1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Berlin Polisi, göçmenlerle iletişim arayışında

Yaklaşık 16 bin polisin görev yaptığı Berlin'de, 2003'te hakkında işlem yapılanların yarısından fazlasını göçmenler oluşturuyor. Emniyet mensuplarının göçmenlerle daha iyi iletişim kurmasının önemi tartışılıyor.

Berlin'de her yıl 300 yeni polis memuru istihdam ediliyor

Berlin'de her yıl 300 yeni polis memuru istihdam ediliyor

Avrupa Metropollerinde asayiş ve güvenliğin sağlanmasında polis teşkilatı önemli bir yere sahip. Bu görevin eksiksiz yerine getirilmesi için ise polis teşkilatına yasal bir takım ayrıcalıklar tanınmış. Ancak demokratik yapıya sahip ülkelerde polisin görev sırasındaki vatandaşa davranış biçimleri de kurallarla belirlenmiş. İşte bu kuralların, Almanya’nın başkenti Berlin metropolünde tam anlamıyla işlediği tartışmalı. Zira, Polisle göçmenler arası güven ortamından söz etmek pek olası değil.

Nitekim geçtiğimiz günlerde Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Erhart Körting’in başkentte yabancıların yoğun yaşadığı Kreuzberg, Neukölln ve Weding benzeri ilçeleri “polis – vatandaş” ilişkisi açısında sorunlu bölgeler ilan etmesi de bu endişeyi perçinliyor. Almanya’nın bütçe açığıyla boğuşan başkenti Berlin 16 bin polis ekibiyle göçmenler ve polis arası güveni oluşturma becerisini ne yazık ki gösteremiyor.

"Eski kuşak polis" sorunu

Berlin Eyaleti İçişleri Bakanlığı müsteşarı Ulrich Freise göçmenler ve polis arasındaki karşılıklı güvensizlik ortamına biraz da eski kuşak polis memurlarını gerekçe olarak gösteriyor. Ancak maddi çıkmaz nedeniyle 2003 yılında meslek eğitimi gören 900 polis memur adayından sadece 300’nü işe alabildiklerini de sözlerine ekliyor. Yani müsteşara göre genç kuşak polis ekibiyle “göçmenler - polis “arası gerginlik kısmen de olsa ortadan kalkacak. Kaldı ki Freise için polis toplumun bir aynası. Almanya genelinde yabancı düşmanlığı varsa elbette polis teşkilatında da olması kaçınılmaz. Neden halen çok az sayıda istisnalar dışında polis teşkilatına göçmen kökenli polis memuru alınmamasını ise Freise şöyle değerlendiriyor:

"Halen çok az sayıda göçmen kökenli polis memurumuz var. Ancak bu durumun değişmesi için çaba sarf ediyoruz.”

Berlin Eyalet Meclisi Milletvekili Ülker Radziwill için ise sarf edilecek çabanın biçimi oldukça belirgin: “ Polisin stratejleri içinde olan okula daha çok açılmak ve öğrencileri polisin çalışmaları hakkında bilgilendirmek. Ayrıca Polis değişik derneklerle gidip görüşebilir. Mahallelerdeki yabancı örgütlere başvurabilir. Gençlerle uğraşan örgütlere de gidebilir.”

Göçmenlerde suç oranı yüksek

Evet, Sosyal Demokrat politikacı Radziwill’in polisten beklentisi ilk bakışta basit gibi gözüküyor. Ancak 40 yıllık göç sürecini geride bırakmış Almanya’da bu ve benzeri yolların yeni konuşuluyor olması da şaşırtmıyor değil. 2003 yılı suç işleme istatistiği Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Erhard Körting tarafından basına açıklandı. Berlin genelinde olumlu bir gelişmeden söz eden Körting aynı gelişimi göçmenler için söyleyemeyeceğini ifade etti. Polisin suç duyurusunda bulunduklarının yüzde 51.3’ü yabancı kökenli. 2002 yılında ise bu oran 44,4 olarak saptanmıştı.

Polise ırkçı yaklaşım iddiası

Rakamlar göçmen kökenliler arasındaki suçlu gözükenlerin sayısının artış kaydettiğini gösteriyor. Bu saptamada Berlin Eyalet Meclisi eski Milletvekili İsmail Koşan’a göre polisin ırkçı yaklaşımının rolü oldukça büyük. "Alman polisi demokratikleşmek zorunda. Polis böylece Avrupalılaşacaktır. İnsana insanca davranmasını öğrenmesi lazım ve Avrupa kültürüne kendilerini yavaş yavaş kendilerini adapte etmeleri lazım. Yani bir Avrupa polisi durumuna gelmesi lazım.

Kılık kıyafete bakarak haraket ediliyor

Öte yandan polisle göçmenler arası köprü kurmak için çaba sarf eden gönüllü Sivil Toplum kuruluşları da mevcut. Berlin Türk Sosyal Demokratlar Derneği Başkan Vekili İlker Özışık Alman polislerin Türkleri yeterince tanımadıkları inancında. Öızışık şunları söylüyor: "Bizler eksikleri olduğunu biliyoruz. Kapımızı onlara açıyoruz ama bugüne kadar onlar gelmedi. Gerçekten kılık kıyafete bakılarak, görünüme kanarak hareket ediliyor. Biz bölgemizin polisleriyle işbirliği yapacağız. İçişleri Bakanı ile görüştük. Polise seminerler yapıp Türkleri tanıtacağız."

Her ne kadar göçmenlerin polisle olan sorunlarının arkasında zayıf olan sosyal yapıları, kısaca işsiz olmaları, Alman diline hakim olmamaları, dahası Alman toplumuna yeterince uyum sağlamamaları gerekçe olarak gösterilse de, polis teşkilatında “göçmen ülkesi” kavramının henüz anlaşılmadığı muhakkak. Bu nedenle tam anlamıyla aralanmadığını düşündüğümüz “polis göçmen ilişki perdesinin” açılıp gün ışığı görmesi asıl temennimiz.