1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Berlinale maratonu başladı

Berlin Film Festivali, Berlinale başladı. İngiliz – Fransız ortak yapımı “Man to Man” adlı filmle başlayan festival 20 Şubat’a kadar devam edecek.

Berlinale'ye katılan filmler Altın Ayı ödülü için yarışacak...

Berlinale'ye katılan filmler Altın Ayı ödülü için yarışacak...

Dünyanın en büyük üç film festivalinden biri olan Berlinale, 55. yılında hediyelik eşya işine de el attı. Açılış törenini sunan, Almanya’nın en ünlü kadın komedyeni Anke Engelke, festival vesilesiyle piyasaya sürülen kahve kupalarının reklamını yapmak için elinde bir kupa, sahneden davetlilerin arasına inip pazar çığırtkanlığı yapmaktan çekinmiyordu.

Ancak bu ufak “reklam kampanyası” dışında, Berlinale’nin açılış töreni geçen senelere oranla daha az esprili geçti. Törene birkaç saat kala Avrupa sinemasının önde gelen yapımcılarından Fransız Humnert Balsan’ın intihar ettiği haberi, törenin planlanandan daha ciddi bir havaya bürünmesine neden oldu.

Kırmızı halı geçidi

Tören öncesi, kırmızı halı yine yıldızların geçit törenine sahne oldu. Açılışı yapan “Man to Man” filminin yönetmeni Fransız Régis Wargnier, filmin İngiliz başrol oyuncuları Joseph Fiennes ve Kristin Scott Thomas ile filmdeki Pigmeleri canlandıran ve gerçek hayatta da Orta Afrikalı Pigmeler olan Cécile Bayiha ve Lomama Boseki, tam kadro hazırdı.

Alman sinemasından Christiane Paul, Hannelore Elsner, Heike Makatsch, Moritz Bleibtreu, Nina Hoss, Juliane Köhler gibi oyuncular ve Wim Wenders ile Michael Ballhaus gibi kamera arkasının ünlü isimlerinin yanı sıra, Federal Ekonomi Bakanı Wolfgang Clement, Federal Tarım ve Tüketici Hakları Bakanı Renate Künast, Berlin Belediye Başkanı Klaus Wowereit gibi politikacılar da Berlinale’nin açılışını kacırmadı. Gecenin sürpriz konuğu ise bir gün önce Berlin’de özel bir ödüle layık görülen ünlü ABD’li komedyen Jerry Lewis oldu.

Festival yöneticisi Dieter Kosslick’in deyimiyle, “Futbol, Seks ve Politika” sloganı altında düzenlenen Berlinale’de 52 ülkeden 343 film gösterilecek. 21 film, Altın ve Gümüş Ayı ödülleri için yarışacak. Türkiye’den de Berlin’e iki film geliyor. Yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı ‘Bulutları Beklerken’ adlı film, festivalin ‘Panorama’ bölümünde gösterilecek. Semih Kaplanoğlu’nun yönettiği ‘Meleğin Düşüşü’ adlı film ise festivalin ‘Forum’ bölümünde yer buldu.

Açılış filmi yine hayalkırıklığı yarattı

Uluslararası Berlin Film Festivali’nin açılışını yapan “Man to Man” filmi, son yılların geleneğini bozmadı ve Berlinale’deki her açılış filmi gibi hayalkırıklığı yarattı. 1870’li yıllarda Afrika’da keşif gezisine çıkan ve Pigmeleri keşfeden bir grup Avrupalı antropoloğun hikayesini anlatan “Man to Man”, özellikle naif ve kararsız sinema diliyle eksi puan aldı.

19. yüzyılda insanın maymun soyundan geldigini kanıtlamaya çalışan ve Pigmeleri evrim zincirinde eksik olan “kayıp halka” olarak görerek, Orta Afrika’nın yerlilerine neredeyse hayvan muamelesi yapan bilim adamlarının hikayesi, aslında bilimde ırkçılık ve “beyaz adam”ın Afrikalılar’a bakışı gibi çok önemli konulara değinse de yönetmen hikayesini, sinema salonundaki zeka düzeyi en düşük izleyicinin de anlaması kaygısıyla, zaman zaman gülünçlüğe varan basit bir dilde anlatmış.

Ama Filmde bir süreklilik ve akıcılık da söz konusu değildı. Yönetmen, ne anlatmak istediğine ve nasıl anlatmak istediğine bir türlü karar veremiyor ve arada “televizyonun karşısına oturmuş da, kanaldan kanala geçiyormuşsunuz” gibi bir his ile sinema koltuğunuzda filmin sonunu bekliyorsunuz. Daha önce birçok kaliteli yapımda göz dolduran başrol oyuncuları Joseph Fiennes (“Aşık Shakespeare”, “Elizabeth”) ve Kristin Scott Thomas’ın (“İngiliz Hasta”, “Dört Nikah, Bir Cenaze”) kapasitelerinin altında kalmaları da, can sıkan bir diğer nokta.