurken gözyaşlarına boğuluyor. “Kitabı bizzat seçmiş olmama rağmen, okumaya devam etmek istemiyorum. Lütfen, Almanca olarak okumaya devam edebilir misiniz?” diyor.

68 yaşındaki Cezayirli yazar Leyla Sebbar, kendisini dinlemeye gelen 200'den fazla okur ile göz temasından kaçınıyor. Tercümanı kitabı Almanca olarak okumaya devam ederken, o başını yere eğiyor. Yazara duygusal anlar yaşatan kitapta, kızına hiçbir zaman Arapça öğretmemiş olan Arap bir babanın, kızı ile ilişkisi irdeleniyor. Ancak bu sıradan bir baba-kız ilişkisinin ötesinde bir hikaye, zira yazar kitaptaki kahramanlar üzerinden sömürge dönemindeki Fransa-Cezayir ilişkilerine odaklanıyor.

40 Arap yazar Berlin'de

Berlin'deki Uluslararası Edebiyat Festivali'ne yaklaşık 40 Arap yazar katılıyor. Bu yazarların çoğu eserlerini Arapça kaleme alıyor. Ancak Fransızca, Almanca, İngilizce ve İbranice dillerinde eser veren yazarlar da var. Arap yazarlar kitaplarında genellikle, savaş, dindarlar ile seküler bir yaşam tarzını savunanlar arasındaki çatışmalar, cinsel özgürlük ve kadın-erkek eşitliği gibi konuları işliyor. Ancak konu Arap dünyası olunca, günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olan siyaset de öyküdeki yerini alıyor. Alman okurlar, Arap edebiyatında sıkça rastlanan "günlük hayatın tasviri" üslubundan oldukça etkilenmiş gibi. Oyuncu Kathleen Gallego Zapata, düşüncelerini şöyle anlatıyor: “Şimdiye kadar Arap dünyasından okuduğum metinler, şaşırtıcı biçimde günlük olayların tasvirine ve bu olayların nasıl çözümlendiğine dayanıyor.”

Alman okur memnun

Festivale davet edilen yazarların çoğu kendi ülkelerinde de fazla tanınmıyor. Pek çok kitap festival dolayısıyla Almanca'ya ilk keç çevrildi. Alman okurlar ise Arap edebiyatı ile buluşmaktan memnun olduğunu dile getiriyor.

Filistinli yazar Alla Hlehel gördüğü ilginin kendisini şaşırttığını söylüyor ve bunu “doğruyu söylemek gerekirse, muhteşem bir karşılamaydı. Yoğun ilgi beni şaşırttı. Alman toplumunun; Alman medyasında Araplar ve siyaset hakkında yansıtılandan daha fazlasını bilme arzusunu, son derece sağlıklı buluyorum. Bence burada, klişelerin dışında yeni bir tablo ortaya koyulmaya çalışılıyor" sözleriyle yorumluyor.


"Kadınları hep erkekler anlattı"

Lübnanlı kadın yazar Alawiya Subh da ülkesi hakkında önyargıları yıkan yazarlardan. Romanlarında aşk, cinsellik gibi konulara değinen yazar, Lübnan edebiyatında kadın hikâyelerinin hep erkekler tarafından anlatıla geldiğini vurguluyor ve “Erkekler, kadınların ne söyleyeceğini belirliyor. Erkekler, kadın bedeni hakkında hikâyeler anlatmaya hakları olduğunu düşünüyor, sanki onlara aitmişiz gibi. Oysa erkek yazarlar bizi anlamıyor, dolayısıyla da anlattıkları bizim hikâyemiz değil. Onların yalnızca kadınlar hakkında bir tasavvuru var, fazlası değil. Bense bir kadın olarak, kadınların hassasiyetlerini, bedenlerini ve anılarını anlatmaya çalışıyorum" diyor.


Ibtisam Azem / Çeviri: Başak Özay

Editör: Ayhan Şimşek